T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1616
Karar No : 2023/1977
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının mimari proje müellifi olduğu Ordu ili, Fatsa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapı (Eski ... Odası) hakkında verilen ... tarih ve ... sayılı yapı (tadilat) ruhsatının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davalı idarenin süreaşımı itirazının yerinde görülmediği,
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2, 8 ila 12, 13 ve 16. maddelerinin içeriklerinden bahsedilerek ve 2. maddesinin 3. fıkrası ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 10. maddesi ve 57. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendindeki "mimari proje" ve (b) bendindeki "statik proje" tanımlarına yer verilerek,
Anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, projenin teknik ve bilimsel fikir eseri olarak korunduğu, eser sahibinin izni olmadıkça projede değişiklik yapılamayacağı, değişiklik yapılabilmesi için proje müellifinin uygun görüşünün alınması gerektiği,
Bakılan davada; Ordu ili, Fatsa ilçesi, ... Mahallesi,... ada, ... sayılı parselde kayıtlı taşınmaz (Eski ... Odası) için davacı tarafından 1987 yılında hazırlanan projenin teknik ve bilimsel fikir eseri eser niteliği taşıdığı, davalı idarece tadilat talebi yapının taşıyıcı sistemlerinde değişiklik meydana getirdiği için proje tadilatının inşaat mühendisinden talep edildiği ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 10.maddesi gerekçe gösterilerek proje müellifinin görüşüne gerek duyulmadığı belirtilmiş ise de; betonarme ve statik projenin mimari projeye uygun olarak hazırlanması gerektiği, dolayısıyla mimari projenin müellifinin uygun görüşü alınmadan ve mimari projede değişiklik yapılmadan yalnızca betonarme ve statik proje dikkate alınarak uyuşmazlık konusu tadilat yapı ruhsatının düzenlenmemesi gerektiği sonucuna varıldığı,
Diğer yandan, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 10. maddesinde 08/09/2013 tarihinde yapılan değişikliğin, 08/06/2012 tarihli tadilat yapı ruhsatı düzenlendikten sonra yapılması karşısında dava konusu işleme gerekçe gösterilemeyeceğinin de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 11/03/2019 tarih ve E:2014/5795, K:2019/1265 sayılı kararıyla;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesi, işlem tarihinde yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 61 ve 62. maddelerine yer verilerek,
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, tadilat ruhsatında, proje müellifi olarak tadilatın gerektirdiği uzmanlığı haiz proje müellifinin onayının bulunması gerektiği,
Bu durumda, İdare Mahkemesince tadilat ruhsatı incelenerek tadilatın kapsamı tespit edildikten sonra mimari projede değişiklik olmasının gerekip gerekmediği ve tadilat ruhsatında inşaat mühendisinin imzasının bulunmasının yeterli olup olmadığı belirlenerek karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti:... Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yasal süresi içerisinde açılmayan davanın reddi gerektiği, önceki aşamalarda dosyaya sunulan ... Hukuk Dairesinin ... tarihli kararında "belirli bir mesleki öğretim sonucunda yapılan mimari çizimlerin FSEK anlamında eser olarak kabulü mümkün değildir..." denildiği, dava konusu yapıda taşıyıcı sistemde bir değişiklik olmadığı için proje tadilatının inşaat mühendisinden istendiği, mimari proje tadilatı gerektiren bir durum bulunmadığı için yerinde olmayan kararda ısrar edilmesinin yasaya aykırı olduğu, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 10. maddesinde "özgün fikir ifade etmeyenlerde ilk müellif dışında farklı bir müellif tarafından yapılacak değişikliklerde bütün sorumluluk değişiklşik projesini yaptıranlar ve projeyi hazırlayanlardan olmak üzere idarelerce ayrıca ilk müellif görüşü aranmaz..." denildiği, bu maddeye aykırı olarak ilk müellifin görüşünün aranmasının yasaya aykırı olduğu, eksik inceleme ile karar verildiği, karar verilmeden bilirkişi raporuyla davaya konu eserin FSEK 1/B maddesi gereğince eser sahibinin hususiyetini taşıyıp taşımadığının tespiti gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu ısrar kararının Kurulumuz kararındaki gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacının mimari proje müellifi olduğu Ordu ili, Fatsa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının (eski ... Odası) el değiştirmesi üzerine yeni malik ... Özel Sağlık Teşhis ve Tedavi Merkezi Tic.Ltd.Şti.'nin talebi ile mimari proje müellifi olan davacının uygun görüşü alınmaksızın inşaat mühendisi tarafından hazırlanan statik ve betonarme projesi tadilatına istinaden ... tarih ve ... sayılı yapı (tadilat) ruhsatı düzenlenmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasının ilk iki cümlesinde, "Bu Kanun kapsamındaki mimarlık, mühendislik ve planlama hizmetine ilişkin harita, plan, etüt, proje ve eklerinin düzenlenmesi ve bunların yerine getirilmesinin; uygulamada bulunulacak alanın, yerleşme merkezinin ve yapının sınıfına, özelliğine ve büyüklük derecesine göre, uzmanlık alanlarına uygun olarak 38 inci maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılması mecburidir. Müellifler ve uygulamada bulunan meslek mensupları, işlerini bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirmekten sorumludur." