T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/11259
Karar No : 2023/9304
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Soruşturma yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil bir disiplin süreci yürütülmeksizin karar verildiği, adil yargılanma, gerekçeli karar ve mahkemeye erişim haklarının, hukuki belirlilik ile suç ve cezaların kanuniliği ve geçmişe yürümezliği ilkeleri ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, ByLock kullanıcısı olmadığı, ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin iddianın somut verilerle ispatlanmadığı, ByLock'un münhasıran FETÖ/PDY'nin bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu iddiasının temelsiz olduğu, bu uygulamanın herkese açık telefon uygulama marketlerinden indirilebildiği, MİT tarafından istihbari çalışmalar çerçevesinde ele geçirilen ByLock'a ilişkin verilerin yasa dışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, rutin bankacılık faaliyeti kapsamında ...hesabına para yatırmış olmasının aleyhine delil olamayacağı, Anayasa ile teminat altına alınmış sendikal faaliyetlere katılma hakkı kapsamında sendikaya üye olmasının suç unsuru olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, 657 sayılı Kanun'da öngörülen usul ve esaslara uyulmaksızın meslekten çıkarıldığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı, kişiselleştirme yapılmadığı, kanun hükmünde kararnameler ile yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda düzenleme yapılabileceği ve bu düzenlemelerin yalnızca o dönem için geçerli olabileceği, aksi düzenlemenin ölçülülük ilkesine, gerekçesiz bir şekilde olağanüstü hal ilan edilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "...Mersin İl Emniyet Müdürlüğünün 11.01.2017 tarihinde KOM Şube Müdürlüğü BYLOCK Kullanıcıları veri modülünde yapmış olduğu sorgulama neticesinde şüpheli …'ın adına kayıtlı ve kullanmış olduğu … numaralı GSM hattı … imei numaralı cep telefonu ile 03/09/2014 tarihinde, … sayılı adresten BYLOCK kullandığının tespit edildiği, bu numaraya ait Bylock içeriklerinin incelenmesinde … ID numarası ile sisteme kayıtlı olduğu, kullanıcı adının "…" olduğu, ad olarak da "…" niceni kullandığı, roster kayıtları incelendiğinde … isimli … user ID kullanıcı kişinin bylock sisteminde sanığı (davacıyı) … diye kaydettiği yine ..., ... isimli kullanıcıların ise … şeklinde kaydettikleri, roster kayıtlarında … kayıtlarında söz konusu kimlik bilgisinin karşısında (…, …) şeklinde kullanıcı adı kayıtlarının olduğu sanığın (davacının) aşağıda gösterilen tanıklar ..., ..., ... ve ...'nin anlatımlarıyla ve özellikle her ne kadar Mahkememizce dinlenilmemiş ise de; soruşturma aşamasında müdafii huzurunda beyanda bulunan tanık … beyanında kendisinin … user ID li bylock kullanıcısı olduğu ve listesinde ekli … ID nolu kullanıcının kullanıcı yönünden ….'yi tanımadığını ve bu listede ekli kişinin ekli olarak görünen … kod … olduğu şeklindeki anlatımları ile sabit hale geldiği üzere kod ismi olan "…" ismi ile kullanıcı adı oluşturduğu; yine bylockun bağlı olduğu … nolu telefonu hattının HCGNT kayıtlarında baz verileri incelendiğinde tüm verilerin Mersin iline ait olduğu anlaşılmış.." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı tespit edilen davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.