T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1173
Karar No : 2023/2440
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : … Birliği Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Seydişehir Belediye Başkanlığı ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası arasında 01/02/2022 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin, ''Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları'' başlıklı 5. maddesinin (b) fıkrasının ''Bu sosyal denge tazminatı sözleşmesinden tüm kamu görevlileri sözleşme aidatı ödemek kaydıyla faydalanır.'' şeklindeki ilk cümlesinde yer alan ''sözleşme aidatı ödemek kaydıyla'' ibaresi ile ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı oranda sosyal denge sözleşmesi aidatı alır. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' şeklindeki ikinci paragrafının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; ilgili mevzuat hükümlerinde Toplu İş Sözleşmesi'ne taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan ve hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden; dayanışma aidatı veya başka adlar altında ödenti (aidat) alınmasına imkan sağlayan bir düzenlemeye yer verilmediği, bu bakımdan kamu görevlilerinden herhangi bir aidat kesintisi yapılamayacağı, ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek temsilci ile sözleşme imzalanacağına ilişkin düzenleme ile tanınan yetkinin, sözleşme imzalanması safhasında yürütülecek işlemler açısından hüküm ifade edeceği, anılan yetkiye dayalı olarak toplu iş sözleşmesiyle, sözleşmeye taraf sendikaya üye olmayan çalışana, sözleşmeye taraf sendikaya aidat ödenmesine yönelik bir yükümlülük getirilmesine olanak bulunmadığının açık olduğu, dolayısıyla kamu görevlilerinden herhangi bir aidat kesintisi yapılamayacağı dikkate alındığında, dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin ''Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları" başlıklı 5. maddesinin (b) bendinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare ile davalı idare yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul yönünden; öncelikle kesinti yapıldıktan sonra süresinde açılmayan davanın süre aşımı yönünden reddinin gerektiği, ayrıca sözleşmenin tarafı olmayan ve sözleşmeden yararlanan konumunda bulunmayan davacı Sendikanın, dava açma yetkisinin bulunmadığı, ayrıca taraf olarak kabul edilse dahi, yalnızca üyeleri adına hak ve menfaatlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle tam yargı davasının açılabileceği, oysa davanın iptal davası şeklinde açıldığı, esas yönünden; Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin, toplu sözleşme hükümlerinden bağımsız ve kamu görevlileri lehine mali hak doğuran idari bir işlem olduğu, dayanağı olan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nda dava konusuyla ilgili uygulanacak hüküm bulunmadığından, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanun'u hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, burada sözleşme aidatı alınabileceğinin açıkça düzenlendiği, Anayasa Mahkemesi kararları ile de sabit olduğu üzere, sendika üyesi olan ile olmayan çalışan arasında belli birtakım farklılık ve ya aykırılıkların olmasının hukuka uygun olduğu, bu durumun sendikalaşmayı özendirici bir mahiyet taşıması nedeniyle orantısız ve makul olmaması kaydıyla haksız müdahale olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin, 4688 sayılı Kanun'a göre toplu sözleşme sayılmadığı ve çalışanlar arasında ayrım yapılmamasının da toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasına hasredildiğinden, dayanışma aidatı alınmayacağına ilişkin iddianın, dayanaksız olduğu, bu durumun eşitlik ilkesine de aykırı olacağı ileri sürülmüştür.
