T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/1226
Karar No : 2023/4237
TEMYİZ EDEN TARAFLAR:
1- … Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, ilişkili şirketlerine sağladığı finansman hizmeti karşılığında faiz ya da başka bir menfaat elde etmemek suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan ve dönem kurum kazancını eksik beyan ettiğinden bahisle tarh edilen 2015/10-12 dönemi bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına 2015 yılına ilişkin yapılan kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğinden, davacı adına geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, mahsup süresi geçmiş olan geçici vergi aslında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarenin istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, Vergi mahkemesi kararının geçici vergi aslına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı; davacının istinaf başvurusuna gelince; olayda, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinde düzenlenen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı koşullarının gerçekleştiğine dair Mahkemece yapılan değerlendirmenin Dairelerince de yerinde görüldüğü, ancak davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, örtülü kazanç dağıtımı hallerinde Danıştay kararlarıyla öteden beri istikrar kazanan faiz oranı olan Merkez Bankası'nın reeskont işlemlerinde uyguladığı faiz oranı (olay tarihi olan 2015 yılı için %9) dikkate alınarak faiz geliri hesaplanması gerekirken, ağırlıklı ortalama mevduat faiz oranı uygulanmak suretiyle faiz hesaplandığı anlaşıldığından, dava konusu geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının, transfer fiyatlandırması yoluyla dağıtılan örtülü kazanç tutarına 2015 yılında geçerli olan %9 oranındaki reeskont faizinin uygulanması suretiyle hesaplanan matraha isabet eden kısmında hukuka aykırılık, bunu aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine, Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle adına yapılan cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki kararın geçici vergi aslının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.
(XX) KARŞI OY : Davacı adına tarh edilen 2015 yılı kurumlar vergisine karşı açılan davada verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2023/1225, K:2023/4233 sayılı kararında yer verilen karşı oyda belirtilen nedenlerle, davacı şirket tarafından ilişkili şirketine aktarılan kredinin, sunulan bir finansman hizmeti niteliğinde olmadığı, bu durum nedeniyle, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğundan ve dönem kurum kazancının eksik beyan edildiğinden bahsedilemeyeceği; dolayısıyla olayda re'sen tarh sebebinin oluşmadığı sonucuna varıldığından, davacı adına, kurumlar vergisine bağlı olarak geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının, ilişkili şirkete kullandırılan krediye ait giderden kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık; aksi yönde verilen temyize konu kararın buna ilişkin kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın, davacı adına geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının, ilişkili şirkete kullandırılan krediye ait giderden kaynaklanan kısmına dair hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının bu kısmına da katılmıyorum.