T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1371
Karar No : 2023/5591
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : …Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15., 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, OHAL döneminde olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, yürütme organının işlemi ile cezalandırılamayacağı, hiç kimsenin içeriğini bilmediği MGK kararlarına uymadığı gerekçesiyle suçlanamayacağı, FETÖ/PDY yapılanmasının ilk kez 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla örgütü ilan edildiği, bu tarihten önceki faaliyetleri nedeniyle ceza verilemeyeceği, bankaya para yatırma, sendika üyesi olma ve çocuğunu özel okula gönderme gibi işlendiği zaman yasal olan faaliyetlerin dayanak olarak gösterilemeyeceği, sadakat yükümlülüğünün ne şekilde yerine getirilmediği hususunun delillendirilmediği, ByLock içeriklerinin suç unsuru içermediği, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin hard disk ve flaş belleğin bir örneğinin kendisine verilmemesi neticesinde çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, terör suçlamasının 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylemlere geriye dönük olarak uygulanamayacağı, herhangi bir mahkeme kararı ya da herhangi bir suç şüphesi gösterilmeden ve yargılama yapılmadan terör örgütü üyesi ilan edilerek diğer bireylere göre açık bir ayrımcılığa tabi tutulmasıyla ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, hakkın özüne dokunma yasağı, ölçülülük ilkesi, doğal hâkim ilkesi, kanunla önceden kurulmuş mahkeme önünde yargılanma hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesi, kanun önünde eşitlik ilkesi, örgütlenme özgürlüğü, barışçıl toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğü, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacının …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla yapılan yargılamasında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle 3 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan davacının ikrar mahiyetindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.