T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1353
Karar No:2023/3237
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACILAR):
1- …
2- …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğü Erzincan Şube Müdürlüğü tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca 15/09/2022 tarihinde gerçekleştirilen "3 Parti Halinde 5 Adet Yaban Keçisi ve 1 Adet Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi Kotasının Avlattırılması İşi" ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Erzincan ili, Akça, Kapıkaya, Kazankaya ve Dutluca Devlet Avlakları ile Konarlı-Yaylım Genel Avlağı sahalarının sadece gözlem noktası olarak belirlenen kısımlarında günün belli saatlerinde sayma yapılarak oluşturulan etüt-envanter çalışmaları sonucu hazırlanan ve dosyaya sunulan envanter raporlarında toplam popülasyon sayısına nasıl ulaşıldığına, birey sayılarının ne şekilde tespit edildiğine yönelik davalı idare tarafından herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, bu şekilde yapılan hesaplamaların sağlıklı sonuçlar elde etmeye elverişli olmadığı, davalı idarece sunulan teknik raporda da hatalı boynuz, çelek ve melez yaban keçileri/dağ keçisi yerine 7/8 yaş üzeri yetişkin bireylerin seçilme nedenlerinin ortaya konulmadığı, envanter çalışmalarında da sahalarda hatalı boynuz, çelek ve melez yaban keçilerinin ya da benzer şekilde çengel boynuzlu dağ keçilerinin bulunup bulunmadığı noktasında bir tespite yer verilmediği, popülasyon yoğunluğunun hesaplanmasında Köyceğiz YHGS'de elde edilen veriler baz alınarak varsayıma dayalı sonuçlara ulaşıldığı, önceden belirlenen bireylerin uygulama esnasında nasıl tespit edileceği ve özellikle tespit edilenlerin avlanmasının nasıl sağlanacağına ilişkin bir açıklama getirilmediği, avlanmanın uygulanma biçimine ilişkin esaslar incelendiğinde ise avlanma kıstaslarına uygun olmayan hayvanların da avlanabilmesinin ihtimal dahilinde olduğu ve kıstaslara uymayan hayvanların avlanılmasının sadece iki kat para cezası ile cezalandırıldığı, korunması gereken hayvan türleri arasında yer alan ihale konusu yaban hayvanlarının neslinin tükenmesine yol açılabileceği riskinin de göz önünde bulundurulması gerektiği dikkate alındığında, bilimsel verilere dayanılmadan tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, ülkemizde hayvanların korunmasına ilişkin mevzuatta kara avcılığına ilişkin mevzuat kurallarının saklı olduğunun belirtildiği, ihale konusu hayvanların neslinin tükenme tehlikesinin bulunmadığı, Bern Sözleşmesi'nde yaban keçisinin ülkemiz tarafından ihtirazî kayıt konulan hayvanlar arasında olduğu, "Korunan fauna türleri"ne ilişkin olarak ise av turizminin düzenlenebileceği, av turizmi kapsamında avına izin verilen memeli yaban hayvanlarının her yıl ülke genelinde envanter çalışmasının yapıldığı, yeterli hayvan popülasyonu bulunması hâlinde özellikle üreme yeteneğini kaybeden yaşlı bireylerin avına izin verildiği, ülkemizde ihale konusu hayvanların doğal yırtıcısı konumunda olan hayvanların büyük ölçüde neslinin tükendiği, avcılığın yırtıcı türlerin azaldığı alanlarda daha sağlıklı popülasyon oluşturmak için bir yöntem olduğu, her avlak ve tür için her yıl kota bildirim formlarının düzenlendiği, ihale konusu hayvanların da bu kotalar dahilinde belirlendiği, avın Bakanlık görevlisi eşliğinde gerçekleştirileceği, avlanma sonucunda elde edilen gelirle kırsal kalkınmanın destekleneceği belirtilerek dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğü Erzincan Şube Müdürlüğü'nce 15/09/2022 tarihli, tarihinde gerçekleştirilen, Erzincan ili, Akça Devlet Avlağı sınırları içerisinde 1 adet yaban keçisi, Kapıkaya Devlet Avlağı sınırları içerisinde 1 adet yaban keçisi, Kazankaya Devlet Avlağı sınırları içerisinde 1 adet yaban keçisi, Kazankaya Devlet Avlağı sınırları içerisinde 1 adet çengel boynuzlu dağ keçisi, Konarlı-Yaylım Genel Avlağı sınırları içerisinde 1 adet yaban keçisi ve Dutluca Devlet Avlağı sınırları içerisinde 1 adet yaban keçisi acente kotalarının satış işi ihalesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır.
