T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1429
Karar No:2023/3235
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü Mersin Şube Müdürlüğü'nce Tarsus-Hopur-Topaşır YHGS, Çamlıyayla Cehennemderesi YHGS 1-2-3, Tarsus Kadıncık Vadisi YHGS 1-2-3-4, Mut Kesteldağı YHGS, Silifke Cılbayır DA, Silifke Kırtıl DA, Silifke Ağıldere (Eski Seyranlık) DA, Silifke Hisar-Gedik Dağı YHGS 1-2, Hisar Gedik Dağı YHGS, Gülnar Azıtepe DA, Anamur Sugözü DA avlak sahalarında 17 parti hâlinde toplamda 36 yaban keçisi için 03/10/2022 tarihinde gerçekleştirilecek olan ihalelerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdari Dava Dairesi'nce verilen kararda; Mersin Barosu Başkanlığı yönünden; dava konusu ihale işleminin davacı Baro tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemediği gibi avukatlık mesleğine yönelik de herhangi bir etkisinin olmadığı; öte yandan, anılan Kanun ile barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel alâkası bulunmayan konularda da dava açma imkânı vermeyeceği, aksinin kabulü hâlinde baroların başta diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını ilgilendiren konular olmak üzere menfaat alakalarının bulunmadığı her konuda dava açabilmeleri sonucunu doğuracağı ve bunun ise idarî yargıda dava açma ehliyetine ilişkin düzenlemenin amacına aykırı olacağı dikkate alındığında, dava konusu ihale işlemleri ile Mersin Barosu Başkanlığı'nın menfaat alâkasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı İbrahim Hakkı Koç yönünden; dava konusu ihalelerin, uluslararası sözleşmenin ilgili maddesine ihtirazı kayıt koyulmuş olması nedeniyle, mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiği, belirlenen kotaların tüm dünyada kabul edilen yöntemlerle yapılan hesaplamalarla örtüştüğü, avlanacak hayvan sayılarının yaban hayvanı popülasyonlarının gelişimini engellemeyeceği ve sürdürülebilirliğini tehlikeye atmayacağının bilimsel verilerle ortaya konulduğu, dolayısıyla dava konusu ihalelelerin kapsamlı, teknik, somut ve bilimsel verilere dayanarak yapılan analizler sonrasında gerçekleştirildiği, önceden belirlenen hayvanların uygulama esnasında tespitinin sağlanmasının mümkün bulunduğu, kıstaslara uymayan hayvanların avlanılmaması hususunda gerekli tedbir ve önlemlerin alınmak suretiyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu ihale işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacı İbrahim Hakkı Koç yönünden davanın reddine, davacı Baro yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Baronun dava açmakta ehliyetli olduğu, yaban keçilerinin avlanmasının Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, kesin koruma statüsündeki yaban keçilerini korumak için tedbirler alınması gerekirken spor ya da turizm adı altında bu hayvanların öldürülmesi için kamu gücünün kullanılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, mevzuat çerçevesinde belirlenen kriterler doğrultusunda av turizmine konu türlere ilişkin olarak envanter çalışması yapıldığı, envanter çalışması sonunda ihale konusu avlaklar için yıllık avlanma kotasının belirlenmesi için rapor hazırlandığı, Bölge Müdürlüklerince teklif edilen kotaların her yıl Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Av Turizmi Komisyonunca değerlendirildiği, gerekçesi belirtilmek suretiyle değişiklikler yapılarak onaylandığı, Bölge Müdürlüklerinden Genel Müdürlüğe gönderilen tür, saha ve popülasyon bazlı etüt ve envanter veriIeri göz önüne alınarak, sahada olması gereken en düşük ve en uygun sayısal büyüklük ile bunların ışığı altında avlattırılabilecek kota miktarının avlak ve saha bazında yürürlükteki mevzuata ve yaban hayatı ekolojisi bilimine uygun olarak belirlenmesi için çeşitli üniversitelerin yaban hayatı konusunda uzmanlarına teknik raporlar hazırlattırıldığı, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca kurulan "Av ve Yaban Hayatı Bilim Kurulu'nca" 31/05/2022 tarihinde yapılan toplantıda alınan karar ile raporun uygun olduğuna ve bilimsel açıdan sakınca olmadığına karar verildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddi kısmen de ehliyet yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemleri hâlinde davacılara iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.