T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1570
Karar No : 2023/2703
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacı; İzmir Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4 maddesi uyarınca "12 ay uzun süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine hükmedilmiş olup; anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 15/05/2018 günlü, E:2016/25241, K:2018/14219 sayılı kararıyla bozulmuştur.
… İdare Mahkemesinin, Danıştay Beşinci Dairesinin 15/05/2018 günlü, E:2016/25241, K:2018/14219 sayılı bozma kararına uyularak verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiş olup; anılan karar, Danıştay İkinci Dairesinin 14/09/2022 günlü, E:2021/3687, K:2022/4146 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince Dairemizin 14/09/2022 günlü, E:2021/3687, K:2022/4146 bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; yapılan soruşturma sonucunda davacının araç satımı yaptıktan sonra malvarlığında meydana gelen önemli değişikliği bildirmediği hususunun alınan ifadesinde kabul ettiği gibi bilgi ve belgelerle de sabit olduğu, aracın kendi üzerine olduğu halde gerçekte kendisi için alınmadığı iddiasının ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda davacının mal bildiriminde bulunma konusundaki mükellefiyetini ortadan kaldırmayacağı, bu durumda, disiplin kurulunca eylemin niteliği ve polislik mesleğinin özelliği göz önüne alınarak alt ceza uygulanmaması yolundaki takdiri ile davacının eylemine uyan 12 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, söz konusu aracın kendisi adına kayıtlı olsa dahi gerçekte kendisine ait olmadığı, aracı kardeşinin almak istediği, ona kredi verilmemesi üzerine kendisi tarafından kredi kullanmak suretiyle satın alındığı, satılıncaya kadar kardeşince kullanıldığı, bu durumu açıkça ve samimiyetle beyan ettiği halde eylemiyle orantılı olmayan dava konusu disiplin cezasıyla cezalandırıldığı, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülmediği, gerekli araştırma yapılmadığı, idarece mal bildiriminde bulunulması için ihtarda bulunulması gerektiği, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.