T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1027
Karar No:2023/2238
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Enerji A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca 11/08/2020 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Kahramanmaraş Karakuz Barajı Sulaması İnşaatı” ihalesine ilişkin olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusunun kabul edilerek davacı ... Enerji A.Ş.'nin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde düzeltici işlem belirlenmesine dair 28/09/2022 tarih ve 2022/UY.II-1182 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ihalede davacı şirket tarafından %51 ortağı olan ...’a ilişkin iş denetleme/yönetme belgesinin kullanıldığı, belge düzenleme tarihi 10/08/2020 olan Standart Form-KİK031.1/Y Ortaklık Tespit Belgesi’nde ortağın temsil ve yönetime ilişkin bilgilerinin 03/05/2019 tarih ve 9821 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer aldığının belirtildiği, Kurulca, Ortaklık Tespit Belgesi’nde belirtilen Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre davacı şirketin %51 hissesine sahip ortağı olan ...’ın 01/04/2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi ve şirketi temsile yetkili olarak seçilen ortak olduğu görülmekle birlikte, söz konusu ticaret sicili gazetesi tarihinden sonra ve ön yeterlik tarihinden önceki bir tarihte yayımlanan 24/06/2019 tarih ve 9854 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre ...’ın 17/05/2020 tarihine kadar temsile yetkili olarak seçildiği, dolayısıyla kendisine daha önce 01/04/2022 tarihine kadar verilen temsil yetkisinin sona erme tarihinin 17/05/2020 tarihi olarak değişikliğe uğramış olduğu, 18/05/2020 tarih ve 10080 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde ise şirketi temsil yetkisinin 08/08/2023 tarihine kadar ...’e ait olduğunun belirtildiği ve ...’ın temsil yetkisi bulunduğuna ilişkin bir bilginin bulunmadığı, iş deneyim belgesi kullanılan ortak ...’ın temsil yetkisinin 24/06/2019 tarih ve 9854 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi bilgilerine göre 17/05/2020 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, anılan şahsın Ortaklık Tespit Belgesi’nin düzenleme tarihi olan 10/08/2020 tarihinden önceki bir yıl boyunca kesintisiz olarak şirketi temsile yetkisinin olmadığı gerekçesiyle davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verildiği,
Davacı şirketi yönetim ve temsile yetkili murahhas üyelerin ticaret sicili gazetelerinde açıkça ilan edildiği, dolayısıyla yönetim kurulu tarafından temsil yetkisinin murahhas üyeye devredildiğinin açık olduğu, mevzuata göre her yönetim kurulu üyesinin tek başına temsil yetkisini haiz olmadığı, ayrıca ...'ın temsil yetkisi ilk başta 01/04/2022 tarihine kadar tescil ve ilan edilmiş ise de, sonraki tarihli olan ticaret sicili gazetesinde temsil yetkisinin 17/05/2020 tarihine kadar tescil ve ilan edildiği, 18/05/2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde de ...'in 08/05/2023 tarihine kadar münferiden temsile yetkili olarak seçildiği, bu ilanda ...'ın ismine yer verilmediği, dolayısıyla sonraki tarihli tescil ve ilandaki temsil yetkilerinin önceki tarihli ilan ve tescildeki temsil yetkilerini kaldıracağının tabii olduğu, aksi durumun ticarî ve hukukî uyuşmazlıklarda sorunlar teşkil edebileceği, yönetim kurulu üyelerinin tek başlarına temsil ve yönetime yetkili oldukları iddiasının dayanağının olmadığı, her yönetim kurulu üyesinin temsil ve yönetime yetkili olduğunun kabulü hâlinde temsile yetkili murahhas üye atamanın hukukî ve mantıklı bir tarafının olmadığı, ...'ın Ortaklık Tespit Belgesi’nin düzenlenme tarihi olan 10/08/2020 tarihinden önceki bir yıl boyunca kesintisiz olarak davacı şirketi temsile yetkisinin olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, anonim şirket yönetim kurulunun temsile yetkili kişileri ve bunların temsil yetkilerini gösteren kararının ticaret siciline tescili işleminin kurucu değil, açıklayıcı (bildirici) nitelikte olduğu, ...'ın kanunen şirketi temsil ve yönetim yetkisi bulunan yönetim kurulu üyesi olduğunun ticaret siciline tescil edildiği ve ayrıca ticaret sicili gazetesinde de ilan edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca anonim şirket yönetim kurulu tarafından yetki devri yapılması (temsilci tayin edilmesi) hâlinde dahi yönetim kurulu üyelerinin aksi sözleşmede öngörülmemiş ise çift imza ile şirketi her konuda temsil yetkisi bulunduğu, ...'ın B grubu temsil yetkisinin sona ermesinin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla kanundan doğan müşterek temsil yetkisini hiçbir şekilde ortadan kaldırmadığı, 03/05/2019 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilanda 01/04/2022'ye kadar yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, ortaklık tespit belgesinin düzenlendiği 10/08/2020 tarihinden geriye doğru en az 1 yıldır kesintisiz olarak yönetim kurulu üyesi sıfatıyla her konuda şirketi temsil ve yönetim yetkisine sahip olduğu, Mahkemece uzman görüşünün konuyla ilgili hiçbir inceleme ve araştırma yöntemine başvurulmaksızın geçersiz sayılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ve gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği, yönetim kurulunun birden fazla kişiden oluştuğu hâllerde bazı yönetim kurulu üyelerine tek başlarına imza yetkisi verilmiş olmasının diğer üyelerin sahip oldukları yönetim ve temsil yetkisine halel getirmeyeceği, yönetim kurulu üyeliği devam eden ...'ın 17/05/2020'den itibaren temsil ve yönetim yetkisinin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla devam ettiğinin kabulünün şirket iç yönergesinin 8. maddesindeki düzenlemenin de bir gereği olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından başka bir ihalede aynı sebeple değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine dair Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine yönelik kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 26/10/2022 tarih ve E:2022/1716, K:2022/3875 sayılı kararıyla onandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 08/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.