T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1376
Karar No:2023/4666
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Ürünleri İnşaat Nakliye Sanayi veTicaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına … tarih ve … sayı ile verilen LPG Dağıtıcı lisansının iptal edilmesi sebebiyle yeni lisans başvurusu kapsamında ödenen 177.900,00-TL lisans bedelinin iadesi için 27/04/2015 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun idarece reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile 177.900,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin … tarih ve E:… K:… sayılı kısmen onama kısmen bozma kararı üzerine, bozulan kısımlar yönünden bozma kararına uyularak verilen kararda; nispi vekâlet ücreti ve nispi karar harcı yönünden; dava dilekçesinde dava konusu işlemin iptali yanında ödenmiş bulunan tutarın iadesi istemine de yer verildiği, davacının ödemiş olduğu tutarın iadesi talebinin, iptal davasının bir sonucu olduğu, iptal davası ile birlikte ileri sürülen nedenlerle iade talebinde bulunulduğu, tahsil edilen tutarın iadesine yönelik davalı idarenin sorumluluğundan söz edilemeyeceği, idareye tazminatı gerektirir herhangi bir hizmet kusuru atfedilemeyeceği, bu durumda, davanın konusunun "maddi tazminat" olarak nitelendirilemeyeceği gözetilerek vekâlet ücretinin ve harcın maktu olarak belirlenmesi gerektiği; davacıdan tahsil edilen ceza bedellerinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden ise; hukuka aykırılığı mahkeme kararı ile saptanmış işlem nedeniyle davacının hiç ödememesi gereken bir meblağı idareye ödediği ve geri ödeme yapılıncaya kadar bu meblağın getirisinden yoksun kaldığı açık olup, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle bozma kararı öncesinde verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı olarak belirlenen 1.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacıya ödenmesine karar verilen miktara ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizin de hesaplanarak davacıya ödenmesine, Mahkemelerinin 28/01/2016 tarih ve E:2015/1746, K:2016/197 sayılı kararının yargılama giderlerine ilişkin hüküm kısmına, temyiz aşamasında karşılanan yargılama giderlerinin de ilavesi ile bulunan ve nispi karar harcı dışındaki davacı tarafından karşılanmış 474,15-TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, maktu karar harcı olan 27,70-TL'nin mahsubu sonucu kalan ve davacı tarafından fazladan yatırılan 12.124,65 TL nispi karar harcının istemi hâlinde, artan posta giderinin talep edilmesi hâlinde derhal, talep edilmemesi hâlinde ise karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan denetimler sonucu Kurul tarafından lisans iptaline karar verilmesi ile yeni bir lisans başvurusu üzerine lisans verilmesine karar verilmesi işlemleri farklı farklı idari işlemler olduğu, ilk lisansın idarece iptal edilmesi işlemine karşı açılan davada … İdare Mahkemesi'nce verilen iptal kararının gerekçesinin idarece ön araştırma ve soruşturma yapılmaması olduğu, bu kararın ikinci lisansla veya ona ilişkin idari işlemle ilgili olmadığı, dolayısıyla iptal kararı ile davacı şirketin yargılama sonucunu beklemeyip yeniden lisans başvurusunda bulunması ve yeni lisans alması arasında sebep sonuç ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle ikinci lisans için ödenen lisans bedelinin iade edilmesi yönündeki davacı şirket talebinin reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle vekâlet ücreti ile karar harcının maktu olarak belirlenmesi ve ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizin davacıya ödenmesi yolundaki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.