T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1075
Karar No : 2023/1845
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda bilişim uzman yardımcısı olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan bilişim uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının işe başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 28/06/2022 tarih ve E:2020/5243, K:2022/4249 sayılı bozma kararına uyularak; davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının Kurumda 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada, davalı kurumda 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan davacının mali, sosyal hak ve yardımlarına sınırlama getiren 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "uzman" ibaresi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğinden ve 15/01/2012 tarihinden önce ve sonra göreve başlayan uzman yardımcıları arasındaki mali, sosyal hak ve yardımlarına ilişkin farklılığa yol açan sınırlamanın yasal dayanağı kalmadığından, davacının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan personel ile aynı mali ve sosyal haklardan yararlanması gerektiği açık olup, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan: "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü gereğince, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemeye hak kazanılan tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemeye hak kazanılan tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarenin kanuniliği ilkesi gereğince yürürlükte bulunan mevzuatı uygulama yükümlülüğü olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin yasal dayanağının yürürlükten kaldırıldığı için uzman yardımcılarının aralarındaki farklılığına yol açan sınırlamanın yasal dayanağı kalmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki; " davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemeye hak kazanılan tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ilişkin kısım incelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Bilindiği üzere faiz; bir işlem nedeniyle hakları ihlal edilen ilgililerin, bu işlem nedeniyle uğradıkları parasal kayıplarının veya yoksun kaldıklarını öne sürdükleri mali haklarının gecikerek ödenmesi ya da hiç ödenmemesi durumunda, bu gecikmeden doğacak zararı karşılayan bir meblağ olup, bu niteliği itibariyle yasal faiz, asıl alacağa bağlı fer’i bir alacak niteliğindedir.
Bir idari işlem veya eylemden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak;
a) İdareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin;
b) İdareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihin;
c) Önce, yalnızca idari işlemin iptaline yönelik iptal davası açılması ve işlemin iptaline karar verilmesini takiben yasal süresi içerisinde iptale dayalı olarak tam yargı davası açılması durumunda, ilk davanın (iptal) açıldığı tarihteki başvuru tarihinin; başvuru yok ise, anılan (iptal) davasının açıldığı tarihin esas alınması gerektiği, istikrar kazanmış Danıştay İçtihatlarıyla kabul edilmektedir.
Bu bağlamda, davacıya ödenen parasal haklarına davacının idareye başvurduğu 04/01/2013 tarihinden davalı idarece ödemelenin yapıldığı tarihe kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemeye hak kazanılan tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararının yasal faize ilişkin bölümün, "davacının parasal haklarının, başvuru tarihinden (04/01/2013) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemeye hak kazanılan tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, davacının yoksun kaldığı parasal haklarına işletilecek yasal faize ilişkin kısmının, ''...dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının başvuru tarihi olan 04/01/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine...'' şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.