Bu Kanun av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunların korunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yaban hayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av ve yaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunların takibi ve cezalarını kapsar." kuralına yer verilmiştir.
09/01/1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak, 20/02/1984 tarih ve 18318 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye'nin de tarafı olduğu Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesi'nin 2. maddesinde, "Akit taraflar, ekonomik ve rekreasyonel gereksinmeleri ve yerel olarak risk altında bulunan alt türler, varyeteler veya formların isteklerini dikkate alırken, yabani flora ve faunanın, özellikle ekolojik, bilimsel ve kültürel gereksinmelerini de karşılayacak düzeyde, popülasyonlarının devamı veya bu düzeye ulaştırılması için gerekli önlemleri alacaktır"; 6. maddesinde, "Her Akit Taraf II no'lu ek listede belirtilen yabani fauna türlerinin özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır (...)"; 7. maddesinde, "(1) Her Akit Taraf, III no'lu ek listede belirtilen yabani faunanın korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır. (2) III no'lu ek listede belirtilen yabani faunanın her türlü işletme şekli, 2. maddenin şartları göz önünde bulundurularak, popülasyonlarının varlığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde düzenlenmiş olacaktır. (3) Alınacak önlemler, a) Kapalı av mevsimlerini ve/veya işletmeyi düzenleyen diğer esasları, (...) kapsayacaktır." düzenlemelerine yer verilmiş; Sözleşme'nin "Kesin koruma altına alınan fauna türleri" başlıklı II no'lu eki listede Capra Aegagrus (Yaban keçisi), ''Korunan Fauna Türleri'' başlıklı III no'lu eki listede Rupicapra (Dağ keçisi) türleri sayılmıştır. Ancak yaban keçisi, ülkemiz şartlarında kesin koruma altına alınamayacak fauna türlerine dair ihtirâzi kayıt listesinde de yer almıştır.
14/04/2016 tarih ve 29684 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Av Turizmi Kapsamında Avlanmalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinin birinci fıkrasında, sürdürülebilir avcılık ve doğal hayatın korunması ilkeleri gözetilerek, popülasyonları ve yıllık artım miktarları belirlenmiş av ve yaban hayvanlarının av turizmi kapsamında yerli ve yabancı avcılarca avlanmalarına yönelik usûl ve esasları belirlemek, bu Yönetmeliğin amaçları arasında sayılmış; "Tür ve cinsiyet ile kotaların belirlenmesi ve avlanma şekli" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Özel avlak dışındaki avlak ve sahalarda avlanacak av ve yaban hayvanlarının tür, cinsiyet ve kotaları; etüt-envanter ve izleme çalışmalarıyla ildeki şube müdürlüğünce belirlenir ve Genel Müdürlüğe bildirilir. (2) Genel Müdürlüğe bildirilen kotalar; Komisyonca değerlendirilir, gerekçesi belirtilmek suretiyle değişiklikler de yapılarak onaylanır, av yılı av turizmi uygulama talimatı ile yürürlüğe girer. (3) Av organizasyonları, bek ve yürüyüş avı ile sürek avlanma şekilleriyle yapılır." kuralına yer verilmiştir.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun “Saklı hükümler” başlıklı 31. madesinde, “4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu ile 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu hükümleri saklıdır.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun; sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamak amacıyla 11/07/2003 tarih ve 25165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda da 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu hükümlerinin saklı tutulduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu avlanma ihalesinde avlattırılması öngörülen yaban keçisi 09/01/1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak 20/02/1984 tarih ve 18318 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye'nin de tarafı olduğu Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesi'nin II no.lu eki listesinde bulunmasına rağmen ülkemiz tarafından ihtirazî kayıt konulan listede yer almaktadır.
