T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1602
Karar No:2023/2936
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 24/06/2022 tarih ve 31876 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 21/07/2022 tarihinde gerçekleştirilen Şanlıurfa ili, Karaköprü ilçesi, … Mahallesi'nde bulunan …, …, ..., … ve … parsel sayılı taşınmazların satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı tarafından ihaleye girebilme şartları içerisine özel şart konulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, ihaleye konu taşınmazların bulunduğu alanın mevcut imar planında küçük sanayi alanı olarak ayrıldığı, bu plana karşı herhangi bir davanın açıldığının davacı tarafından ileri sürülmediği, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 24/06/2022 tarihinde 31876 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ilanda ihaleye girebilme şartları içerisinde "Şanlıurfa İli sınırları içerisinde (Merkez İlçeler) faaliyet gösteren Kamyon, Tır, Otobüs ve Ağır İş Makinaları Bakım Onarımı Küçük Sanayi Sitesi ile iştigal eden Yapı Kooperatiflerine satılacaktır." şeklinde özel bir şarta yer verildiği, ihaleyi gerçekleştirecek idarelerin 2886 sayılı Kanun'un genel ilkeleri ile mahalli idareler açısından söz konusu idarelerin mevzuatında yer alan amaçları doğrultusunda ihale şartnamelerinde ihalelere katılıma ilişkin şartları belirleyebilecekleri ve sınırlamalar getirebileceklerinin açık olduğu, belediyenin de esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri almasının gerektiği, mahalli ve müşterek nitelikte olan küçük sanayi alanlarının bulunacağı yerin belediye tarafından belirleneceği, küçük sanayi alanlarında yer alacak esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri almasının gerektiği, bu kapsamda imar planının gereği gibi yerine getirilmesini temin etmek üzere konulan bu şartın imar planının, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma koşullarının sağlanmasına yönelik olduğu ve plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine uygun ve ölçülü olduğu, 2886 sayılı Kanun'da öngörülen rekabetin sağlanması ilkesine aykırı olmadığı sonucuna varıldığından davacının bu iddiasının yerinde olmadığı;
Davacı tarafından, ağır sanayinin gelmesi hâlinde hayvancılık ve fıstık bahçelerinin zarar göreceği, çiftçilik yapılamayacağı ileri sürülmüş ise de, ihaleye konu taşınmazların bulunduğu alanda geçerli olan imar planı notlarında, "parlayacı, patlayıcı, gürültü, hava vb. çevre kirliliği yaratan ticari kullanımlar yer almayacaktır." kuralına yer verildiği, mevcut imar planında küçük sanayi alanı olarak ayrılan alanların tarım arazisi olmadığı görüldüğünden davacının bu iddiasının da yerinde olmadığı;
Bu itibarla, ihale ilanının usulüne uygun bir şekilde yayımlandığı, ihale tarihinin 21/07/2022 tarihi olduğu gözetildiğinde mevzuatta aranılan ilan sürelerine ve ilan sayısına uygun hareket edildiği, buna ilaveten ihale ilanında mevzuatta aranıldığı şekilde ihale konusu olan işin niteliği, yeri ve miktarının, şartname ve eklerinin nereden ve hangi şartlarla alınacağının, ihalenin nerede, hangi tarihte, saatte ve hangi usulle yapılacağının, tahmin edilen bedel ve geçici teminat miktarının, isteklilerde aranılan belgelerin neler olduğunun ve tekliflerin hangi tarih ve saate kadar nereye verileceğinin açık bir şekilde belirtildiği, bu hâliyle mevzuata uygun şekilde ihale ilanının yayınlandığı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 36. maddesinde anılan Kanun'un 1. maddesi kapsamında bulunan ihalelerde kapalı teklif usulünün esas olduğunun açık bir şekilde belirtildiği, dava konusu edilen satış ihalesinin de 1. madde kapsamında olduğunun açık olduğu ve ihale ilanında ihalenin hangi usulle yapılacağının belirtilmesinin mevzuat gereği zorunlu olduğu hususu da gözetildiğinde, davalı idarece usulüne uygun hareket edildiği, … ada … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazlar yönünden ayrı, … ada … parsel, … ada … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise ayrı olmak üzere birer isteklinin ihaleye katıldığı, yapılan değerlendirme neticesinde ihalelerin ihaleye katılan istekliler üzerinde bırakıldığı, dava konusu edilen ihalelerin şartları sağlayan herkesin katılımına açık bir ihale olduğu, ihale şartnamesinin dileyen herkes tarafından alınabileceği ve şartları taşıyan herkesin ihaleye katılabileceği gözetildiğinde davalı idarenin rekabet ortamını kısıtlayıcı şekilde hareket etmediği ve dava konusu ihale işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihaleyi gerçekleştiren idarenin katılımcı belediyecilik anlayışı çerçevesinde yöre halkının görüşüne başvurarak elde ettiği görüşleri de dikkate alarak değerlendirme yapması gerektiği, gerçekleştirilmesi planlanan işlere yönelik olarak çevresel etki değerlendirmesine ilişkin alınmış herhangi bir olumlu yazının bulunmadığı, söz konusu alanın kadimden beri 7 tane köyün hayvan otlattığı alan olduğu, bu nedenle ihale konusu alanlar yerine daha verimsiz ve kıraç alanların tercih edilmesi gerektiği, sanayi kurulacak alana çok yakın mesafede bulunan alanın 2. derece sit alanı ilan edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Adli yardım talebi kabul edildiğinden, temyiz başvurusunda alınmayan …-TL harç ile …-TL posta giderinden oluşan toplam …-TL temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 08/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.