T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1097
Karar No : 2023/1030
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, görevine son verilmesine ilişkin Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... E:... tarih ve K:... sayılı kararda; davacının görevine Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yemek hizmetinin dışarıdan alınacak olması gerekçe gösterilerek son verildiği, davacının kadrosunun ise görevine son verildikten sonra Ankara Ticaret Odası Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kaldırıldığı, davacının göreve son verilme nedeninin ise Yönetmelik'te sınırlı olarak sayılan haller arasında bulunmadığının görüldüğü, bu durumda; davalı idarenin yemek hizmetini dışarıdan hizmet alımı yoluyla temin etmesi, göreve son verilmesi nedenleri arasında sayılmadığından, davacının anılan nedenle görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde sebep unsuru yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradıkları zararın Anayasanın 125.maddesi gereği tazmini gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle davacının uğradığı özlük haklarının hesaplanarak dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince dosya esası hakkında karar verilmiş ise de, davacının kadro karşılığı sözleşmeli personel olarak görev yaptığı 5174 sayılı “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 73.maddesinde Oda, borsa, Birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenler bu Kanunda yer alan hükümler dışında 4857 sayılı İş Kanununa tâbi olduğunun belirtildiği, dava konusu işlemin davacının iş sözleşmesinin sonlandırılması niteliğinde olduğu, 5174 sayılı Kanun kapsamı dışında yer alan hükümlerin uygulanması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununa tâbi olduğu anlaşıldığından, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca davanın görüm ve çözümünde İş Mahkemesi (Adli Yargı)'nın görevli olduğu sonucuna varıldığı, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 26.3.2018 tarih ve E: 2017/789, K:2018/135 sayılı kararı ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın görev yönünden reddine, kesin olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2577 sayılı Kanunun 46/1-c maddesinde, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarının temyize tabi olduğunun kurala bağlandığı, davacının Ankara Ticaret Odası bünyesinde göreve başlangıç tarihinin 2003 yılı olduğu, davalı idare tarafından kendisinden işsizlik sigortası primi kesilmediği, yıllık izinlerinin memur statüsüne göre hesaplandığı, işçilere ait özel haklardan faydalandırılmadığı, göreve son verme işleminden hemen önce tanzim edilen ücret bordrosunda, SGK statüsünün 4/c emekli sandığı, memuriyet derecesi 10/1, 657 ek ödeme, gösterge, ek gösterge, aile yardımı, çocuk yardımı ve özel hizmet tazminatı ödemelerinin yer aldığı, 5174 sayılı Kanunun 01.06.2004 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 73. maddesinde 4857 sayılı İş Kanunu'na atıf bulunmakta ise de aynı Kanunun geçici 12. maddesinde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte oda, borsa, birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekte olanların, mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devam olunacağının belirtildiği, davacının da 2003 tarihinde statü hukukuna göre kadro karşılığı istihdam edildiği dikkate alındığında davacının memur statüsünde bulunduğu görüldüğünden görev ret kararının temyize tabi kararlardan olduğu, verilen kesin karar ile davacıya temyiz başvuru yolunun kapatılmasının adil yargılanma hakkına ve mahkemeye erişim hakkına aykırı olduğu, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren kanun yoluna süresi içinde başvurulabilmesi gerektiği, temyiz isteminde bulunan davacı tarafça da bu ihlalin yeni öğrenildiği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davacının 10.01.2023 tarihli temyiz dilekçesiyle talep ettiği adli yardım istemi kabul edilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 'Temyiz dilekçesi' başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargı kararlarının tabi kılınacakları bir kanun yolu incelemesi neticesinde ortadan kaldırılma ihtimalinin hukuk düzeni içinde sürekli olarak gündemde tutulması hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleriyle bağdaşmaz. Yargılamaların sürüncemede kalmasını engellemek, uyuşmazlıkların mümkün olan en kısa süre içinde nihai çözüme kavuşturulmasını, hukuk aleminde etki ve sonuçlarını doğurması beklenen kesin hükmün bir an önce teminini sağlamak düşüncesiyle yargı kararlarına karşı üst mahkemeler nezdinde yapılması öngörülen kanun yolu başvuruları kanunlarla belli sürelere bağlanmıştır. Bu itibarla kanun yoluna başvurma hakkının belli bir süre koşuluna bağlanması, yukarıda belirtilen sakıncaları bertaraf ederek hukuki güvenlik ve istikrarın sağlanması gibi önemli ve meşru bir amaca hizmet etmektedir. (Anayasa Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli 2014/7805 Başvuru Numaralı "Ertuğrul Dalbaş" kararı)
2577 sayılı Kanunda, Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddesinde belirtilen davalar hakkında verdiği kararların 30 gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. İstinaf mercii, uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde tahdidi olarak belirtilen davalar arasında bulunmadığı yönündeki değerlendirmesiyle aynı Kanunun 45/6. maddesi gereği istinaf başvurusu hakkında kesin olarak bir karar vermesi halinde taraflarca kararın temyize açık olduğu düşünülüyorsa yine kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurulması gerekmektedir. Bunun dışında Bölge İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlara karşı taraflara süresiz olarak temyiz kanun yoluna başvurma hakkı tanıyan herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
Buna göre, temyize konu edilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı davanın görev yönünden reddine ilişkin kesin kararının davacı vekiline 25.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise 10.01.2023 tarihinde verildiği görüldüğünden temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339/1. maddesi uyarınca davacıdan tahsili için ilgili merciine müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından artan tutarın iadesine,
Kesin olarak, 07/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.