T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/1298
Karar No : 2023/2926
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Nakliye Turizm Yemek Temizlik Güvenlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Trabzon İli, Hayrat İlçesi, … Mahallesi Mevkii'nde … Enerji İnşaat Taahhüt Nakliyat Turizm Yemek Temizlik Güvenlik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan … ruhsat numaralı "… ve Kırma Eleme Tesisi Projesi"ne ilişkin olarak davalı idarece verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(a) maddesi uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesi'nin 20/04/2022 tarih ve E:2022/2454, K:2022/5056 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, temyize konu karar ile; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak, çevresel etki değerlendirmesinin; gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar olarak tanımlandığı, … Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesi"ne ilişkin olarak davalı idarece verilen … tarih ve … sayılı ÇED Olumlu Kararı'nın iptali istemiyle istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, uyuşmazlık konusu yerden Andezit-Bazalt madenleri elde edileceği, oluşturulan bilirkişi heyetinde bilirkişi olarak İnşaat (Hidrolog) Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Harita Mühendisliği Öğretim Üyesi, Orman Mühendisliği Öğretim Üyesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Çevre Yüksek Mühendisi bulunduğu, söz konusu bilirkişi heyetince madencilik faaliyetinin çevresel etkileri yönünden gereken tespitlerin yapıldığı ve bu tespitlere söz konusu bilirkişi raporunda yer verildiği, bilirkişi raporunda; Trabzon İli, Hayrat İlçesi, … Mahallesi Mevkii'nde bulunan II-A Grubu Patlatmalı Andezit-Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi projesinin bulunduğu alanda jeolojik olarak Kretase yaşlı andezit, bazalt ve piroklastikleri ile kumtaşı, kumlu kireçtaşı ve tüf ardalanmasından oluşan Çatak Formasyonu yüzeyleme verdiği, dava konusu Taşocağı ve Kırma Eleme Tesisi projesi kapsamında Çatak Formasyonuna ait andezit ve bazaltlardan üretim yapılmasının planlandığı, madencilik faaliyeti gösterilecek en yakın nokta ile su kaynağı arasında 570 m mesafe bulunduğu, su kaynağının çıktığı kotun yaklaşık 1010 m, termin planına göre işletme yapılacak madencilik alanının bu su kaynağına en yakın olan noktasının kotunun ise 860 m olduğu, yani su kaynağı ile faaliyet işletme kotu arasında yaklaşık olarak 150-160 m kot farkı bulunduğu ve kaynağın daha üst kotta olduğu için madencilik faaliyetinden etkilenmesinin beklenmediği tespitlerine yer verildiği, buna göre çıkarılan madenin bir kayaç tipi olan andezit ve bazalt taşı olduğu ve alınan bilirkişi raporunda çıkarılan madenin proje sahası ile birlikte düşünülerek madenin çevresel etkileri ile ilgili gerekli ve yeterli değerlendirmenin yapıldığı, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların bilirkişi raporunu kusurlandırıcı mahiyette bulunmadığı, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; "… tarih ve … sayılı ÇED Olumlu” kararının teknik olarak yeterli ve uygun olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi seçiminde hatalar yapıldığı, bilirkişilerin uzmanlık alanlarının yeterli olmadığı gibi, seçilen iki bilirkişinin ise idarede görevli olduğu, idarede görevli olmaları nedeniyle davanın tarafı konumunda bulundukları, bu durumun bilirkişilerin tarafsızlığı ilkesine aykırı olduğu, bilirkişi heyetinde maden mühendisinin olmayışı ise büyük bir eksiklik olduğu, otuz yıllık bir projenin etraftaki su kaynaklarını kirletmemesinin mümkün olmadığı, kaldı ki daha şimdiden proje sahibine çevreyi kirletmesi nedeniyle çevre para cezası verildiği, ancak bilirkişi raporunda aksine görüş verildiği, madenden çıkan malzemenin taşınmasında kullanılacak yoldaki trafiğe getirilecek ek yükün düzgün hesaplanmadığı, yine raporda dinamit patlatmalarının ve toz emisyonunun etrafa vereceği zarara değinilmediği, yine projeden ötürü etraftaki arıcılık faaliyetleri ile fauna ve floranın zarar görmeyeceği yönündeki değerlendirmenin yanlış olduğu belirtilerek, usul ve hukuka uygun olmayan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
