T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1132
Karar No : 2023/1522
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …'e vesayeten …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2019/542, K:2022/10325 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2019/542, K:2022/10325 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddialarının yerinde görülmediği, davacının Daire Başkanı ve Kıdemli Üyesinin reddine ilişkin reddi hakim talebinin geri çevrilmesine karar verildiği,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk derece) … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verildiği ve mahkumiyet kararının 14/01/2020 tarihinde kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenmiş "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden; "…" ID numarasıyla kullanıcı şifresi almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde Yargıtay üyesi olarak atanmasının diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Davacının örgütün yargı yapılanması içerisinde yer alan mensuplarının örgütsel faaliyeti kapsamında, Yargıtay ana binası önünde yapılan basın açıklamasına katılmış olmasının, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Anayasa ve 2802 sayılı Kanun'da belirlenen usul ve güvenceler dikkate alınmadan, hakkında soruşturma açılıp savunması dahi alınmadan ve şahsı ile ilgili hiçbir kişiselleştirme yapılmadan, iltisak ve irtibat gibi soyut bir takım gerekçelerle tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, hakkında soruşturma yapma ve meslekten çıkartma yetkisinin, Yargıtay 1. Başkanlık Kuruluna ait olduğundan, dava konusu işlemin yetki nedeniyle hukuka aykırı olduğu, somut bir bilgi ve görgü içermeyen, dedikodu ve duyumdan ibaret itirafçı konumundaki kişilere ait aleyhe tanık beyanların hükme esas alınamayacağı, suçta ve cezada kanunilik ilkesi, silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi, ölçülülük ilkesi ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, temyize konu kararın bozulması ve 667 sayılı KHK'nın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde, Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı tarafından; Danıştay Beşinci Dairesi Başkan ve Üyeleri hakkında reddi hakim talebinde bulunmasına rağmen, bu talebi hakkında karar verilmediği ileri sürülmüş ise de; temyize konu kararda (sh.5) davacının reddi hakim talebinin geri çevrilmesine karar verildiği görülmüştür.
Diğer yandan; davacı tarafından, ek temyiz nedenlerinin sunulabilmesi için temyize konu Daire kararının kendisine tebliğ edilmesi talep edilmiş ise de; hakkında açılan ceza davasında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine kısıtlanarak kendisine vasi tayin edildiğinden dava ehliyetini vasisi veya vasisi tarafından tayin edilecek vekil marifeti ile kullanmasının mümkün olduğu, bu kapsamda temyize konu kararın usulüne uygun olarak vasiye tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin de, vasi ile davacı tarafından birlikte imzalanmak suretiyle temyiz hakkının kullanıldığı anlaşıldığından, bahse konu talebin kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/12/2022 tarih ve E:2019/542, K:2022/10325 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 22/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.