T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/10010
Karar No : 2023/11315
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı): …. Bakanlığı / …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ByLock kullandığının somut ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmasının gerektiği, Mahkemece ceza yargılamasının sonucu beklenilmeden ve eksik inceleme neticesinde karar verildiği, FETÖ/PDY’nin terör örgütü olduğunun bilinip bilinmediğinin ortaya konulması gerektiği, olayların gerçekleştiği tarihte söz konusu yapının terör örgütü olduğuna dair kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmadığı, ancak 26/09/2017 tarihinden sonraki eylemlerin terör örgütü ile irtibat ve iltisak olarak değerlendirilebileceği, hakkındaki ceza yargılamasının kesinleşmediği, ByLock kullanmadığı, ceza yargılamasındaki bilirkişi raporunun sonucuna göre GPRS ve CGNAT iletişimi esnasında sinyal verilen Baz istasyonu kayıtları ile GSM iletişimi esnasında sinyal verilen Baz istasyonu kayıtlarında uyumsuzluklar bulunduğunun değerlendirildiği, ByLock’a ilişkin verilerin her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi gerektiği, ByLock’a ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı olmaksızın karar verildiği, dijital materyallerin üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması talebinin reddedilmesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ancak USER-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı oldukları, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kullanılamayacağı, MİT tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı, CGNAT kayıtlarının özet veri niteliğinde olduğu, CGNAT ve HTS kayıtlarının tek başına mahkûmiyete yeterli kesin delil niteliğinde olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, hakkındaki tanık beyanlarının soyut ve asılsız olduğu, ankesörlü aramaların hükme esas alınabilmesi için teyit edilmesi gerektiği, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, OHAL döneminde alınan tedbirlerin durumun gerektirdiği türden olmadığı, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu, OHAL İnceleme Komisyonu üyelerinin yürütme organınca tesis edilen işlemi denetlemek üzere yine yürütme organı tarafından atandıkları, dolayısıyla bağımsızlık güvencesinden yoksun olduğu, OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun etkili bir başvuru niteliği taşımadığı, suçta ve cezada kanunilik, ifade özgürlüğü, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama eşitliği ilkeleri, adil yargılanma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, haberleşme hürriyeti, savunma hakkı, kamu hizmetine girme hakkı, örgütlenme özgürlüğü gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"...örgüt tarafından gizliliğin sağlanması amacıyla kendilerine tahsis edilen evlerde kaldığı, örgüt tarafından organize edilen örgütsel toplantılara ve diğer faaliyetlere katıldığı, söz konusu örgütsel toplantılardan önce irtibatın sağlanması amacı ile örgütün şifreli haberleşme biçimi olan ankesör araması ile arandığı, zira aynı sohbet grubunda yer aldığı tanık beyanı ile sabit olan ve meslek birlikteliği de bulunan O.A. ile ardışık aramasının tespit edildiği, sanığın örgütsel toplantılarda sohbet sorumlusu olarak görev aldığı ve örgüte sözde himmet adı altında düzenli olarak para yardımı topladığı, bu hususların toplanan deliller, dosyaya intikal eden raporlar ve tanık beyanları ile de örtüştüğü..." tespitleri dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.