T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1288
Karar No:2023/2217
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Sigorta Fonu (…)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR):
1- …
2- …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Bankası nezdindeki davacılara ait kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının haczedilmesine ilişkin olarak uygulanan 22/01/2019 tarihli haciz işlemi ile bu işlemin dayanağı olarak belirtilen … tarih ve … sayılı haciz varakasının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacılardan … adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu konulu işlemin içeriğinde işlemin dayanağı olarak belirtilen … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı gereğince 121.730.271,07-TL Fon alacağının tahsili için başlatılan takip kapsamında, davacılara ait banka kasasında bulunan ziynet eşyalarına uygulanan 22/01/2019 tarihli haciz işlemi ile bu işlemin dayanağı olarak belirtilen ... tarih ve … sayılı haciz varakasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, kasa kiralama sözleşmesi ve kasa açılış kartının incelenmesinden, davacılara ait müşterek kasaya her bir davacının münferiden erişim yetkisi ve tasarruf hakkının olduğu ve kasanın borçlu ... tarafından defaatle açıldığının görüldüğü, söz konusu banka kasasında bulunan mallara ilişkin olarak borçlunun yokluğunda haciz işlemi uygulandığı, davacılar tarafından haciz işleminden 30/01/2019 tarihinde haberdar olunduğu, ancak ... ya da ...'nın istihkak iddiası ile ilgili idareye bu yönde bir başvuru ve itirazının olmadığı; banka kasasındaki ziynet eşyalarına uygulanan haciz işleminin dayanağı … tarih ve … sayılı ödeme emrine karşı Mahkemelerinin … sayılı esasına kayden açılan davada yürütmenin durdurulması isteminin reddedildiği ve karar tarihi itibarıyla herhangi bir yürütmeyi durdurma ya da iptal kararı verilmediği, tüm işlemlerin dayanağını oluşturan … sayılı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle Mahkemelerinin … sayılı esasına kayden açılan davada … tarih ve K:… sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, ayrıca Fon kurulu kararına istinaden düzenlenen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle Mahkemelerinin … sayılı esasına kayden açılan davanın da … tarih ve K:… sayılı karar ile reddine karar verildiği;
Her ne kadar, hacze konu eşyanın davacı ...'ya ait ziynet eşyaları olduğunun eşyaların niteliği de göz önünde bulundurulduğunda anlaşılabileceği, bu sebeple davacılardan ...'nın eşi ...'ya ait olan eşyaların kendi hakkında yapılan takibat kapsamında haczedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, kiralanan banka kasasının borçlu ... ile eşinin adına müştereken kiralandığı, hakkında takip yapılan borçlunun da kiralık kasaya münferiden erişim yetkisinin olduğu, defaatle kasayı açtığının kayıtlardan anlaşıldığı ve aynı zamanda kasada yer alan ziynet eşyalarının paraya çevrilebilir mahiyette olduğu dikkate alınarak davacıların bu husustaki iddialarının yerinde görülmediği, ayrıca davacılardan ... tarafından, dava konusu haciz işleminin temelini teşkil eden işlemlere karşı açılan davaların reddedildiği; bu itibarla, 6183 sayılı Kanun uyarınca kamu alacağının tahsiline yönelik olarak davacılardan ...'nın da münferiden erişim ve tasarruf yetkisi olan kiralık kasada bulunan eşyalara haciz konulduğu görüldüğünden, haciz işleminde ve dayanağı haciz varakasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince Dairemizin 10/11/2022 tarih ve E:2020/2527, K:2022/4136 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Yapı Kredi Bankası nezdinde bulunan ve davacılar tarafından müştereken kiralanan kasada bulunan ziynet eşyalarının, davacılardan ...'ya ilişkin olarak yapılan takibe konu Fon alacağının ödenmemesi nedeniyle haczedildiği, 22/01/2019 tarihli haciz tutanağına göre bunların toplam 17 adet kolye, küpe, yüzük, broş, bileklik, kolye ucu gibi kadına mahsus ziynet eşyaları olduğu, Banka ile davacılar arasında imzalanan kiralık kasa sözleşmesine göre müştereken kiralanan kasanın kiralayan kimselerden biri tarafından açılabileceği, kasalar açış kartına göre de kasanın daha önce hem davacı ... hem de diğer davacı ... tarafından münferiden açıldığı görülmekte ise de, davacıların evli oldukları dikkate alındığında kasanın müştereken kiralanmasının ve her ikisinin de kasayı münferiden açma yetkisi bulunmasının, kasada bulunan eşyaların kadına mahsus ziynet eşyası olduğuna ilişkin Kanun'da yer alan karinenin aksini ispat etmeye yetmediği, bu itibarla, mahiyetleri itibarıyla kadına ait olduğu açıkça anlaşılan ziynet eşyalarıyla ilgili olarak davalı idarece ortaya atılan aksi yöndeki mülkiyet iddiasının ispat edilemediği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacıların istinaf başvurularının kabulü ile ... İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, huzurdaki davanın adli yargının görevine girdiği, davanın süre aşımından reddinin gerektiği, genel icra hukukundaki birlikte oturulan yerdeki malların mahiyetinden kaynaklanan karinenin kamu icra hukukunda bulunmadığı, Türk toplumunda ziynet eşyalarının yalnızca kadının süs eşyaları olmadığı, aynı zamanda ailelerin yatırım aracı olduğu, davacılardan ...'nın da kiralık kasaya erişim hakkının olduğu ve ziynet eşyalarının paraya çevrilebilir niteliği de dikkate alındığında yapılan haciz işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davacılardan ... hakkında açılan davaların TMSF lehine kesinleştiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacılar tarafından, dava konusu işlemin idari bir işlem olduğu ve İdare Mahkemeleri nezdinde yargılama yapılmasının hukuka uygun olduğu, davanın süresinde açıldığı, kasa içinde bulunan eşyaların maddi değerinden ziyade manevi değeri yüksek mücevherat ve kuyum eşyaları olduğu, söz konusu eşyaların niteliği gereği ...'ya ait olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemlerin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.