T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/1158
Karar No : 2023/3158
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince dava konusu encümen kararı yönünden işlemin iptali, Yapı Tatil Tutanağı yönünden ise davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusu üzerine, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu … tarih ve … sayılı encümen kararı yönünden de davanın reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince kesin olarak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'nun DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde sayılan temyize tabi kararlar arasında yer almadığı görüldüğünden; anılan Kanunun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde: "Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır." kuralı yer almaktadır.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde: "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.
b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.
c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.
d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.
f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.
g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mev-zuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.
ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.
i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.
m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 48. maddesinin 6. fıkrasında; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü, 7. fıkrasında ise, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği ve temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususlarının dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hallerinde de 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararların ilgili daire ve kurulca kesin olarak verileceği" (Anayasa Mahkemesinin 20/7/2022 tarihli ve E.: 2022/48, K.: 2022/93 sayılı kararı ile bu fıkrada yer alan “ve 6 ncı” ibaresi, “istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden iptal edilmiştir.) hükmü yer almış, Ek 1. maddesinde, bu Kanunda öngörülen parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde sayılan konusu 100.000 TL' yi (2022 yılı için 261.000 TL'yi) aşmayan davalar hakkında verilen mahkeme kararlarına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu, dolayısıyla bu kararların temyiz istemine konu yapılamayacağı anlaşılmaktadır.
Bakılan davanın, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, … Mahallesi, … Sokak, … ada, …parsel sayılı taşınmaz üzerinde bodrum + zemin + 1 normal kat için düzenlenen … tarih ve … sayılı Yapı Ruhsatına istinaden inşasına başlanan ve projesine aykırı olarak 2., 3., 4. ve çekme kat inşa edildiğinden bahisle … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı yapı tatil tutanakları düzenlenen bodrum kat + zemin kat + 4 normal kat + çekme kattan ibaret toplam 7 katlı yapıda ruhsat alınmadan kolon ve kirişlerde güçlendirme yapıldığının … tarihli, … sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle yapı sahibi sıfatıyla aralarında davacının da bulunduğu kat maliklerine 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca 1.000,00-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarihli, … sayılı Bahçelievler Belediye Encümeni kararının ve dayanağı … tarihli, … sayılı yapı tatil tutanağının iptali istemiyle açıldığı anlaşıldığından, bu uyuşmazlıkla ilgili bölge idare mahkemesi idari dava dairesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın temyiz edilmesi, yukarıda anılan Kanun hükümleri kapsamında mümkün değildir.
Reddi Hakim İstemi Yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Mahkemelerde çekinme ve ret" başlıklı 57/3. maddesinde; "İdare ve vergi mahkemelerinde reddedilen başkan ve üye birden çok ise istem bölge idare mahkemesince incelenir. Bölge idare mahkemelerinde reddedilen başkan veya üye birden çok ise istem Danıştayca incelenir." hükmü, 2577 sayılı Kanunun 31. maddesinde de; Hukuk Muhakemeleri Kanununa atıf yapılan konular arasında hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi konusu da yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca, idari yargıda, hakimin reddinin istenilmesi durumunda, bu konuda karar verecek olan merci hakkında özel düzenleme olan 2577 sayılı Kanunun esas alınması; diğer hususlarda ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddelerinin uygulanması gerekmektedir.
6100 sayılı Kanunun 36. maddesinde; "Hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hali" hakimin reddi sebebi olarak kabul edilirken; anılan maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması."; (b) bendinde, "Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması."; (c) bendinde, "Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması."; (ç) bendinde, "Davanın, dördüncü derece de dahil yansoy hısımlarına ait olması."; (d) bendinde ise, "Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması." hallerinde hakimin reddi sebebinin var olduğunun kabul edileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun 38. maddesinde; "(1) Hâkimin reddi sebebini bilen tarafın, ret talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmesi gerektiği, tarafın, ret sebebini davaya bakıldığı sırada öğrenmiş ise en geç öğrenmeden sonraki ilk duruşmada, yeni bir işlem yapılmadan önce bu talebini hemen bildirmek zorunda olduğu, belirtilen sürede yapılmayan ret talebinin dinlenemeyeceği, (2) Hâkimin reddinin, dilekçeyle talep edileceği, bu dilekçede, ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerektiği, (3) Hâkimin reddi dilekçesinin, reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verileceği, (4) Ret talebinin geri alınamayacağı" 41. maddesinde ise; "Hakimin reddi talebi, aşağıdaki hallerde kabul edilmeyerek geri çevrilir: a) Ret talebi süresinde yapılmamışsa. b) Ret sebebi veya bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemişse. c) Ret talebinin davayı uzatmak amacıyla yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa..." hükümlerine yer verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Başkan ve Üye sayısı birden fazla olduğu için, istemin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 57. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Dairemizce incelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 02/02/2023 havale tarihli temyiz dilekçesinde, "5. İstinaf dairesi heyetini Red ediyorum. Görevsizdirler" şeklinde ifadeye yer verildiği, dilekçe içeriğinde ise, dava konusu yapı tatil tutanağının yüzbin Türk lirasını aşan işlem niteliğinde olduğu, kararın temyizi kabil olduğu, istinaf mahkemesinin davaya bakıp kesinleştirme görevi bulunmadığı, görevsiz olduğu iddia ve itirazlarına yer verdiği görülmekle birlikte;... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin Başkanı ve Üyelerinin tarafsızlıklarından şüpheyi gerektirecek nitelikte bir sebep bulunmadığı gibi, davacı beyanlarının, 6100 sayılı Kanunun 36. maddesinde belirtilen sebeplerden hiçbirisiyle uyuşmadığı, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca davaya bakacak hakimlerin reddini gerektirecek nitelikte herhangi bir somut delil veya belgenin de gösterilmediği anlaşıldığından söz konusu istemin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının REDDİ HAKİM İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 28/03/2023 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.