T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1455
Karar No:2023/2920
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait Ordu ili, Perşembe ilçesi, … Mahallesi, …Caddesi, No:… adresinde bulunan … isimli iş yerinin, yakınında bulunan ibadethane ile arasındaki mesafenin 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nda öngörülen asgari mesafe koşulunu taşımadığından bahisle "Açık Alkollü İçki Satış Belgesi"ne esas asgari mesafe uygunluk belgesi verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu iş yeri ile yakınında bulunan ibadethane arasındaki mesafe ölçümünün mevzuata uygun yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda özetle, "... isimli iş yeri ile … Camii arasındaki yaya mesafesinin 116,50 metre olduğu, en yakın kapı olarak ölçülmüş olan, yerinde ok işareti bulunan ve içerisinin görünmesini engelleyecek şekilde oluklu malzeme ile kapatılan kapı ile cami arasındaki mesafenin 40 metre olarak ölçüldüğü, ... Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü sorumluluğundaki yolda dava konusu alan ile cami arasında yaya geçidi olmadığı, idarenin yaptığı ölçüm ile tarafımdan yapılan ölçüm arasındaki farklılığın belli bir yaya geçidinin olmamasından kaynaklandığı, fiilen kullanılamayan iş yeri kapısından ölçü alınmasının mevzuata uygun olmadığı, yapılan ölçümlerden birinci ölçümün mevzuata uygun olduğu, ikinci ölçümün mevzuata uygun yapılmadığı, iş yerine yaya kurallarına göre gidilebilecek en kısa mesafenin dikkate alınması gerektiği hâlde kapalı olan kapının esas alınmasının iş yerine mesafe uygunluk belgesi verilmemesine neden olduğu, … isimli iş yerinin fiilen kullanılan mevcut girişinin 100 metre mesafe koşulunu sağladığı ..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idare vekilince itiraz edilmiş ise de, söz konusu itirazın teknik ve bilimsel içeriğiyle bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına engel nitelikte olmadığı, bu durumda, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda Gramofon isimli açık alkollü içki satışı yapılan istirahat ve eğlence yeri ile en yakın ibadethane arasında yapılan ölçüm sonucunda mesafenin 116,50 metre olarak tespit edildiği gözetildiğinde, 4250 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca davaya konu iş yeri için asgari mesafe şartı uygunluk belgesi verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 4250 sayılı Kanun'la asgari mesafe koşulu öngörülmesindeki amacın katı bir matematiksel hesapla belirli ölçüler belirlemek olmadığı, amacın sosyal hayatın uyumlu işleyişini sağlamak olduğu, kanunun yalnızca lafzıyla değil ruhuyla da uygulanması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece mesafe ölçümü yapılmadığı, yaya olarak kapıdan kapıya ölçümün dışında davaya konu iş yeri ile ibadethane arasındaki mesafenin aslında son derece yakın olduğunun da tespit edildiği, bu açıdan irdelendiğinde bilirkişi raporunun dava konusu işlemin hukuka uygunluğunu doğrulayan bir nitelikte olduğu, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.