T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1183
Karar No : 2023/1154
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
DAVANIN_KONUSU : 07/01/2023 tarih ve 32066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 1. maddesi ile değiştirilen Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Ek 5. maddesi, 1.fıkrası, (ı) bendinin 1. cümlesindeki "yıllık sözleşme yapmak suretiyle ilgili branşta ruhsatı bulunan" ibaresinin, 2. cümlesinin, 3. cümlesindeki "sözleşme yaptığı hastanelerin birinde" ibaresinin, 5. cümlesinin; 2. maddesi ile değiştirilen Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Geçici 20. maddesindeki, "sözleşme yapacakları hastanenin birinde" ibaresinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleme ile davacı arasında hukuken korunabilir, somut, güncel ve meşru bir menfaat ilgisinin bulunmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (c) bendi yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi, 1. fıkrası, (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesi, 3. fıkrası, (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören kanun koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; bakılmakta olan davanın Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim dalında uzmanlık eğitimine devam eden davacı tarafından, halihazırda muayenehanesi bulunmamakla birlikte uzmanlık eğitimini tamamlamasını müteakip muayenehane açmak suretiyle mesleklerini serbest olarak icra etme hakkının bulunduğu, dava konusu düzenlemelerin ileride muayenehane açma imkanını fiilen ortadan kaldırdığı, bu nedenle menfaatini etkilendiği iddiasıyla açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, muayenehanesi bulunan hekimlerin, muayenehanelerine müracaat eden hastalarının teşhis ve tedavisini özel hastanelerde yapma koşullarını içeren dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin, davacının güncel menfaatini etkilemesinin söz konusu olmadığı, bu haliyle ehliyet yönünden davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi, 3. fıkrası, (c) bendi ve 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendi uyarınca ehliyet yönünden DAVANIN REDDİNE,
2- Aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3- Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin isteği halinde davacıya iadesine,
4- Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/03/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Dava, 07/01/2023 tarihli 32066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 1. maddesi ile değiştirilen Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Ek 5. maddesinin, 1.fıkrasının (ı) bendinin 1. cümlesindeki "yıllık sözleşme yapmak suretiyle ilgili branşta ruhsatı bulunan" ibaresinin, 2. cümlesinin, 3. cümlesindeki "sözleşme yaptığı hastanelerin birinde" ibaresinin, 5. cümlesinin; 2. maddesi ile değiştirilen Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Geçici 20. maddesindeki, "sözleşme yapacakları hastanenin birinde" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaati ihlal edilenlerin iptal davası açabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Davacının Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim dalında uzmanlık eğitimine devam ettiği, dava konusu düzenlemelerin uygulanması halinde eğitimini tamamladıktan sonra muayenehane açma imkanının fiilen ortadan kalkacağı ileri sürülerek işbu iptal davasının açıldığı görülmektedir.
Dava konusu düzenlemeden dolayı, davacının menfaat ihlalinin söz konusu olduğu anlaşılmakla, davanın esasının incelenmesi gerektiği oyuyla, ehliyet yönünden davanın reddine dair verilen Daire kararına katılmıyorum.