T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1389
Karar No : 2023/1443
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_ÖZETİ: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN_ÖZETİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirket tarafından, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun uyarınca üreticisi olduğu … marka, … mobil telefon cihazlarından alınan numunenin incelenmesi neticesinde, ürünlerinde anılan Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasına aykırı davranıldığı ve bu sebepten ötürü aynı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereğince 19.285,50 TL idari para cezası verilmesine dair Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun … seri ve sıra numaralı kararının iptali ve % 25 indirimli olarak ihtirazı kayıtla ödenen 14.464,12 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, anılan kararın davacı vekili tarafından Danıştay'a hitaben verilen 24/01/2023 kayıt tarihli dilekçe ile temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun'un anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin, 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin, 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği, kurala bağlanmıştır.
Düzenleyici ve denetleyici kuruluşlarca tesis edilen işlemler hakkında açılan davaların temyiz kanun yolu incelemesine tabi olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi için öncelikle anılan kuruluşlarca tesis edilen işlemlerin hukuki niteliğinin (piyasa veya sektöre ilişkin olup olmadığının) ortaya konulması gerekmektedir.
Düzenleyici ve denetleyici kuruluşlarca, görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak “düzenleme, izleme, izin verme ve kural koyma” fonksiyonlarını kullanarak piyasa veya sektöre düzen vermenin, piyasa veya sektörün düzenini kurup korumak için düzenleyici işlemler tesis etmenin yanı sıra bu mahiyette olmayan kararlar da alınmaktadır. Anılan kuruluşlar “denetleme” fonksiyonunu kullanarak ilgili mevzuata ve kendilerince tesis edilen düzenleyici işlemler ile getirilen kurallara aykırılık hallerinde piyasa veya sektördeki aktörlere idari para cezaları uygulamakta olup; bu para cezalarının, anılan kuruluşların görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili yukarıda çerçevesi çizilen kararlardan olduğundan bahsedilmesi mümkün görünmemektedir.
Bu durumda, davacı şirket tarafından, 19.285,50 TL idari para cezası verilmesine dair kararın iptali ile % 25 indirimli olarak ihtirazı kayıtla ödenen 14.464,12 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği ve davaya konu edilen parasal miktarın da temyiz parasal sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, … Bölge İdare Mahkemesince davacı şirketin istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtildiğinden, temyiz aşamasında yatırılan ... TL harç ile posta avansı miktarından artan kısmın isteği halinde davacıya iadesine, 21/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.