T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13502
Karar No : 2024/401
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVALILAR)
1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVACILAR)
1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Van İli, Erciş İlçesi'nde bulunan … Apartmanı'nın 23/10/2011 tarihinde Van İlinde meydana gelen depremde yıkılması sonucunda davacılardan … (…)'ın enkaz altında kalarak bir bacağını kaybettiği ve olayda davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık davacılardan … (… ) için 500.000,00-TL işgücü kaybı (ıslah sonrası 3.316.024,24-TL), 750.000,00-TL protez ve tedavi gideri, 750.000,00-TL bakıcı gideri olmak üzere 2.000.000,00-TL (ıslah sonrası 4.816.024,42-TL), maddi ve … (…) için 250.000,00-TL manevi tazminat, davacılardan … için 50.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 300.000,00-TL manevi tazminatın, 23/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile kaldırılarak, dosyanın Mahkemeye gönderilmesi üzerine, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının işgücü kaybı nedeniyle uğradığı maddi zararın 3.316.024,42-TL olarak hesaplandığı, davacının talebiyle bağlı olarak hesaplanan sürekli işgücü kaybı zararının davalı idarelerce kusurlarına karşılık gelen kısmının tazmin edilmesi gerektiği, davacı … (… ) … ''ın protez ve tedavi giderleri masraflarına ilişkin tazmini istemi değerlendirildiğinde; protez ihtiyacı ve maliyetinin Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi öğretim üyeleri tarafından yapılan değerlendirmesi sonucunda 3 yılda bir yenilenebileceğinden bakiye ömür süresince 19 defa protez değişikliği yapılacağından hareketle ile bakiye tutarın 180.357,95-TL olduğu sonucuna varıldığı, öte yandan diğer tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığının anlaşıldığı, davacının engelli hale gelmesi nedeniyle bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat istemi değerlendirildiğinde; 23.10.2011 tarihli deprem sonucunda her gün günlük ortalama 3 saat kadar başkasının bakımına muhtaç kalacağı bildirilen davacının bakıcı giderinin 33.719,67-TL olduğu sonucuna varıldığı, (sürekli iş gücü kaybı, protez ve tedavi giderleri ve bakıcı giderleri olmak üzere) toplam 3.530.102,04-TL maddi zarardan dolayı davalı Erciş Belediye Başkanlığı %24 oranında kusurlu olduğundan 847.224,48-TL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı %2 oranında kusurlu olduğundan, 70.602,04-TL ve yine aynı şekilde Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı %2 oranında kusurlu olduğundan 70.602,04-TL olmak üzere toplam 988.428,56-TL maddi tazminatının davalı idareler tarafından davacılardan … 'a taleple bağlı kalınarak ödenmesi gerektiği, manevi tazminat istemi incelendiğinde; olayın davacının bundan sonraki yaşamı üzerindeki etkileri, bu olayın meydana gelmesinde davacıya atfı kabil bir kusur durumununda bulunmadığı ve engelli olarak kaldığı da dikkate alındığında davacı … 'a davalı idarelerin kusur oranları dikkate alarak (toplam%28) 70.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine, yine olay nedeniyle üzüntü, acı, psikolojik çöküntü nedeniyle takdiren, babası … için davalı İdarelerin kusur oranları dikkate alınarak (toplamda %28) 14.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesinin hakkaniyete uygun bulunduğu, bu durumda, toplam 84.000 manevi tazminatın 72.000 TL'lik kısmının Erciş Belediye Başkanlığı(%24), 6.000,00 TL'lik kısmının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (% 2) tarafından, 6.000,00-TL'lik kısmının Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (% 2) tarafından davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle "davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE" karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarelerin maddi ve manevi tazminatın esasına ve davacıların manevi tazminatın düşük belirlendiğine dair istinaf başvurularının reddine, davacı ...'ın maddi tazminata yönelik istinaf başvurularının kabulüne, Van 2. İdare Mahkemesi'nin 09/02/2023 tarih ve E:2019/2125, K:2023/135 sayılı kararının "maddi tazminatın kısmen kabulüne" dair kısmının kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin 990.448,52-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine, kabulüne karar verilen 990.448,52 TL'lik maddi tazminatın; 848.955,88 TL'lik kısmının Erciş Belediye Başkanlığı tarafından (% 24 kusurlu olduğundan) davalı idareye başvuru yapıldığı 04/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine, 70.746,32 TL'lik kısmının Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından (% 2 kusurlu olduğundan) davalı idareye başvuru yapıldığı 17/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine, 70.746,32 TL'lik kısmının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından (% 2 kusurlu olduğundan) ...