T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1112
Karar No : 2023/2694
GÖNDERME KARARI
(EK KARAR ALINMAK ÜZERE)
Davacı Sınırlı Sorumlu … Koop. vekili Av. … tarafından, belediye sınırları içerisinde 10 yıllık faaliyet süresi sona eren 199 adet özel halk otobüsünün 01/09/2021 tarihinden itibaren bir yıl süre ile çalışmalarına devam etmeleri yönünde alınan … tarih ve … sayılı meclis kararının iptali istemiyle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Ego Genel Müdürlüğü'ne karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusu sonrasında davacının davadan feragat ettiğini belirtir dilekçe üzerine dosya incelendi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin (d) bendi uyarınca belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davalarına karşı temyiz yolunun açık olduğu, bu kapsamda Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın kesin olmadığı ve temyiz incelemesine tabi olduğu görülmekle Dairemizce işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nda feragat konusu özel olarak düzenlenmemiş olup, 2577 sayılı Kanunu'nun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde, feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309. maddesinde, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı hükme bağlanmış; 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310. maddesine eklenen 3. fıkrayla; ‘‘Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.'' kuralı getirilmiştir.
Davacı tarafından, 19/04/2023 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile davadan feragat edildiği belirtilmiştir.
Bu durumda, anılan Kanun hükümleri uyarınca, feragat nedeniyle, temyize konu kararı veren Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılan davadan feragat beyanı gereğince ek karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 17/05/2023 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Temyize konu "istinaf başvurusu ret" kararının davacı tarafından 16/11/2022 tarihinde temyiz edilmesinden sonra davacı vekilince 19/04/2023 tarihinde verilen dilekçeyle davadan ve davadaki tüm taleplerden feragat edildiği bildirilmiştir. Dairemizce çoğunlukla verilen karar ile de davadan feragat beyanı gereğince ek karar alınmak üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine hükmedilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde, feragat, davacıların talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 310. maddesinde, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğuracağı; 312. maddesinde ise, feragat beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği kurala bağlanmış, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile Kanun'un 310. maddesine eklenen 3. fıkrada, "Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.” kuralı yer almıştır.
Öte yandan, Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasında; "davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" denilmekte olup, anılan kuralın tüm yargı mercilerini ve mensuplarını muhatap aldığında kuşku bulunmamaktadır.
İdari yargıda açılan davalarda, davacının talep sonucundan, yargı yerince karara varılma aşamasına kadar vazgeçebileceği tabiidir. Mahkemece karar verilmekle yargılama sona erip istem sonuçlandırıldığından, davadan feragat istemi hakkında karar veren yargı mercii tarafından işlem yapılabilmesi mümkün olmadığı gibi, feragatin verilmiş olan bir yargısal kararı kendiliğinden ortadan kaldırıcı bir niteliğe sahip olması da düşünülemez.
Bununla birlikte, mahkemece karar verilmesinden sonra temyiz aşamasında yapılan "davadan feragat" istemlerinin mahkemece verilen kararların niteliğine göre farklı hukuksal sonuçlar doğurduğunu ve bu farklılığa bağlı olarak temyiz aşamasında yapılan "davadan feragat" istemi hakkında 6100 sayılı Kanun'un 310. maddesine eklenen 3. fıkra hükmü uygulanabileceği gibi, bu istemin "temyizden feragat" olarak kabul edilmesi suretiyle "temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" kararına hukuki dayanak teşkil edeceğini kabul etmek gerekmektedir.
Mahkemece verilen kararın iptal veya kabul kararı olması halinde; 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu bir hukuki süreç işlemeye başlamaktadır ki; bu yeni hukuksal sürecin sona erdirilmesi de ancak bir yargı kararıyla mümkündür. Bu nedenle, temyiz aşamasında yapılan davadan feragat istemi; iptal veya kabul kararını kendiliğinden ortadan kaldırmayacağından, feragat istemi hakkında mahkemenin bir karar vermesinin sağlanması yoluna gidilmelidir.
Zira, mahkemece karar verilinceye kadar davacının davadan feragati kendi dava açma iradesini ortadan kaldırmaya yönelik bir hak ise de; mahkemenin iptal veya kabul kararından sonra davacı iradesi yanında bir de mahkeme iradesi ortaya çıkmış olmaktadır.
Bakılan davada olduğu gibi mahkemece verilen kararın ret kararı olması durumunda ise; dava konusu edilen işlemin hukuk alemindeki varlığını ve etkisini sürdürüyor olması ve bu nedenle 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamında idarenin yargı kararı gereklerini yerine getirme yükümlüğü doğmadığından uygulanması gereken bir yargı kararından bahsedilemeyecektir. Bu durumda da, temyiz aşamasında yapılan "davadan feragat" isteminin usul ekonomisi ilkesine uygun şekilde "temyizden feragat" olarak kabul edilmesi ve bu kabule göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, temyiz aşamasında davacı tarafından yapılan davadan feragat isteminin, temyiz isteminden feragat olarak değerlendirilmesi gerekeceği ve davacının feragati nedeniyle temyiz isteminin incelenme olanağı bulunmadığı düşüncesiyle feragat nedeniyle temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiği oyu ile dosyanın ek karar alınmak üzere Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmesi yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.