T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1152
Karar No : 2023/1108
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği - …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/7200, K:2022/9328 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda değişiklik yapılması talebiyle 25/07/2022 tarihinde Çanakkale İl Özel İdaresine yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/7200, K:2022/9328 sayılı kararıyla;
2577 sayılı Kanun'un 7. ve 11. maddelerine, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1.fıkrasının (a) ve (c) bentlerine yer verildikten sonra,
Dava konusu çevre düzeni planının sadece bir il sınırlarını kapsamayıp, birden fazla il sınırlarını kapsayacak şekilde onaylandığı ve belli bir havzayı düzenleyerek havza planı niteliğinde olduğu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili maddesinde de, bölge ve havza planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak, bu planların uygulanmasını sağlamak ve denetlemek görevinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait olduğu, dolayısıyla anılan Bakanlıkça onaylanan çevre düzeni planında yapılacak değişikliğin, yine aynı idare tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiğinden, yetkili idare olmayan Çanakkale İl Özel İdaresine yapılan plan değişikliği talebinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği,
İmar planına, askı süresini takip eden 60 gün içinde dava açılması gerekirken, yetkili olmayan idareye yapılan plan değişikliği talebinin zımnen reddi üzerine, anılan işlemin ve dayanağı planın iptali istemiyle İdare Mahkemesi kayıtlarına 29/08/2022 (kararda sehven 27/07/2022 yazılmıştır) tarihinde giren dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, imar planına ilişkin daha önce herhangi bir bildirim yapılmadığı, planın askıya çıkarıldığı köyde davacının ikamet etmediği, tesadüfen taşınmazın imar durumundan haberdar olunduğu, öte yandan taşınmazın daha önce turizm alanı belirlenmişken yapılan değişiklik ile tarım alanı olarak belirlenmesinde isabet bulunmadığı, diğer yandan, komşu taşınmazların yapılaşmaya açıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ :
2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, işlem tesisi talebiyle her zaman başvurulabileceği açık olup, imar planı değişikliği talebiyle 25/07/2022 tarihinde yapılan ve başvuru yapılan idarece, yetkili idareye gönderilmesi mümkün olan başvurunun zımnen reddi üzerine 29/08/2022 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, temyize konu kararın bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlığa konu taşınmazı kapsayan alanda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 20/08/2014 tarihinde onaylanan Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 08/09/2014-08/10/2014 tarihleri arasında, 16/02/2015 tarihinde yeniden onaylanan plan 26/02/2015-30/03/2015 tarihleri arasında, nihai olarak 05/06/2015 tarihinde onaylanan plan da 18/06/2015-20/07/2015 tarihleri arasında askıya çıkarılmış ve davacıya ait taşınmaz, "tarım alanı" kullanımına ayrılmıştır.
Askı tarihleri arasında itirazı bulunmayan davacı tarafından, çevre düzeni planında değişiklik yapılarak taşınmazın "turizm tesis alanı" kullanıma ayrılması talebiyle, 25/07/2022 tarihinde Çanakkale İl Özel İdaresine yapılan başvuru zımnen reddedilmiştir.
Bunun üzerine, 29/08/2022 (Daire kararında sehven 27/07/2022 olarak belirtilmiştir) tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş, aynı Kanun'un dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin altıncı fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinde ise süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ise; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmünü içermektedir.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinde de; "(1) Çevre düzeni planı ve imar planları onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edilir.
(2) İmar planlarının nerede ve nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile yerel veya ulusal basında veya ilgili muhtarlıklarda duyurulur.
(3) Planların askıya çıkarıldığına ve askıdan indirildiğine dair tutanaklar ilgili birim amiri dahil iki imzalı olarak düzenlenir.
(4) Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.
(5) İtirazlar; askı süresinin dolduğu tarihten itibaren en geç otuz gün içinde ilgili idare karar merciine gönderilir ve en geç otuz gün içinde karara bağlanarak planlar kesinleşir.
(6) İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır.
