T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/11897
Karar No : 2023/10793
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili: Av. …
Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan sosyal haklarının iadesine ve maddi haklarının kamu görevinden çıkarılma tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, AİHS'in Ek 7. Protokolünün 4. maddesine göre aynı eylem ya da suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı gibi iki ayrı cezaya da hükmedilemeyeceği, sivil ölüm oluşturur şekilde kamu görevinden çıkarılmasının insan hakları ihlaline neden olduğu, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …. Ceza Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"...Sanığa ait olan ve dosyaya sunulan Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde; İd numarasının "…", kullanıcı adının "…", şifresinin "…", kendisinin eklediği ve kendisini ekleyen arkadaşlarının olduğu, arkadaş listesinde aynı meslekten öğretmen olan kişilerin bulunduğu, bu kişilerden R.Ü. hakkında mahkememizin … E. ve … K. sayılı dosyasında, M.B. hakkında yine mahkememizin … E. ve … K. sayılı dosyasında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliğinden yargılama yapılıp mahkumiyet kararları verildiği, bağlı kişi listesinde haklarında mahkememizin … E. ve … K. sayılı kararı ile aynı suçtan mahkumiyet kararları verilen T.Ç.'nin ve sanık hakkında dosyada beyanı bulunan tanık İ.U.'nun da olduğu, gelen ve giden aramaların olduğu, bu aramalardan birinin sanık hakkında dosya kapsamında beyanları bulunan tanık S.Ö. olduğu, böylelikle sanık … Bylock programını kullandığını kabul etmese dahi … Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğünün raporu, BTK İp kayıtları ve Bylock Tespit ve Değerlendirme tutanağı neticesinde Bylock kullanıcısı olduğunun doğrulanması,
-Örgüt içindeki konumu, üstlendiği görevler ve yapmış olduğu eylemlerin açığa çıkmaması ve tedbir adını verdikleri uygulamadan dolayı gerçek adı yerine "…" kod adını kullandığını sanık inkar etse dahi Bylock Tespit ve Değerlendirme tutanağında kullanıcı adının … olması ve dosyaya … Cumhuriyet Başsavcılığından gelen mahrem imam raporundaki kod adı bilgisiyle bu durumun örtüşmesi, ayrıca Tanık M.D.'nin; "... kod adını kendisinden duymadım. İ.Ö., …'a zaman zaman ... diye hitap ediyordu...." şeklindeki beyanı, soruşturma aşamasında 20/04/2017 tarihindeki ifadesinde İ.Ö.'nün; "...: …'daki tüm polislikten rütbeliğe geçen personelden sorumludur. ... kod adını kullanırdı..." şeklindeki beyanı ile de sanığın kod adı kullandığının sabit olması..." tespiti, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.