T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12551
Karar No : 2024/83
DAVACI: …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : … tarih ve … karar sayılı Ankara İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Kararı ile bu karara dayanak teşkil eden, İçişleri Bakanlığı'nın 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgesi ve 04/05/2021 tarih ve 7873 sayılı Genelgesinin alkollü ürün satış yasağına ilişkin kısımlarının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu edilen Genelge ile ölçülülük ilkesi ihlal edilerek hiçbir yasal dayanağı olmadan ülke çapında ruhsatlı perakende alkollü ürün satışı yapan iş yerlerinin ana gelir kaynağı olan alkollü ürün satışının yasaklandığı, her ne kadar dava konusu düzenlemede açıkça yazmasa da idarenin bu düzenlemeye göre yasak ihdas ettiği, bu durumun kanunilik, hukuk devleti ve hukuki belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, alkollü içkilerin Koronavirüs salgını ile bir ilgisinin olmadığı, düzenlemelerde kamu yararı da bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı Bakanlık tarafından; Dava konusu düzenlemenin icrai nitelik taşımadığı, alkollü içki satışlarının İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları tarafından yasaklandığı, dava konusu Genelgede bu yasaklara atıf yapıldığı, alınan kararların 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'na dayandığı, husumetin Bakanlıklarına yöneltilmemesi gerektiği, market ve süpermarket gibi yerlerde yaşanabilecek yoğunlukların önüne geçilmeye çalışıldığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından alkollü içki tüketimi ile salgının yayılımı arasında bağlantı olduğuna ilişkin çalışmalar yapıldığı, eşitlik ilkesini zedeleyecek bir durum olmadığı savunulmaktadır.
Davalı Valilik tarafından; süresinde savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava açıldıktan sonra, alkollü içki satışının yasaklanmasına ilişkin dava konusu uygulama, davalı idare tarafından 17/05/2021 tarihi itibarıyla uygulamadan kaldırıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, … tarih ve ... karar sayılı Ankara İli Umumi Hıfzısıhha Kurulu Kararı ile bu karara dayanak teşkil eden, İçişleri Bakanlığı'nın 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgesi ile 04/05/2021 tarih ve 7873 sayılı Genelgesinin alkollü ürün satışına izin verilmemesine ilişkin kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasası'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17'nci maddesinde; "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." hükmüne, "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56'ncı maddesinde; "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu grevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir." hükmüne yer verilmiştir.
3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 33. maddesinde "İçişleri Bakanlığı'nın kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri, tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu belirtilmiştir.
1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununun 1. maddesinde "Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtiami muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir." hükmü, 23'üncü maddesinde; Her vilayet merkezinde bir umumi hıfzısıhha meclisi toplanır. Bu meclis mahalli sıhhat ve içtimai muavenet müdürü, nafıa mühendisi, maarif, baytar müdürü, mevcutsa sahil sıhhıye merkezi tabibi, bir hükümet ve belediye tabibi ve hastane baştabibi ile garnizon ve kıt'a bulunun yerlerde en büyük askere tabip ve serbeste sanat icra eden bir tabip ve bir eczacıdan ve belediye reisinden mürekkeptir. Meclis valinin veya valiye bilvekale sıhhıye müdürünün riyaseti altında içtima eder. Valinin tensip edeceği bir zat kitabet vazifesini ifa ve zabıtları tanzim eder." hükmü, 27'nci maddesinde; "Umumi hıfzısıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar. Sari ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sari ve içtimai hastalıklardan korunmak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sari hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler." hükmü, 77'inci maddesinde ise "Sari ve salgın hastalıklardan birinin hüküm sürdüğü veya tehdit ettiği mahallerde Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin tasvibiyle bütün umumi mahallerde vuku bulacak içtimalar tahdit veya menolunabilir. Bundan başka hastalarda hastalığı şüpheli olanların ve hastalığın sirayet ve neşrine vasıta olabilecek eşyanın fenni tathiratile mahzur ve mazarratı izale edilmeksizin nakillerine ve bütün kara ve deniz ve hava nakil vasıtalarının fenni tathir ve tephire tabi tutulmadan seyrüseferlerine münamenat edilir." hükmü yer almaktadır.