İdare Mahkemesi'nin (Dilekçe Ret 5.madde) kararı üzerine dava dosyasının açıldığı 19/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine, davacı ...'a gelecek dönem (günlük 3 saatlik) bakıcı giderinin 01/01/2024 tarihinden itibaren hayatta olduğu belgelendirilmek suretiyle her takvim yılı başında aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplanacak toplam tutardan davalı idarelerin kusurları oranında yıllık peşin olarak ödeme yapılmasına, Dava Dairelerinin (istinaf) karar tarihinden 01/01/2024 tarihine kadar olan döneme dair bakıcı giderinin de (günlük 3 saatlik) davacının talebi üzerine brüt asgari ücret üzerinden davalı idarelerce hesaplanarak kusurları oranında davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davacılar tarafından; zararın müşterek ve müteselsil olarak tahsiline karar verilmesi gerektiği, kusur oranları dahilinde davalı idarelerden ayrı ayrı tahsiline karar verilmiş olmasının adil ve hukuki olmadığı, reddedilen kısım üzerinden aleyhe vekalet ücreti takdiri ve yargılama giderine mahkum edilmelerinin hukuki olmadığı, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerine, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuki olmadığı, manevi tazminat miktarının çok düşük belirlendiği, bakıcı gideri konusundaki kararın yanlış olduğu, temyize konu kararın düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; idarelerine husumet yöneltilemeyeceği aleyhlerine tazminata hükmedilmesinin caiz olmadığı, söz konusu zarardan dolayı idarelerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, hizmet kusurlarından bahsedilemeyeceği, zarar ile idarelerinin iş ve işlemleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı, kaçınılmazlık indirimi uygulanması gerektiği, idareye başvurma tarihi itibarıyla faiz başlatılmasında isabet olmadığı, manevi tazminatın fazla olduğu, manevi tazminata faiz uygulanmasının hukuka uygun olmadığı, reddedilen kısım için hükmedilen vekalet ücretinin, idarelerin haklılık oranına hükmedilmesinin mevzuata ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
3- Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından; hasım mevkiinden çıkarılmaları gerektiği, idarelerine kusur affedilemeyeceği, idarelerinden tazmini talep edilebilecek bir zarar bulunmadığı, harçlardan muaf oldukları, manevi tazminat miktarının fahiş olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
4- Erciş Belediye Başkanlığı tarafından; davanın süresinde açılmadığı, tazmini istenen zararın idari eylemlerden değil, idari işlemlerden kaynaklandığı, dava açma süresinin 2577 sayılı Kanunun 12. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, meydana gelen zararla idareleri arasında illiyet bağı kurulamayacağı, davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddialar hakkında alınacak tedbirlerin Bakanlığın yetkisinde olduğu, idarelerinin kusuru bulunmadığı, İmar Mevzuatına aykırı yapılan yapı sebebiyle yapı sahibiyle müteahhidin ve fenni mesullerin sorumlu olduğu, binanın yıkılmasına sebep olan olayın doğal bir afet olduğu, zararın sebebi olarak sadece binanın özelliklerinin ileri sürülmesinin eksik değerlendirmeye sebebiyet vermekte olduğu, mücbir sebebin, zararla idari faaliyet arasındaki nedensellik bağını ortadan kaldıran etkenlerin başında geldiği, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, fahiş tazminata hükmedildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, idarelerinin inceleme ve denetleme konusunda herhangi bir ihmallerinin bulunmadığı, kararın usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğu, nispi karar harcının idarelere eşit bir şekilde tahsili kararı verilmesi gerekirken, davalıların kusurları oranında davalılara paylaştırılmasının Kanuna aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabul, kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, Van İli, Erciş İlçesinde bulunan ...Apartmanı'nın 23/10/2011 tarihinde Van İlinde meydana gelen depremde yıkılması sonucunda davacılardan ... (...)'ın enkaz altında kalarak bir bacağını kaybettiği ve olayda davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1. maddesinde, İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar tam yargı davaları olarak belirtilmiş ve idari davalar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyize konu kararın, protez bedeli ve yargılama giderleri dışındaki kısımları yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Öte yandan; davacının sağlık/hayat sigortasının bulunması halinde, sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılması durumunda ya da adli yargıda söz konusu deprem nedeniyle konutun yıkılmasında sorumluluğu bulunan özel kişilere karşı açılan tazminat davasında, özel hukuk hükümlerine göre davacının zararının tazmin edilerek karşılanması durumunda sigorta şirketince ödenen miktarın veya adli yargıda hükmedilen tazminat miktarının, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu ve diğer ilgili kurumlar tarafından protez bedeli ve bakıcı gideri olarak davacıya ödeme yapılması halinde de söz konusu ödemelerin de tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemesi için yapılacak tazminat ödemelerinde davalı idarelerce dikkate alınacağı açıktır.