(7) Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." düzenlemeleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planları; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen “ilanı gereken düzenleyici işlemlerden” olup, aynı madde gereğince dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesi ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 33. maddesi gereği, imar planları otuz gün süreyle askıda ilan edilerek duyurulmakta ve bu süre içerisinde imar planlarına yapılan itiraz başvuruları hakkında bir karar verilmek üzere, askı süresinin bitiminden sonra ilgili karar merciine gönderilmektedir.
Bu nedenle, imar planlarına karşı askı süresi içerisinde yapılan itirazların, askı süresi dolduktan sonra, bu itirazlara yönelik idari işlem tesis edilmesi için yetkili mercie gönderildiği hususu ile 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi birlikte ele alındığında, dava açma süresinin başlangıcında, askıda yapılan itiraz tarihi yerine, itirazlar hakkında değerlendirme yapılacak sürecin başladığı askıdan inmeyi takip eden tarihin esas alınması gerekmektedir.
Sonuç olarak, 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içerisinde 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde bu başvuruya cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, zımni reddin oluştuğu bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içerisinde veya ilan-askı süresinin son gününü izleyen 30 gün içerisinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde, bu cevabın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, imar planının ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, bu süreler geçirildikten sonra yapılacak başvuruların ise, dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 20/08/2014 tarihinde onaylanan Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 08/09/2014-08/10/2014 tarihleri arasında, 16/02/2015 tarihinde yeniden onaylanan plan 26/02/2015-30/03/2015 tarihleri arasında, nihai olarak 05/06/2015 tarihinde onaylanan plan da 18/06/2015-20/07/2015 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından askı süreleri içerisinde, imar planına itiraz edilmemiştir.
Daha sonra, 23/05/2022 tarihinde taşınmaza ilişkin imar durum belgesinin talep edildiği, 30/05/2022 tarihinde verilen cevap ile, taşınmazı kapsayan alanda onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmadığı, ancak 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "tarım alanı" kullanımında kaldığının bildirilmesi üzerine, imar planında değişiklik yapılması talebiyle Çanakkale İl Özel İdaresine 25/07/2022 tarihinde başvuru yapıldığı görülmüştür.
Daire kararında; bölge ve havza planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak, bu planların uygulanmasını sağlamak ve denetlemek görevinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na ait olduğu, anılan Bakanlıkça onaylanan çevre düzeni planında yapılacak değişikliğin de yine aynı idare tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiğinden, davacı tarafından Çanakkale İl Özel İdaresine yapılan plan değişikliği talebinin, yetkili idareye yapılmadığından 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında görülemeyeceği, öte yandan, Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin plan değişikliği talebiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına her zaman başvuruda bulunabileceği ve bu başvuru üzerine verilecek cevabın tebliği üzerine dava açılabileceği yönünde gerekçelere yer verilmiş ise de; askı süresinde itiraz edilmeyen ve son askı tarihinden itibaren dava açma süresi geçtikten sonra, imar planlarında değişiklik yapılmasına yönelik yapılan ve yeni bir dava açma süresi başlatmasına hukuken olanak bulunmayan başvuruların, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 25/07/2022 tarihli başvurunun, planda değişiklik yapmaya yetkili idareye yapılmış olsa dahi, zımnen reddi üzerine, 29/08/2022 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, belirtilen gerekçe ile işin esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda, davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/7200, K:2022/9328 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 24/05/2023 tarihinde gerekçede ve esasta oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma sürelerinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş; aynı maddenin 4. fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 25/07/2022 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile Çanakkale ili, Ayvacık ilçesi, … Köyü, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, "tarım alanı" kullanımından "turizm tesis alanı" olarak belirlenmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Olayda, imar planı kapsamında uğranıldığı ileri sürülen mağduriyetin giderilmesi amacıyla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapılmasına yönelik olarak 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine, görülmekte olan dava açılmıştır.
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, işlem tesisi talebiyle her zaman idarelere başvurulabileceği açık olup, imar planı değişikliği talebiyle 25/07/2022 tarihinde başvurulduğu, başvuru yapılan Çanakkale İl Özel İdaresince, bu konuda karar almaya yetkili olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına intikal ettirilmesi mümkün olan başvurunun zımnen reddi üzerine, 29/08/2022 tarihinde açılan bu davada süre aşımı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.