Anayasa'nın yukarıda belirtilen hükümleri uyarınca, herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesinin Devletin temel görevleri arasında sayıldığı, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu hükümleriyle de kamu sağlığını tehdit edici nitelikte salgın hastalıkla mücadelede salgın hastalık durumunun izolesinin sağlanabilmesi için gereken tedbirlerin Devletin ve Umumi Hıfzısıhha Meclisleri tarafından alınabileceği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Coronavirüs kaynaklı Covid-19 hastalığı nedeniyle 11/03/2020 tarihinde pandemi ilan edilmesi üzerine 12/04/2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde alınan kararla 14/04/2021 Çarşamba günü saat:19.00 dan itibaren ülke genelini kapsayacak iki haftalık sokağa çıkma kısıtlamasının temel usul ve esasları İçişleri Bakanlığının 14/04/2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgesi ile duyurulduğu, Genelgede zorunlu ihtiyaçların karşılanması ile sınırlı olmak üzere sayılan işyerlerinin Cumartesi-Pazar günleri satış yapabileceğinin belirtildiği, bu genelge ile getirilen tedbirlere ilave olarak, 26/04/2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kabinesinde alınan "tam kapanma" kapsamında 29/04/2021 Perşembe günü saat:19.00'dan 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü Saat:05.00'e kadar uygulanacak olan sokağa çıkma kısıtlaması ile zorunlu ihtiyaçların karşılanması amacıyla belirlenen işyerleri dışındaki tüm ticari işletme, işyeri ve/veya ofislerin kapalı olacağı hususunun İçişleri Bakanlığının 24/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgesi ile duyurulduğu, pandemi sürecinin devamı ile birlikte, sokağa çıkma kısıtlanması sırasında marketlerde oluşan/oluşabilecek yoğunlukların önüne geçmek amacıyla ilgili Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları ve sektör temsilcileri ile yapılan görüşmeler sonucunda marketlerde alkollü ürün satışı da dahil, elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, giyim ve aksesuar, ev tekstili, oto aksesuar, bahçe malzemeleri, hırdavat, züccaciye vb. ürünlerin satışına izin verilmemesi hususunun İçişleri Bakanlığı'nın 04/05/2021 tarih ve 7873 sayılı Genelgesi ile düzenlediği ve bu doğrultuda Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı İl Umumi Hıfzısıhha Kurul kararının alınması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından Korona virüsü kaynaklı Covid-19 hastalığı nedeniyle 11/03/2020 tarihinde pandemi ilan edilmesi ve aynı hastalık temelinde ülkemizde de virüs yayılımına bağlı olumsuz etkilerin devam ettiği gözetildiğinde, koronavirüs salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, fiziksel mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol amacıyla ülke genelinde marketlerde alkollü içki satışı da dahil olmak üzere zorunlu ihtiyaç maddelerinin dışında kalan ürünlerin sınırlı süre ile satışına izin verilmemesi yönünde getirilen düzenleme ve Ankara İl Umumi Hıfzısıhha Kurulunun 04/05/2021 tarih ve 2021/26 sayılı kararının alkollü ürün satışına izin verilmemesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, 04/05/2021 tarih ve 2021/26 karar sayılı Ankara İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Kararı ile bu karara dayanak teşkil eden, İçişleri Bakanlığı'nın 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgesi ve 04/05/2021 tarih ve 7873 sayılı Genelgesinin alkollü ürün satış yasağına ilişkin kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava açıldıktan sonra, alkollü içki satışının yasaklanmasına ilişkin dava konusu uygulamanın davalı idare tarafından 17/05/2021 tarihi itibarıyla uygulamadan kaldırıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlem yürürlükten kaldırıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin davalı idarece dava açıldıktan sonra ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren hukuki sonuçlar doğurmaya başlayan tasarruflar olup, sözkonusu işlemler tesis eden idare tarafından geri alınmadığı veya İdari Yargı Mercileri nezdinde açılan bir iptal davasına konu edilmesi üzerine verilen bir Mahkeme kararı ile iptal edilmediği sürece hukuki sonuçlarını doğurmaya devam ederler. Anılan işlemlerin daha sonra tesis edilen başka bir işlem ile ortadan kaldırılabileceği düşünülse de idari işlemin bu şekilde sonlandırılması, ortadan kaldırıldığı tarihe kadar doğurduğu hukuki sonuçları da hukuk dünyasından kaldırmaz. Yani idari işlemlerin hukuk dünyasından tesis edildikleri tarihten itibaren doğurduğu tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kalkması durumu, ancak, idari işlemin geri alınması ya da bir iptal davasına konu olması durumunda bu davaya bakan İdari Yargı Merci tarafından iptali ile mümkün olabilecektir.
Olayda, dava konusu edilen idari işlem düzenleyici nitelikte bir işlem olup, işlemin tesis edilmesinden sonra başka bir işlem ile ortadan kaldırılmış ise de, ilk tesis edildiği tarih ile ortadan kaldırıldığı tarih arasında geçen süreçte doğurmuş olduğu hukuki sonuçlar hukuk aleminde varlığını halen sürdürdüğünden, işlemi tüm hukuki sonuçları ile ortadan kaldırmanın ise ancak yargı kararı ile iptal edilmesi ile ya da geri alınması ile mümkün olabileceğinden, daha sonra başka bir işlem ile geri alınması geri alınma aşamasına kadar hukuki sonuçları ortadan kaldırmayacağından, ortadaki hukuki ihtilafın çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında bu aşamada işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.