Davalı yanında müdahil şirket tarafından; proje kapsamında alınması planlanan önlemlerin, ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara uygun biçimde alanında uzman kişi ve kurumların görüşleri dikkate alınarak belirlendiği, dava konusu projede kamu yararı bulunduğu belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Trabzon İli, Hayrat İlçesi, … Mahallesi Mevkii'nde … Maden Enerji İnşaat Taahhüt Nakliyat Turizm Yemek Temizlik Güvenlik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan ... ruhsat numaralı "A Grubu Andezit-Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesi"ne ilişkin olarak davalı idarece … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının tesis edilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; ''Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Atıf yapılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulması gereken haller" başlıklı 266. maddesinin 1. fıkrasında, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmüne; "Bilirkişilerin görevlendirilmesi" başlıklı 268. maddesinin 3. fıkrasında, "Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak öncelikli başvurulur. Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez." hükmüne yer verimiş; "Bilirkişiye yemin verdirilmesi" başlıklı 271. maddesinde ise, bilirkişilere bilirkişilik görevini sadakat ve özenle, bilim ve fenne uygun olarak, tarafsız ve objektif bir biçimde yerine getirileceğine yönelik yemin verdirileceği düzenlenmiştir.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; bilirkişinin görevini yerine getirirken tarafsız olması gerektiği, bu nedenle bilirkişiye tarafsız davranacağına dair yemin ettirileceği düzenlenmiş, ayrıca tarafsızlığın sağlanabilmesi için kamu görevlilerinin görevli bulundukları kurumlar ile ilgili dava ve işlerde görev alamayacakları anlaşılmaktadır. Bütün bu düzenlemeler ile bilirkişilerin tarafsız, objektif ve her türlü etkiden uzak şekilde görevlerini ifa etmeleri ve bu şekilde uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak teknik ve uzmanlık görüşü içeren raporun hazırlanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan raporunun inşaat yüksek mühendisi-hidrolog, jeoloji yüksek mühendisi, harita yüksek mühendisi, çevre yüksek mühendisi ve ziraat mühendisi tarafından hazırlandığı, benzer bir uyuşmazlıkta temyiz incelemesine bakılmakta olan davada Dairemizin E:2022/1711 sayılı ve 29/06/2022 tarihli ara kararı üzerine sunulan Trabzon Valiliğinin 10/08/2022 tarihli ve Trabzon ve Rize İlleri Yerel Yönetimleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliğinin 08/08/2022 tarihli dilekçelerinin incelenmesinden ise; bilirkişilerden ziraat mühendisi … 20/10/2004 tarihinden bu yana … Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde, çevre mühendisi … ise 02/10/2006 tarihinden bu yana Trabzon ve Rize İlleri Yerel Yönetimleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği'nde görev yaptığı, söz konusu İşletme Birliğinin, 27/10/1997 tarih ve 97/10183 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğu görülmektedir.
Bu durumda, bilirkişilerin tarafsızlığı konusunda davanın taraflarında hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, üniversite öğretim üyeleri arasından seçilecek aralarında çevre mühendisi, maden mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji/hidrojeolog mühendisi olmak üzere, gerekirse başka dallardan da (harita mühendisi vb) öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 21/03/2023 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava; Trabzon İli, Hayrat İlçesi, … Mahallesi Mevkii'nde … Enerji İnşaat Taahhüt Nakliyat Turizm Yemek Temizlik Güvenlik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan 201302175 ruhsat numaralı "A Grubu Andezit-Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesi"ne ilişkin olarak davalı idarece verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı üzerine, davacı dernek tarafından açılmıştır.