TEMYİZ EDEN MÜDAHİLİN İDDİALARI
(DAVALI YANINDA) : Usul yönünden; davacı Sendika tarafından ancak menfaat ve hak ihlali iddiasıyla üyesi adına tam yargı davası açılabilecek olup, iptal davası açılamayacağı, ayrıca davada süre aşımının bulunduğu, esas yönünden; toplu sözleşmenin aksine kanunen sosyal denge tazminatı sözleşmesi yapılması zorunluğunun olmadığı, anılan tazminatın, mahalli idareler personeline ödenmesi zorunlu bir tazminat türü olmadığı, yetkili organlara bu tazminatı ödenip ödenmemesi konusunda takdir hakkı tanındığı, bir ödemenin yapılıp yapılmaması konusunda takdir hakkına sahip olan idarenin, bu ödemeyi bir kısım şartlara bağlama yetkisinin de bulunduğu, dava konusu uyuşmazlık hakkında 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nda hüküm bulunmadığı için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanun'u hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, burada da sendika üyesi olmayanların toplu sözleşmeden yararlanabilmelerinin, sözleşmenin tarafı olan sendikaya dayanışma aidatı ödemelerine bağlı olduğunun hükme bağlandığı, aksi uygulamanın eşitlik ilkesine de aykırı olacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu düzenlemeyle, yetkili sendika dışında bir sendikaya üye olanların, hem kendi üyesi oldukları sendikaya üyelik kesintisi hem de sosyal denge tazminatından yararlanmak için üyesi olmadıkları sendikaya dayanışma aidatı ödemek zorunda kalacakları, bu durum yasal dayanaktan yoksun olduğu gibi, taraf sendikaya üye olmayanlar yönünden dezavantajlı bir durum yarattığı, söz konusu kesintilerin yetkili sendikaya ödenmesinin de 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nda açıkça düzenlenen sendikaların gelirleri arasında bulunmadığından, sonuç olarak kamu zararına sebebiyet verebileceği, emsal yargı kararlarının da aynı yönde bulunduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra temyiz edenlerin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Seydişehir Belediye Başkanlığı ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası arasında 01/02/2022 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin ''Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları'' başlıklı 5. maddesinin (b) fıkrasının ''Bu sosyal denge tazminatı sözleşmesinden tüm kamu görevlileri sözleşme aidatı ödemek kaydıyla faydalanır.'' şeklindeki ilk cümlesinde yer alan ''sözleşme aidatı ödemek kaydıyla'' ibaresi ile ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı oranda sosyal denge sözleşmesi aidatı alır. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' şeklindeki ikinci paragrafının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6289 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek 15. maddede; "Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.
" kuralına yer verilmiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun ''Toplu Sözleşmenin Kapsamı'' başlıklı 28. maddesinde; ''Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar. Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz...'' kuralı, ''Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması'' başlıklı 32. maddesinde; ''27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.'' kuralı yer almıştır.
Ayrıca, 4688 sayılı Kanun'un "Gelirler" başlıklı 24. maddesinde; sendika ve konfederasyonların gelirlerinin; "üyelerinin ödeyecekleri üyelik ödentilerinden, bu Kanun'a göre yapabilecekleri faaliyetlerden elde edilecek gelirlerden, bağış ve yardımlardan, mal varlığından elde edilen gelirlerden" oluşacağı belirtildikten sonra, "Üyelik ödentisi" başlıklı 25. maddesinin üçüncü fıkrasında da; "Sendika tüzüğüne, üyelik ödentisi dışında her ne ad altında olursa olsun, üyelerden başka bir kesinti yapılmasını öngören hükümler konulamaz." kuralı, "Diğer kanunların uygulanması" başlıklı 43. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu, 2908 sayılı Dernekler Kanunu, 743 sayılı Türk Medeni Kanunu ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacaklar hakkında kamu görevlilerinin tabi oldukları personel kanunlarının ilgili hükümleri uygulanır." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, toplu sözleşmelerde belirlenen tavan tutarı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek olduğu, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu; kaldı ki, anılan Kanun'un 32. maddesinde böyle bir ayrım yapılmasına imkan sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gibi sosyal denge tazminatı sözleşmesinde; ancak, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre bir farklılığa gidilebileceği; bunun dışında sendika üyesi olan ile sendika üyesi olmayan ya da başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bu durumda, sözleşmenin imzalandığı tarihte; yasadan kaynaklı sendika üyesi olmayanlar, bir başka sendika üyesi olanlar ya da 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'na göre sendika üyesi olabilecekler arasında olduğu halde herhangi bir sendikaya üye olmayan çalışanlardan, yetkili sendikaya üye olanlardan alınan üyelik aidatı kadar ya da bu miktarın altında veya üstünde dayanışma aidatı alınmasına ilişkin yasal bir düzenlemeye yer verilmediği ve bu nedenle sosyal denge sözleşmesini imzalayan sendikaya üye olmayanlardan dayanışma aidatı kesintisi yapılamayacağı açık olduğundan, sosyal denge sözleşmesinden yararlanma şartı olarak dayanışma aidatı kesilmesine ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamakta olup; bu durumun ayrıca sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında da ayrım (eşitsizlik) yaratacağı açıktır.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar yanında, dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi toplu iş sözleşmesi olarak değerlendirilmek suretiyle hüküm tesis edildiğinden, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde görülmemekte ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 04/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.