T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1186
Karar No : 2023/3934
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … kendi adına asaleten çocukları
…, …, …,
…, …'ya velayeten
2- …
3- …
4- …
5- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- …Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
2- … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri müteveffa …'nın içinde bulunduğu aracın Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, … mevkiinden geçişi sırasında yol kenarına terör örgütü mensuplarınca tuzaklanan el yapımı patlayıcıların infilak ettirilmesi sonucunda vefat ettiğinden bahisle çektikleri büyük acı ve üzüntülerinin karşılığı toplam 690.000,00 TL manevi tazminatın ölüm olayının meydana geldiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, olay öncesinde olayla ilgili istihbari mahiyette herhangi bir bilgi olmadığı, konuyla ilgili herhangi bir kamu görevlisinin ihmal ve kusuruna dair bir tespit ve idari soruşturmanın bulunmadığı, … Cumhuriyet Başsavcılığınca olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ve soruşturmanın devam ettiği, olayın olduğu bölgenin terör olaylarının yoğun yaşandığı bir bölge olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarelere atfı kabil bir hizmet kusurunun bulunmadığı, bu kapsamda davacıların uğradığı zararda davalı idarelerin kusursuz sorumluluk ve sosyal risk çerçevesinde sorumluluklarının bulunduğu, bu durumda, ölüm olayının gerçekleşme biçimi ve vehameti ile olayın ölenin yakınları olan eşi, çocukları ve kardeşleri üzerinde yarattığı olumsuz etki de göz önünde bulundurulduğunda, bahsedilen olayda vefat eden şahsın yakınları olan davacıların duyduğu elem ve ızdırabı gidermek üzere davacılardan eşi … ile çocuklar …, …, …, …, … için ayrı ayrı 40.000,00 TL, kardeşler …, …, …, … için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 320.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 14/01/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Tarafların istinaf başvurusunda bulunması üzerine …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; dava konusu olayda, manevî zararı doğuran olayın yaşam hakkını sona erdiren bir ölüm olayı olması, ölüme neden olan eylemin oluş şekli itibarıyla toplumda yarattığı infial, olayın etkisi ve niteliği, zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık derecesi, zarar gören davacıların ve müteveffanın yaşı, idarenin hizmet kusurunun bulunmayışı ve kusursuz sorumluluğu nazara alınarak, davacı eş … için 50.000,00 TL, çocukları …, …, …, …, … adlarına ayrı ayrı 20.000,00 TL, kardeşleri …, …, …, … adlarına ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 190.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idarelere yapılan idari başvuru tarihi olan 14/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı idarelerce davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacılar tarafından, Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, müteveffa ve kendilerinin ülkesine ve milletine bağlı insanlar olması sebebiyle hedef alındığı ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, 5233 sayılı Kanun kapsamında sulhnamenin imzalanmasından sonra dava açılamayacağı, hizmet kusuru gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilecekse idari işlem ve zarar arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI: Taraflarca, karşılıklı olarak temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacılar yakını müteveffa …'nın, 08/04/2020 tarihinde Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, … mahallesi mevkinde PKK/KCK silahlı terör örgütü mensuplarınca yola döşenen mayının infilak etmesi sonucu içinde bulunduğu araçta vefat ettiği, bu durumun, …Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu tarafından düzenlenen 08/04/2020 günlü "Olay Yeri Tespit Tutanağı" ile tutanak altına alındığı, müteveffa …'nın eşi davacı … tarafından; 5233 sayılı Kanun kapsamında gereğinin yapılması istemiyle Zarar Tespit Komisyonuna başvuruda bulunulduğu, Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile ilgiliye 53.543,90 TL ödenmesine karar verildiği, yine taraflar arasında aynı günlü sulhnamenin imzalandığı, davacılar tarafından bu defa, meydana gelen ölüm olayı nedeniyle çektikleri üzüntülerinin karşılığı toplam 1.500.000,00 TL manevi tazminat tutarının taraflarına ödenmesi istemiyle 14/01/2021 tarihli dilekçe ile davalı idarelerden İçişleri Bakanlığına başvuruda bulunulduğu, İçişleri Bakanlığı tarafından söz konusu dilekçenin davalı idarelerden Diyarbakır Valiliğine gönderildiği, Diyarbakır Valiliği Hukuk İşleri Şube Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla da "5233 sayılı Kanun kapsamında maddi zararların karşılandığı, manevi tazminat talebine ilişkin olarak Zarar Tespit Komisyonu tarafından yapılacak herhangi bir işlem olmadığının" davacılara bildirilmesi üzerine, müteveffa …'nın eşi davacı … için 90.000,00 TL; çocukları …, …, …, …, …adlarına ayrı ayrı 80.000,00 TL; kardeşleri …, …, …, … adlarına ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 690.000,00 TL manevi tazminatın ölüm olayının meydana geldiği 08/04/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan …, …, …, … ve …'nın Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulü, Kısmen Reddi Yönünden İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, yukarıda ismi yer alan davacılar yönünden manevi tazminata ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan …, …, …, …, …'nın Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulü, Kısmen Reddi Yönünden İncelenmesi:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacılar murisine yönelik gerçekleştirilen terör eylemi sonucu vefatı neticesinde davacıların (müteveffanın çocukları) yaşadığı elem ve ızdırap nedeniyle maruz kaldığı özel ve olağanüstü nitelikteki manevi zararının kusursuz sorumluluk ve sosyal risk ilkesi gereğince karşılanması gerektiği, zarara yol açan olayın oluş şekli değerlendirildiğinde, İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu görülmekte olup, manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde yeniden takdiren belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacılardan …, …, …, … ve … yönünden manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacılardan …, …, …, …, … yönünden manevi tazminat istemlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.