Davacı derneğe ait Tüzüğün "Derneğimizin Amacı ve Bu Amacı Gerçekleştirmek İçin Dernekçe Sürdürülecek Çalışma Konuları ve Biçimleri" başlıklı 3. maddesinde; "Dernek ... Köyünün madden ve manen kalkınması için köylüler arasında birlik, beraberlik, dayanışma ve yardımlaşmayı sağlamak, yol, su, elektrik, ev, okul, cami, sağlık ocağı, park, bahçe, mezarlık ve kütüphane gibi hizmetlerin yapılabilmesi için çalışmalar yapmak, fakir ve düşkün ailelere yardımda bulunmak, hastalık ve ölüm hallerinde masrafları karşılamak, dernek üyelerine istirahat yeri temin etmek için lokal temin etmek, g.menkul satın almak, bağış ve hibeleri kabul etmek ve sosyal düzeyini yükseltecek her türlü çalışmalara katılmak ve katkıda bulunmak amacı ile kurulmuştur" denilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davası olarak tanımlanmaktadır.
2577 sayılı Kanunun 3. maddesinde; dilekçelerde gösterilmesi gerekli hususlar belirlenmiş, 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında; dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği, hükme bağlanmıştır.
İdari yargılama hukukunda ehliyet, kişinin medeni hakları kullanabilme yeteneği yanında, idari dava açmakta menfaati olmasını; diğer bir anlatımla iptali istenilen idari işlem ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmiş bulunmasını da ifade etmektedir. Bu bakımdan idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılmasında, açıklanan nitelikte menfaati bulunmayan kişinin idari dava açma ehliyetinden de söz edilemez.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Davacı derneğe ait Tüzüğün incelenmesinden ise; derneğin köylüler arasında birlik, beraberlik, dayanışma ve yardımlaşmayı sağlamak, yol, su, elektrik, ev, okul, cami, sağlık ocağı, park, bahçe, mezarlık ve kütüphane gibi hizmetlerin yapılabilmesi için çalışmalar yapmak, fakir ve düşkün ailelere yardımda bulunmak, hastalık ve ölüm hallerinde masrafları karşılamak gibi sosyal amaçlar için kurulduğu, çevrenin geliştirilmesi, çevre sağlığının korunması ve çevre kirliliğinin önlemesine yönelik amaçlarının bulunmadığı, dolayısıyla iptali istenilen işlem ile davacı dernek arasında yukarıda tanımlandığı şekilde kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davacı derneğin, dava konusu işlemle meşru, güncel ve kişisel bir menfaati olmadığı, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozularak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY (XX):
Dosyanın incelenmesinden; Trabzon İli, Hayrat İlçesi, … Mahallesi Mevkii'nde … Maden Enerji İnşaat Taahhüt Nakliyat Turizm Yemek Temizlik Güvenlik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan … ruhsat numaralı "A Grubu Andezit-Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesi"ne ilişkin olarak davalı idarece verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin birinci fıkrasında; 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alının kararlarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (i) bendinde ise, bu davalarda temyiz üzerine, Danıştayın evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar vereceği, aksi halde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar vereceği, ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hallerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri göndeceği ve temyiz üzerine verilen kararların kesin olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; ivedi yargılama usulünün uygulandığı uyuşmazlıklarda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz eden hususların varlığının temyiz aşamasında tespit edilmesi durumunda, 2577 sayılı Kanun'un "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca temyiz mercii tarafından keşif ve bilirkişi incelemesinin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun, Dairemiz kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı, bilirkişilerin tarafsızlığı konusunda davanın taraflarında hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, üniversite öğretim üyeleri arasından seçilecek aralarında çevre mühendisi, maden mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, jeoloji/hidrojeolog mühendisi olmak üzere, gerekirse başka dallardan da öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemiz tarafından yaptırılması ve buna göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği görüşü ile, Dairemiz çoğunluk kararınına usulen katılmıyorum.