T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1317
Karar No : 2023/2298
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ... Mob. Dek. İml. San. İnş. Malz. Taah. Pey. Hırd. Paz. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti'nin sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2017 yılı kurumlar vergisi, 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi ve 2017/Ocak-Ekim dönemlerine ait katma değer vergisi üzerinden kesilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinde, serbest meslek mensuplarıyla ilgili düzenlemenin yer aldığı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi uyarınca "müteselsilen sorumlu" ibaresine ve aynı Kanun'un 344. ve 359. maddesinde düzenleme bulan "iştirak" ibarelerine birlikte yer verilerek cezanın dayanağı hususunda duraksama oluştuğundan, sebep unsuru açısından hukuka uygun düşmeyen dava konusu vergi/ceza ihbarnamelerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca iştirak nedeniyle ceza kesilebilmesi için 359. madde kapsamındaki eyleme iştirak edildiğinin tespiti yeterli olup maddi menfaat gözetilmesi gerekmemekle birlikte, vergi kaybına neden olan fiile iştirak edildiğinin somut delillerle ortaya konulması, sahte belge düzenleme eylemi bir organizasyon kapsamında gerçekleştirilmiş ise iştirak edenin bu organizasyonun içindeki rolünün ne tür fiilleri gerçekleştirdiğinin belirlenmesi, iştirak eyleminin hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiği, davacı hakkında 2016, 2017 ve 2018 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçuna iştirak etme ve 2016 takvim yılında sahte belge kullanma fiilleri nedeniyle düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda ise; davacının anılan maddede yazılı fiillere iştirak ettiği, doğrudan doğruya beraber işlemiş olduğu veya bu fiilleri işlemeye azmettirdiği yolunda hukuki illiyet bağını ortaya koyan somut ve hukuken geçerli bir tespit bulunmadığı, ilgili mükellefin muhasebe işlemlerini yapmış olmasının fiile iştirak ettiğini ispata yeterli olmadığı, davacının söz konusu mükellefin sahte fatura düzenleme fiiline menfaat gözeterek ne şekilde iştirak ettiğine ilişkin hukuken kanaat oluşturmaya yeterli somut tespit yapılmadığı, dolayısıyla davacı adına iştirakten ceza kesilebilmesi için gerekli şartlar oluşmadığı anlaşıldığından, dava konusu dönemlere ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık görülmediğinden davayı kabul eden Mahkeme kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının mali müşavirlik hizmeti verdiği mükelleflerin sahte belge düzenleyicisi olduğu, davacının da bu durumu bilerek fatura ve beyannameleri elektronik ortamda verdiği, davacının hizmet verdiği mükelleflerin belgelerinde görünen ciroya ulaşmayı sağlayacak işyeri bulunmayan, duran varlığı olmayan, gerçek faaliyeti olmayan mükellefler olduğu, söz konusu mükelleflerin yüksek tutarda satış yapmalarının mümkün olmayacağını davacının bilmemesinin olanaksız olduğu, davacının işyerinde yapılan aramada gerçeğe aykırı olarak düzenlenmek üzere hazırlanmış faturalar, kaşeler, sair belgeler bulunduğu, davacının sahte belge düzenleme organizasyonda yer aldığı ve hakkında yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.