T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1458
Karar No : 2023/2084
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin 3. Bölüm, 45. maddesi gereği ayın 15'inde aylıklarla birlikte ödenmesi gereken ek ödemelerin %20 artırımlı ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …. sayılı yazı ile bildirilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı sendikanın, 6. Dönem Toplu Sözleşmenin 3. Bölüm 45.maddesi gereği ayın 15'inde aylıklarla birlikte ödenmesi gereken ek ödemelerin %20 arttırımlı ödenmesi istemiyle, bireysel hakları doğrudan muhtel olan sendika üyeleri veya verdikleri yetki doğrultusunda, onları temsil yetkisi kapsamında üye oldukları sendikalar tarafından tam yargı davası açılabileceği açık olup, bakılan davada belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden, toplu sözleşme hükümlerine dayalı parasal hak talebine yönelik davada anılan sendikanın ehliyetli olmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4688 sayılı Kanun'un 19. maddesinin (f) bendinde "ortak hak ve menfaatlerin izlenmesinde" veya "hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda" üyelerini veya mirasçılarını yönetim ve yargı organlarının önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak sendika ve konfederasyonların kuruluş amaçları doğrultusunda bulunabilecekleri faaliyetler arasında sayıldığına göre sendikanın üyelerinin hak ve menfaatleri bakımından dava açmada ehliyetli olduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun benzer yönde kararları bulunduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı Sendika tarafından, davalı Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörlüğü'ne müracaat edilerek 6. Dönem Toplu Sözleşmenin 3. Bölüm 45.maddesi gereği ayın 15'inde aylıklarla birlikte ödenmesi gereken ek ödemelerin %20 arttırımlı ödenmesi talep edilmiştir.
Davalı İdarece, başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … yazı ile bildirilen … tarih ve … sayılı işlem tesis edilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, sendika, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanmış, "Sendika ve konfederasyonların yetki ve faaliyetleri" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, "Üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukukî yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak" sendika ve konfederasyonların yetki ve faaliyetleri arasında sayılmıştır.
25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6.Dönem Toplu Sözleşmenin Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin 3. Bölümünün "İlave ek ödeme puanı" başlıklı 45. maddesinde, "4 üncü ve 5 inci maddelerin birinci cümlelerinin uygulanmasında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre belirlenen ek ödeme oranları %20 arttırımlı uygulanır" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Bir iptal davasının açılabilmesi ve idari yargı mercilerinin bu davayı ön koşullar yönünden kabul edebilmesi için 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca dava dilekçeleri "ehliyet" yönünden de incelenmektedir. Dolayısıyla, iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu doğurmaktadır.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulu, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılmasına ve sürdürülmesine ilişkin bir husustur. Dolayısıyla, kişisel menfaat ihlali kavramının, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
Bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının menfaat ilgisini kurdukları idari tasarrufları, iptal davası yoluyla idari yargı önüne getirmelerinin, idarenin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin sağlanmasıyla "Hukuk Devleti" nin gerçekleştirilmesine hizmet edeceği; soruna bu açıdan bakıldığında, idari yargıya özgü bir dava türü olan "iptal davası" nı açan gerçek veya tüzel kişilerin, dava açmakla ulaşmak istediği amaç bakımından klasik anlamda "davacı" dan farklı olduğu tartışmasızdır.
Aksi yönde bir anlayış, iptal davasının ön koşullarından olan "menfaat ihlali"ni "hak ihlali" ne yaklaşan bir tarzda yorumlama sonucunu yaratır ki, bu durumun idari yargının varlık nedeni ile de yasa koyucunun amacı ile de bağdaşmayacağı açıktır.
Bu itibarla, bir idari faaliyet ile, dava açma ciddiyetini sağlamaya yetecek ölçüde muhatap olup, menfaat ilgisini kuran kişi ve kuruluşlar söz konusu faaliyetle ilgili idari işlemlerin iptali istemiyle dava açabilirler. Kamu görevlileri sendikasının dava açma ehliyetinin de bu açıdan ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun ilgili hükümlerinin değerlendirildiği 03/03/2006 tarihli E:2005/1, K:2006/1 sayılı kararında, 4688 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevlileri sendikalarına, üyelerinin haklarını korumak amacıyla tanınmış olan dava açma hakkının kullanımında sınırlamaya gidilmesinin, Anayasa'nın hak arama hürriyetine ilişkin 36. maddesi kuralına uygun düşmeyeceği vurgulandıktan sonra, Danıştay Daireleri arasında, sendikaların, genel düzenleyici işlemlere karşı dava açabilmeleri konusunda içtihat farklılığı bulunmadığı; kamu görevlileri sendika ve üst kuruluşlarının, üyelerinin ortak, ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için kurulmuş tüzel kişilikler olarak diğer tüm tüzel kişilere tanınan kuruluş amaçları çerçevesinde ve bu amaçları gerçekleştirecek ölçüde yetkili organları vasıtasıyla taraf ve dava ehliyetlerinin bulunduğu, bu nedenle, maddede öngörülen temsil yetkisinin gayesinin başka olduğu açıklanmıştır.
Yukarıda alıntı yapılan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında da açıklandığı gibi, kamu görevlileri sendikalarının, kuruluş amaçlarını gerçekleştirecek ölçüde yetkili organları vasıtasıyla taraf ve dava ehliyetleri bulunmaktadır.
Olayda, davacı Sendika'nın, davalı Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörlüğü'ne müracaat ederek, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin 3. Bölüm 45.maddesi gereği ayın 15'inde aylıklarla birlikte ödenmesi gereken ek ödemelerin %20 artırımlı ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın; her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından, tek tek üyelerin yoksun kaldığı tutara yönelik bir tam yargı davası olarak nitelendirilmiş olmakla birlikte, esasında üyelerinin tümünün parasal hakkının ödenmesine ilişkin bir istemin reddi niteliğindeki … tarih ve … sayılı işlemin iptaline yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan anılan istemin, 4688 sayılı Kanunda yer verilen "ortak hak ve menfaatlerin izlenmesi" ifadesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacı Sendikanın bakılmakta olan davada kişisel ve güncel menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu sebeple, bu hususta davacı Sendikanın ehliyetli olduğu sonucuna varıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 13/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.