T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1587
Karar No : 2023/2647
EMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tarım Ürünleri Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Madeni yağ imalatı faaliyetinde bulunan davacının hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi tekniği raporunda, üretilen ve 27. fasılda beyan edilmesi gereken mamülün 34 ve 38.; 34. fasılda beyan edilmesi gereken mamülün ise 38. fasılda beyan edilmek suretiyle, haksız şekilde tecil-terkin uygulamasından yararlanıldığından bahisle, 2012 yılının Ocak ila Aralık aylarının muhtelif dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine; 2012 yılında üretim konusu ürünlerin içeriği hammaddelerin kullanım oranlarının "esas unsur olarak ağırlık itibarıyla %70 veya daha fazla petrol yağları veya bitümenli minerallerden elde edilen yağları içerip içermediğinin" tespiti amacıyla, akaryakıt ve petrokimya ile kimyasal işlemler alanında uzmanlık bilgisi bulunan üç kişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile bu rapora yapılan itiraz üzerine alınan ek raporda; ürünlerin üretim reçetesindeki her bileşenin ayrı olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının ister kendi bünyesinde ister dışarıdan satın almış olduğu müstahzar katık veya benzeri ürün içerisinde baz yağ bileşenin ve başka kimyasal ürünlerin karışması sonucu baz yağların niteliğini değiştirdiği için nihai ürün içerisindeki baz yağ miktarının matematiksel olarak hesaplanmasının önemli olmadığı, bir ürünün içerisine kendisi dışında herhangi bir başka bir kimyasal karıştırıldığı zaman esas ürüne özellik verip vermediği ya da nihai ürünün niteliğini değiştirip değiştirmediğinin göz önünde bulundurulması gerektiği, üretilen ürünlerin esas unsur olarak ağırlık itibariyle %70'den az petrol yağları ve bitümenli minerellerden elde edilen yağları içerdiğinin tespit edildiği hususlarına yer verildiği, bilirkişi raporlarının karara esas alınabilecek teknik yeterlilikte olduğu, ihtilaf konusu ürünlerin %70'den az petrol yağı içerdiğinden baz yağlarına katıkların eklenmesi sonucu elde edilen mamulün etkileri nedeniyle yine baz yağı olarak değerlendirilmeyeceği sonucuna varıldığından, 34 ve 38 nolu fasıllarından yapılan beyanların doğru olduğu; 38. fasılda beyan edilen ürünlerin içeriğinde de, polimetakrilatlar, polibütenler, polialkilstirenler gibi polimerler esaslı maddeler ya da etilen polimerleri, vinil esterleri ve eterleri veya akrilik esterler gibi "akışkanlığı artırıcı müstahzar", "akıtma noktasını indiren müstahzar" niteliğinde olan "yağlama yağları için katkılar" grubuna dahil katkıların olamayacağı, zira, beyan edilen ürünlerden birisinin yağlama yağlarında akışkanlığı önleyici müstahzar, diğerinin ise bu ürünün üretiminde kullanılan ve satışa konu edilmeyen müstahzar katık olduğu, bu itibarla, üretilen ürünlerin tarife cetvelinin 38. faslında yer verilen hangi özellikleri taşımadığı ve 34. faslında yer verilen hangi özellikleri taşıdığı hususunda da somut bir açıklamaya yer verilmemesi karşısında, söz konusu malların tarife cetvelinin 38. faslında değil 34. faslında beyan edilmesi gerektiğinden bahisle salınan cezalı tarhiyatın eksik incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 26/10/2022 tarih ve E:2022/1095, K:2022/1356 sayılı kararıyla, temyiz isteminin bozma kararına uygunluk yönünden reddine; kararın bozma kapsamı dışında kalan hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinin sonuçlandırılması için dosyanın Danıştay Yedinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Katık olarak kullanılan malların içeriği dikkate alındığında, üretilen mamülün beyan edilen pozisyonda olmadığı vergi inceleme ve vergi tekniği raporlarında açıkça ortaya konulduğundan, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.