T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1442
Karar No:2023/3424
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2. (DAVACI) … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2011 yılı yıllık net satış hasılatının tamamı üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptali üzerine, davalı idareye 30/04/2012 tarihinde ödenen 3.086,119,98-TL'nin mahkeme kararına istinaden taraflarına 18/09/2020 tarihinde iade edildiği, ödeme tarihinden iade tarihine kadar ödenen miktarın taraflarınca kullanılamadığından bahisle şirketin uğradığı zararın giderilmesi için 3.349.264,55-TL faiz ödenmesi istemiyle yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemelerinin 16/05/2022 tarihli ara kararı ile davalı idareden "Davacı şirket tarafından, 30/04/2012 tarihinde ödenen 3.086,119,98-TL'nin faizinin (ödeme tarihinden itibaren) hesaplanarak gönderilmesinin istenilmesine" karar verildiği, ara kararına verilen cevapta hesaplanan faizin 2.033.823,82-TL olduğunun belirtildiği, davacı şirketin 2011 yılı yıllık net satış hasılatının tamamı üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, davacı şirketin ödemiş olduğu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu olduğundan, davacı şirketin ödemiş olduğu paranın 2.033.823,82-TL yasal faiz tutarının kendisine ödenmesi gerekirken ödenmemesine ilişkin dava konusu işlemde bu kısım yönünden hukuka uygunluk; 2.033.823,82-TL'yi aşan kısmın ödenmemesi yönünden ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDELERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, faiz hesabı için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davalı idarenin ara karar cevabına göre karar verilmesinin silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğu, TTK m.3'e göre yasal faiz tutarı üzerinden hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, ciddi miktarda enflasyon farkı bulunduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, evrensel hizmet katkı payının iadesine ilişkin Mahkeme kararında faiz ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, geri ödeme 18/09/2020'de yapılmasına rağmen faiz için başvurunun çok sonra 07/07/2021 tarihinde yapıldığı, davanın süreden reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından, temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Kısmen dava konusu işlemin iptali kısmen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06/07/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.