Öte yandan, 4915 sayılı Kanun'un 4. maddesine istinaden Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca belirlenen ve 29/04/2015 tarih ve 29341 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ''Koruma altına alınan yaban hayvanları memeliler'' listesinin 118. sırasında "av turizmi hariç" ibaresiyle Çengelboynuzlu dağkeçisi, 119. sırasında ise, "av turizmi hariç" ibaresiyle Capra aegagrus (Yaban Keçisi) türü yer almaktadır.
Yaban Keçisi, Bern Sözleşmesi'nin II no.lu eki listede bulunmakla birlikte ülkemiz tarafından sözleşmeye ihtirazi kayıt konulan listede de yer aldığından, ülkemizce taraf olunan sözleşmeye ihtirazi kayıt konularak ülkemiz şartlarına göre koruma altına alınmadığı, bu nedenle anılan yaban hayvanlarının av kapsamına alınabileceği, ihale konusu yaban hayvanları hakkında 4915 sayılı Kanun'un 4. maddesine istinaden çıkarılarak 29/04/2015 tarih ve 29341 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Orman ve Su İşleri Bakanlığınca Belirlenen Yaban Hayvanları, Av Hayvanları ve Koruma Altına Alınan Yaban Hayvanları Listesi Kararı'nın ''Koruma altına alınan yaban hayvanları memeliler'' listesinin 118. sırasında Çengelboynuzlu dağkeçisi, 119. sırasında ise Capra aegagrus (Yaban Keçisi) türü "av turizmi hariç" ibareleriyle yer aldığından, anılan yaban hayvanlarının av kapsamına alınmasında gerek uluslararası sözleşmelere gerek yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, avlanılacak yaban hayvanlarının sayılarına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin bilimsel, somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılıp yapılmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bursa Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı ABD öğretim üyesi Prof. Dr. …, Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. …, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ABD öğretim üyesi Dr. …, Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Entomolojisi ve Koruma ABD öğretim üyesi Dr. … ve Cerrahpaşa Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Entomolojisi ve Koruma ABD öğretim üyesi Doç. Dr. …'ten müteşekkil uzman grubu tarafından "uluslararası düzeyde av turizmi potansiyeline sahip ülkemizde yaşayan Yaban Keçisi (Melez yaban keçisi dahil - Capra aegagrus), Ceylan (Gazella marica), Çengelboynuzlu Dağ Keçisi (Rupicapra rupicapra), Anadolu Yaban Koyunu (Ovis gmelini anatolica), Kızıl Geyik (Cervus elaphus) ve Karaca (Capreolus capreolus) türlerinin av turizmi kotalarının belirlenmesi amacıyla" Av Turizmi Uygulamaları Hakkında Teknik Rapor hazırlanmıştır. Söz konusu raporda; "Yaban hayatı tarım, orman ve balıkçılık gibi sürdürülebilir doğal bir kaynaktır. Bu doğal kaynağın düzenlenmesinde ve yaban hayatı yönetiminde avcılık en önemli araçların başında gelmektedir. (...) Av turizmi kapsamında avına izin verilen ve rapora konu olan türlerin envanterinin 19/09/2006 tarih ve 145 sayılı Bakanlık Makam Oluru çerçevesinde yapılmakta olduğu, söz konusu Olur’da yer alan envanter tekniklerinin (Yerden Doğrudan Gözlem Metodu ile Total Sayım (GÖZLEK METODU) ve Örnek Alanlarda Sürek-Bek Metodu ile Doğrudan Sayım Metodunun (SÜREK-BEK METODU), Prof. Dr. …’nun yazdığı ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün yayınladığı “YABAN HAYATI ENVANTERİ” isimli kitapta yer aldığı ve gelişmiş ülkelerde olduğu şekilde Leopold (1933) ve Sinclair ve ark., (2006) gibi kaynaklarda kullanılan bilimsel tekniklere uygun olduğu tespit edilmiştir.
Hazırlamış olduğumuz raporda her avlak için popülasyon büyüklükleri, eşey oranları ve hayvan yoğunlukları ayrı ayrı değerlendirilmiş ve hasat miktarları buna göre verilmiştir. Ülkemizde av hayvanlarının hasat miktarlarını dünyadaki diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda ülkemizdeki hasat miktarı birçok ülkeye göre düşüktür. (...) Bizim ülkemizde ise yaban hayvanlarının hasat oranı %1 civarındadır. (...)