Temyize konu kararın, protez bedeli ve yargılama giderleri kısmı yönünden ise;
Dosyanın maddi tazminat kalemlerinden olan protez bedeli yönünden incelenmesinden; Mahkeme tarafından ''protez ihtiyacı ve maliyetinin Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi öğretim üyeleri tarafından yapılan değerlendirmesi sonucunda 3 yılda bir yenilenebileceğinden bakiye ömür süresince 19 defa protez değişikliği yapılacağından hareketle ile bakiye tutarın 180.357,95-TL olduğu sonucuna varılmıştır.'' gerekçesiyle bakiye ömür süresi üzerinden yapılan hesaplama ile belirlenen protez bedelinin davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yine, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında bakıcı gideri yönünden yapılan değerlendirmede ise; ''Bakılan davada; her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararının bakıcı giderine ilişkin kısmı dışındaki maddi tazminatın hesaplanmasında herhangi bir hukuki isabetsizlik görülmemiş ise de, davacının maddi zarar kalemlerinden biri olan bakıcı giderine ilişkin kısmı incelendiğinde; tazminatın toplu olarak ödenmesine karar verilen durumlarda, bakıma muhtaç kişinin hesaplanan muhtemel yaşam süresinden daha erken bir tarihte vefatı halinde, idare aleyhine bir sebepsiz zenginleşme ortaya çıkabilmekte ve ödenen tazminatlar geri istenebilmektedir. Bu türden bir soruna yer verilmemesi açısından, bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat hesabının aşağıda belirtilen ilkelere göre yapılması gerekmektedir. Buna göre; 1-Bakımı üstlenilen kişinin hayatta olduğunun belgelendirildiği sürece bakıcı giderlerinin ödenmesine karar verilmesi, tazminat hesabına esas bakiye ömrün belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosunun esas alınması gerektiği, 2- Ödemenin her takvim yılı başında yıllık peşin olarak yapılması, 3- Bakımı üstlenilen kişinin bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat tutarının, aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması, 4- Anılan kriterler dikkate alınarak, olay tarihi ile mahkemece verilecek karar tarihi arasında geçen süre için bakıcı gideri tazminat tutarının bir bütün olarak hesaplanması, bu tutarının yasal faiziyle birlikte tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi ve bu kısım açısından nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, 5- Mahkemece verilecek karar tarihinden sonraki dönemler için yapılacak bakıcı gideri tazminatına ilişkin ödemelerin, davalı idarece re'sen kişinin yaşadığı tespit edilmek ve ilgili yıldaki brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmak suretiyle her takvim yılının başında peşin olarak yapılmasına karar verilmesi ve bu kısım açısından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu hesaplanacak zarar tutarına, yine bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek kusur oranının uygulanması suretiyle maddi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesi'nce Davacı ...'ın engelli hale gelmesi nedeniyle bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat istemi hakkında; 23.10.2011 tarihli deprem sonucunda her gün günlük ortalama 3 saat kadar başkasının bakımına muhtaç kalacağı nedeniyle 24.04.2013 tarihinden 31.12.2022 tarihine kadar olan dönem için bakıcı giderinin 33.719,67-TL olduğu tespit edilmiş ve idarelerin kusurları oranında (33.719,67-TL X %28) 9.441,50 TL tazminata hükmedilmiş ise de yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda gelecek döneme ilişkin bakıcı gideri hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiş ve maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılarak maddi tazminat istemi hakkında yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Bu kapsamda; davacının bakıcı giderinin 31.12.2022 