T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1207
Karar No : 2023/1445
DAVACI: …
DAVALI: Hasımsız
DAVANIN_ÖZETİ: 07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği" hükümleri uyarınca arazilerine yönelik tesis edilen işlemlerin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükümleri yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde, uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılacak davalarda, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın görevli olduğu kurala bağlanmıştır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin bu Kanun'la verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş "genel görevli" mahkemeler olduğu; aynı Kanun'un 3410 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değişik 5. maddesinde, idare mahkemelerinin vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla, ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan Kanun maddelerine göre, düzenleyici işlemlerin uygulanması sonucunda tesis edilen bireysel işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün idare mahkemesinin görevinde olduğu; ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılan davaların ise, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği; ayrıca bireysel işlem ile işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin birlikte dava konusu edilmesi halinde, bu davanın, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği hususlarında kuşku bulunmamaktadır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; 07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği"ne yönelik bir iptal isteminde bulunulmamakla birlikte, mevzuata uygun olarak hazırlanmadığı belirtilerek hukuka aykırılık iddiasında bulunulduğu, ayrıca anılan Yönetmelik hükümleri uyarınca arazilerinde yapılan işlemlerin iptal edilmesinin istenilmesine rağmen, bu işlemlerin tarih ve sayısının belirtilmediği anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, dava dilekçesinde düzenleyici işleme yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği halde iptal istemine yer verilmediği, iptali istenilen bireysel işlemlerin ise tereddüte yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmediği görüldüğünden; dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, iptali istenilen bireysel işlemin/işlemlerin tarih ve sayısının açık bir şekilde belirtilmesi, sadece bireysel işlemin mi yoksa bireysel işlem ile birlikte düzenleyici işlemin de mi dava konusu edildiğinin açıklığa kavuşturulması, eğer düzenleyici işlemin de iptali isteniyorsa hangi maddelerinin/kısımlarının neden iptalinin istendiğinin menfaat ilgisi ile birlikte açık ve net olarak dava dilekçesinde belirtilmek suretiyle dilekçenin konu, içerik ve sonuç bölümlerinde çelişkili olmayacak şekilde gösterilmesi, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle ıslak veya elektronik imzalı dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde … TL başvuru harcının, … TL karar harcının, … TL yürütmenin durdurulması harcının ve … TL posta avansının yatırılmasının istenilmesine, davanın yenilenmemesi halinde … TL başvuru harcı, … TL karar harcı ve … TL posta masrafının davacıdan tahsili için ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 21/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.