Raporda önerilen “Hasat Oranları ve Miktarı” bu türlerin soyunu tehlikeye kesinlikle atmayacaktır.
Dünyada avcılığı yapılan türlerin sayılarında olumlu artışlar gözlenmektedir. Çünkü avlanan türler avcılar tarafından korunmakta ve geliştirilmektedir. Ayrıca bilimsel yöntemlere dayalı hasatlar, popülasyonun yaş piramidi göz önünde bulundurularak yapıldığından daha sağlıklı popülasyonlar ortaya çıkması garanti altına alınmaktadır. Planlanmış ve düzenli avcılıkla türü tamamen yok edilmiş bir canlı bulunmamaktadır. (...)
Bir popülasyona dışarıdan müdahale edilmediğinde ve habitat ekolojik taşıma kapasitesine ulaştıktan sonra popülasyondaki artış sıfıra yaklaşır. Bu popülasyon hasat edildiğinde yavru, genç ve gebe bireylerin kaynaklara (besin, su, örtü ve alan gibi) ulaşması kolaylaşır ve böylelikle avcılık sonrası daha fazla kaynağa ulaşan popülasyonda geride kalan genç bireylerin hayatta kalma şansları artar. Tabloya dahil etmediğimiz şelek yaban keçisi hasat miktarı ile melez ve hatalı boynuza sahip yaban keçilerinin avcılık yoluyla popülasyondan uzaklaştırılması biyolojik çeşitliliğin artışını ve rekabetin azalmasını sağlayarak genç ve sağlıklı bireylerin yer , alan, örtü, besin ve su gibi kaynaklara ulaşımını kolaylaştırıaktır. Sonuç olarak bunların tespiti halinde avlak, YHGS ve milli parklarda avcılık yoluyla doğadan uzaklaştırılması komisyonumuzca uygun görülmüştür.
Ülkemizdeki av turizmi uygulamalarında trofeli yaşlı ve erkek bireylerin hasadı yapılmaktadır. Örneğin yaban keçilerinde güçlü ve cüsseli yaşlı erkek bireyler üreme/döl kaliteleri giderek düşmesine rağmen çiftleşmeye katılmaya devam etmektedir. Genç erkeklerin üreme yeteneği daha yüksektir. Fakat yaşlı ve güçlü tekelerin varlığı, genç erkeklerin çiftleşmeye katılmasını engellemektedir. Mainguy & Côté, (2008) araştırmasında, yaşlı ve üreyim kabiliyeti düşük erkeklerin çiftleşmeye katıldığı dönemlerde doğum oranlarında azalma görüldüğünü bildirmiştir.
Av turizminden elde edilen gelirlerin köy tüzel kişiliğine – belediye başkanlıklarına aktarılması kırsal kalkınmaya katkı sağlamaktadır.
Av turizmi için sahaya gelen yerli ve yabancı turistler konaklama, ulaşım, araç kirası, yeme-içme, yöre halkından av kılavuzu, sürekçi ve çantacıların işlendirilmesi gibi harcamalar yapmakta böylelikle yöre halkına ek bir gelir kapısı oluşmaktadır.
Av ve yaban hayvanlarının denetim altında hasat edilmesi (Av turizmi), bu kaynakların rekreasyonel ve turistik yönlerden değerlendirilerek ülke turizmine ve ulusal ekonomiye önemli girdi sağlaması ve katma değer oluşması anlamına gelmektedir.
(...) tüm gelişmiş ülkeler avcılık ve avcılığın yönetimiyle ilgili burada ve ekli raporlarda açıklamaya çalıştığımız şekildeki kurallarıyla avcılığı ve yaban hayatını yönetmeye çalışmaktadır. (...)
Yasal avcılık faaliyetlerinin olduğu dönemlerde, yasal avcılar ile DKMP Av koruma personelinin avlaklarda olması sebebiyle kaçak avcılar sahaya girememektedir. Dolayısıyla yasal avcılık ve av turizmi uygulamaları kaçak avcılığa karşı koruma görevi de görmektedir. (...)
