T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1341
Karar No : 2023/2871
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için ödenen 26.497,00TL gümrük vergisi, 175.620,00TL ilave gümrük vergisi ve 137.860,00TL katma değer vergisinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada verilen … Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi hükmü uyarınca ilk inceleme ile görevlendirilen Tetkik Hâkimi Arzu ERDEM'in açıklamaları dinlendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (6545 sayılı Kanunla değişik) 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 5. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği ve bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği kararların kesin olduğu; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (b) bendinde ise, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında Bölge İdare Mahkemesinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmış; Ek 1. maddesinde, bu Kanun'da öngörülen parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un gerekçesinde, tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların Bölge İdare Mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği, böylece Danıştayın temyizen karara bağladığı iş yükünün azaltılarak içtihat mahkemesi rolünün güçlendirilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanun'un gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirlenen miktarı aşmayan ve konusu para olmayan davalar hakkında vergi mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu bakımdan, dava konusu işlemin karar tarihi itibarıyla geçerli olan 581.000 Türk Liralık temyiz sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, vergi mahkemesi kararına yönelik istinaf başvuruları üzerine verilen kararın aleyhlerine olan kısmının bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Her ne kadar, temyize konu edilen kararda, davanın açıldığı tarihte kanun yoluna başvurulabilmesi için geçerli olan parasal tutarın esas alınmasının icap ettiği gerekçesiyle temyiz yolu açık olarak karar verilmiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 46. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Bölge İdare Mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkındaki verdikleri kararların temyiz edileceğinin, dolayısıyla, temyiz başvuru yolunun ancak maddede sayılan davalar için değil, davalar hakkında verilen kararlara karşı kullanılabileceğinin belirtilmiş olması karşısında, parasal sınırın tespitinde karar tarihinin esas alınması kanun hükmünün gereğidir. Bu itibarla, kanunen öngörülmeyen bir yolun yargı tasarrufu ile genişletilmesi, daraltılması mümkün olmadığından, davalının temyiz isteminin reddedilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan kısmına yönelik temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.