yılına kadar hesaplandığı görülmekle birlikte istinafa konu karar tarihine kadar olan dönem için bakıcı giderinin ne kadar olduğunun belirlenmesi için ek bilirkişi raporu alınması gerekmekte ise de, 01.01.2023-23.06.2023 tarihleri arasında geçerli olan bürüt asgari ücretin (10.008,00 TL) biliniyor olması karşısında usul ekonomisi ilkesi gereğince dosya hakkında ek bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmeyerek Dairemizce yapılan hesaplama sonucu belirtilen tarihlere ilişkin bakıcı giderinin (3 saatlik bürüt asgari ücret X 173 gün) 7.214,10 TL ve toplam bakıcı giderine ilişkin maddi zararının da (33.719,67+7.214,10) 40.933,77 TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla davacının (sürekli iş gücü kaybı, protez ve tedavi giderleri ile bakıcı gideri olmak üzere) toplam maddi zararının 3.537.316,14 TL olduğu anlaşılmıştır.'' ... ''Öte yandan; bakıcı giderlerinin yukarıda yer verilen gerekçe doğrultusunda davalı idarelerin kusur oranları dikkate alınarak 01/01/2024 tarihinden itibaren davacının hayatta olduğunun belgelendirilmesinin ardından her takvim yılı başında aylık brüt asgari ücret üzerinden (günlük 3 saat bakıcı gideri) hesaplanarak yıllık peşin olarak ödemesi gerekmektedir. Diğer taraftan; Dava Dairemizin (istinaf) karar tarihinden 01/01/2024 tarihine kadar olan kıst döneme dair bakıcı giderinin de davacının talebi üzerine idarelerce hesaplanarak kusurları oranında davacıya ödeneceği açıktır.'' denilmek suretiyle bakıcı giderleri yönünden tazminatın toplu olarak ödenmesine karar verilen durumlarda, muhtemel yaşam süresinden daha erken bir tarihte vefat halinde, idare aleyhine bir sebepsiz zenginleşme ortaya çıkmasına sebebiyet verilmemesi bakımından, bakıcı giderinin yukarıda belirtilen ilke çerçevesinde ödenmesine ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; konu protez bedeli bakımından değerlendirildiğinde, davacının muhtemel yaşam süresinden daha erken bir tarihte vefat etmesi halinde, bakıcı gideri bakımından ortaya çıkacak olan idare aleyhine sebepsiz zenginleşme durumu, protez bedeli yönünden de aynı şekilde ortaya çıkacağından, bakıcı giderleri yönünden uygulanmasına karar verilen söz konusu ilkenin, maddi tazminat kalemlerinden olan protez bedeli yönünden de uygulanması gerektiği açık olduğundan, aksi yönde verilen temyize konu İdare Dava Dairesi kararında protez bedeli yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan; bozmaya uyularak yapılacak yargılamada, yargılama giderleri hususunda da yeniden karar verileceği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine, davalı idarenin temyiz istemlerinin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, maddi tazminatın protez bedeline ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının diğer kısımlarının ONANMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 18/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Manevi tazminatın, idarenin mevzuata aykırı olan eylem ve işlemleri neticesinde kişinin şeref ve haysiyetinin rencide edilmesi veya manevi yönden elem ve ızdırap duyulması durumlarına özgü olduğu açıktır. İdarelerin eylem ve işlemlerinden dolayı ilgililere manevi tazminat ödenebilmesi için idarenin ağır kusurunun bulunduğunun tespiti gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, meydana gelen olayda idarelerin manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şekilde ağır bir hizmet kusurundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakta olup, davacının manevi tazminat isteminin reddi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına bu yönden katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Temyize konu edilen İdari Dava Dairesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.