Sürdürülebilir Hasat Miktarı yönteminde, popülasyonun birey başına düşen artış oranının dörtte biri ürün olarak alınır ve çevre şartları ne olursa olsun popülasyondaki birey sayısının içsel artışından çok daha azı alındığı için popülasyon korunur. Bu hasat yönteminde hasat sonucu ortaya çıkan rakam tüm yaş ve eşey sınıflarına oranlanmakta ve bunlardan seçilen bireyler avlanmaktadır. Ancak ülkemizde rapora konu türlerin avcılığı av turizmi kapsamında gerçekleştirilmektedir. Buna göre ise av turizmi kapsamında belirli yaşta erkeklerden elde edilecek hasat miktarı olarak değerlendirilmektedir (Hs: tür bazlı H5, H6, H7 ve H8 gibi). Raporumuzda önerdiğimiz 2 tip hasat yönteminin hangisi seçilirse seçilsin hiçbir şekilde türün neslini tehlike altına almayacaktır. (...) Buna göre 2022 – 2023 Av sezonunda Av Turizmi Kapsamında avlanan türler için önerdiğimiz avcılık kotaları Ek-2’de verilmiştir." ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Anılan raporun ekinde (Ek-2) verilen liste incelendiğinde; listenin 1. sayfasında Erzincan ilinde 1 adet çengel boynuzlu dağ keçisi ve listenin 14. sayfasında Erzincan ilinde 6 adet yaban keçisi hasadının bilimsel açıdan uygun olacağı belirtilmiştir.
18/04/2022 tarih ve 5071750 sayılı Bakanlık Makam Olur'u ile kurulmuş olan "Av ve Yaban Hayatı Bilim Kurulu", 31/05/2022 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nde toplanmış ve 3 numaralı kararı ile "Tarım ve Orman Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısı ile kurulan 5 kişilik uzman grubu tarafından hazırlanan 'Av Turizmi ve Bu Kapsamdaki Türlerimizin Hasadının Değerlendirilmesi' raporunun uygun olduğuna ve bilimsel açıdan sakınca olmadığına" karar verilmiştir.
Bu kapsamda, avına izin verilen memeli yaban hayvanlarının her yıl ülke genelinde envanter çalışmasının yapıldığı, yeterli hayvan popülasyonu bulunması hâlinde özellikle üreme yeteneğini kaybeden yaşlı bireylerin avına izin verildiği, ülkemizde ihale konusu hayvanların doğal yırtıcısı konumunda olan hayvanların büyük ölçüde neslinin tükendiği, avcılığın yırtıcı türlerin azaldığı alanlarda daha sağlıklı popülasyon oluşturmak için bir yöntem olduğu, her avlak ve tür için her yıl kota bildirim formlarının düzenlendiği, ihale konusu hayvanların da bu kotalar dahilinde belirlendiği, avın Bakanlık görevlisi eşliğinde gerçekleştirildiği, avlanma sonucunda elde edilen gelirle kırsal kalkınmanın desteklendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, söz konusu yaban hayvanlarının ''Koruma altına alınan yaban hayvanları memeliler'' listesinde "av turizmi hariç" ibaresiyle yer aldığı, yaban keçisinin ise Bern Sözleşmesi'nin II no.lu eki listede bulunmasına rağmen ülkemiz tarafından ihtirazî kayıt konulan listede de yer aldığı, belirlenen kotaların tüm dünyada kabul edilen yöntemlerle yapılan hesaplamalarla örtüştüğü, avlanacak hayvan sayılarının yaban hayvanı popülasyonlarının gelişimini engellemeyeceğinin ve sürdürülebilirliğini tehlikeye atmayacağının bilimsel verilerle ortaya konulduğu anlaşıldığından, yaban hayvanlarının sayısına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin davalı idare tarafından somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılarak, gerekli tedbirler de alınmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. DAVANIN REDDİNE,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL ilk derece yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5. Toplam …-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
6. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca temyiz aşamasında tahsil edilmeyen toplam …-TL temyiz harcının davacılardan tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydedilmesine, gereği için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
8. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
9. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.