T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1249
Karar No : 2023/2643
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü - …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 19/10/2007 tarihine kadar ortağı ve kuruluşundan itibaren beş yıl süreyle yöneticisi olduğu …Konfeksiyon Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen haciz bildirisi üzerine, haczin kaldırılması amacıyla ihtirazi kayıtla yapılan ödemenin 114.657,15-TL tutarındaki kısmının yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … nolu ödeme emirlerine ait tebligatın incelenmesinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin öngördüğü şartlara uyulmadan ilanen tebliğ edilmeye çalışıldığının, bu nedenle ödeme emri içeriği amme alacağının kesinleşmediğinin, davacı adına düzenlenen ve ilanen tebliğ olunan ödeme emirlerinin toplam miktarının 1.328,75-TL olmasına karşın, haciz bildirilerinde yer alan hacze konu tutarın 3.133.128,05-TL olduğunun, ancak, davacı adına düzenlenen bahse konu ödeme emirleri içeriği alacak haricinde herhangi bir takip işleminin de gerçekleştirilmediğinin, buna göre, davacı hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da öngörülen takip usulleri izlenilmeden doğrudan haciz işlemi uygulandığının anlaşıldığı, öte yandan, davacı hakkında ödeme emri düzenlenmeden, şirkete ait 3.133.128,05-TL amme alacağı nedeniyle düzenlenen haciz bildirileri üzerine haciz işlemlerinin tesis edilmesi, haciz işlemini öğrenen davacı tarafından haczin kaldırılması için ihtirazi kayıtla ödemede bulunulması, bahse konu ödemelerin hiçbir yasal dayanağının olmaması karşısında, alacağın tahsiline yönelik tüm takip yolları tüketilmeden davacı adına düzenlenip usule aykırı tebliğ edilen ödeme emirlerine dayanılarak ve bu ödeme emirlerinde yer alan borcun çok üstünde olan tutarın tahsili amacıyla hukuka aykırı biçimde tesis edilen haciz işleminin kaldırılması için davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödemenin yapılmış olması karşısında, dava konusu edilen miktarın davacıya iade edilmesinin gerektiği, yasal faiz istemine gelince, Avrupa İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin sözleşmeye ekli 1 nolu Ek Protokolün 1. maddesi ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri gereğince dava açma tarihinden itibaren yasal faiz ödenmesinin icap ettiği gerekçesiyle, davaya konu işlemin iptaline, ihtirazi kayıtla yapılan 114.657,15-TL tutarındaki ödemenin davanın açılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi yolunda verilen ısrar kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 16/11/2022 tarih ve E:2021/1510, K:2022/1383 sayılı kararıyla, temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddine; kararın diğer yönlerden hukuka uygunluğunun temyizen incelenmek üzere dosyanın Danıştay Yedinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da "ihtirazi kayıtlı" ödemeye ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, asıl borçlu şirket tarafından vadesinde ödenmeyen amme alacağının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmaları neticesinde şirketin vergi borçlarını karşılayacak herhangi bir menkul ve gayrimenkule rastlanılmadığı, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin vergi borçlarından sorumluluğu sebebiyle tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafından ihtirazi kayıtla verildiği belirtilen dilekçesinde, 6111 sayılı Kanun kapsamında ödemeler yaptığını, bu ödemelerin dikkate alınarak yapılan işlemin iptali talebinin bulunduğu; idarece bu talebe cevap verilmediği, dolayısıyla ortada idari davaya konu edilebilecek bir işlem bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği; işbu dava ile de; emanete alınan; (1.645,49TL+1.268TL+304,29 TL) kısmının, (bir kısmı cebren, bir kısmı rızaen olmak üzere) ödediği 117.618,50 TL'den düştükten sonra, 2010 yılı 1. taksidine gecikme faizini ekleyerek ödediği 256,49 TL yi de ilave etmek suretiyle bulunan dava konusu miktarın yasal faizi ile iadesinin istenildiği, ayrıca, … Vergi Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında da bu dava ile eş zamanlı olduğu düşünülen bir davanın açılmış olduğu, bu dava ile … sayılı ödeme emirlerinda yazılı toplam 2.961,35TL nin faiziyle iadesinin talep edildiği ve bu davada da ödeme emrinin ilanen tebliğ usulsüzsüzlüğü ve haczin takip usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle -işbu davayla aynı gerekçelerle- 2.961,35 TL olan iade isteminin faiziyle kabul edildiği, işbu davaya konu miktarın da, mahkemece iadesine karar verilen miktarı kapsamadığının görüldüğü, bu nedenle ilk derece vergi mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme ile dosya evraklarının değerlendirilmesi suretiyle verilen iptal ve iadeye ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.