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanuna istinaden çıkarılan ve işlem tarihinde yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının 24. bendinde (işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle), "Esaslı Tadilat: Yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemlerdir. Esaslı tadil ruhsata tabidir." düzenlemesine ve 61. maddesinde, "Mevcut yapının yürürlükteki tüm mevzuat hükümlerine aykırı olmaması şartı ile imar planı, bu Yönetmelik hükümleri ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak esaslı tamir ve tadili yapılabilir. Ancak, ilave esaslı tamir ve tadil yapılabilmesi için ruhsat alınması zorunludur. Yapı ruhsatı alınmış inşaatlarda yapılacak ruhsata tabi ilave ve esaslı tadilatlarda, ilgili idarece proje müelliflerinin uygun görüşü aranır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; imar mevzuatına uygun olarak inşa edilmiş ruhsatlı bir yapının taşıyıcı unsuru, inşaat alanı veya ruhsat eki projelerinde değişiklik meydana getiren inşai faaliyetlerin esaslı tadilat niteliğinde olduğu, esaslı tadilatların yapı ruhsatına tabi olduğu ve bu ruhsatın düzenlenebilmesi için üzerinde tadilat yapılacak yapının proje müelliflerinden uygun görüş alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu yapının 24/11/1987 tarihli yapı ruhsatına istinaden inşa edildiği, bu yapı ruhsatının eki olan 09/06/1987 tarihli mimari projenin davacı tarafından hazırlandığı, bir müddet ticaret ve sanayi odası olarak kullanılan yapının daha sonra başkasına satıldığı, yeni malikin talebi üzerine yapının sağlık kuruluşu olarak kullanılabilmesi amacıyla yapılacak inşai faaliyetler için dava konusu yapı (tadilat) ruhsatının düzenlendiği, bu yapı (tadilat) ruhsatının dayanağı projenin "mimari proje" kısmının boş bırakıldığı, "statik ve betonarme proje" ve "fenni mesul" kısımlarının ise inşaat mühendisi tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, kendisinden izin alınmadan mimari proje müellifi olduğu yapıya yönelik tadilat projesi hazırlandığı ve uygulandığı, bu suretle 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan eser hakkının ihlal edildiğinden bahisle açılan tazminat davasının kabulü yolunda verilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararında, "Mimar bilirkişiler ... , ... ve ...'in 08/12/2016 tarihli raporunda özetle; Binada yapılan tadilatın merdiven yerinin değiştirilmesi, ... özel sağlık kuruluşu fonksiyonlarına uygun olarak binada yapılan tadilatın onaylı mimarı projenin bütünlüğünü bozduğu ... kanaati bildirilmiştir...
... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından talimat yoluyla Mimar bilirkişiler ... ve ...'ın 15/05/2017 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Binada yapılan tadilatın onaylı mimarı prjenin bütünlüğünü bozar nitelikte olduğu, ... binada yapılan değişikliklerden merdivenlerin genişletilmesi ile yangın merdiveni imal edilmesi zorunlu kabul edilebilecekken sair imalatların zorunlu olmayıp takdiri olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir...
... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak bilirkişiler ... , ... ve ... tarafından hazırlanan 11/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olan ve sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillendiği anlaşılan mimarı projelerin FSEK'nda tanımlı eser türlerinden "Estetik değere sahip Mimarı"kategorisinde yer aldığı ... davaya konu mimari tadilat projesinin ve uygulama sonucunun, orjinal mimari proje ve binada cepheler ve iç merdiven dahil, tüm kat planlarında değişiklik getirdiği ... sonuç ve kanaati bildirilmiştir." ifadelerine yer verilmiştir.
Alıntı yapılan Mahkeme kararından; yapı sahibi tarafından inşaat mühendisine hazırlatılan tadilat projesi (statik ve betonarme projesi) ve uygulama sonucunun, yapıda "merdiven yerinin değiştirilmesi, cephelerin ve tüm kat planlarının değiştirilmesi" gibi yapı inşaat alanı ve taşıyıcı unsurlarda değişikliğe neden olduğu, bu nedenle "esaslı tadilat" niteliğinde bulunduğu ve yapı (tadilat) ruhsatına tabi olduğu anlaşıldığından, bu tadilata ait dava konusu yapı (tadilat) ruhsatının yukarıda yer verilen Yönetmeliğin 61. maddesi uyarınca yapının mimari proje müellifi olan davacıdan görüş alınarak düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacıdan görüş alınmaksızın düzenlenen dava konusu yapı (tadilat) ruhsatında hukuka uygunluk; bu ruhsatın iptaline dair temyize konu İdare Mahkemesi ısrar kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/10/2023 tarihinde, esasta oybirliği gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY
X- 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade eder."; 2. maddesinde, "İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: ...Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri."; 16. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca; sahibinin hususiyetini taşıyan mimari projeler eser vasfını haiz olup müellifinin muvafakati alınmaksızın bu projeler üzerinde değişiklik yapılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
Davacı tarafından, kendisinden izin alınmadan mimari proje müellifi olduğu yapıya yönelik tadilat projesi hazırlandığı ve uygulandığı, bu suretle 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan eser hakkının ihlal edildiğinden bahisle açılan tazminat davasının kabulü yolunda verilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararında, "Mimar bilirkişiler ..., ... ve ...'in 08/12/2016 tarihli raporunda özetle; Binada yapılan tadilatın merdiven yerinin değiştirilmesi, ... özel sağlık kuruluşu fonksiyonlarına uygun olarak binada yapılan tadilatın onaylı mimarı projenin bütünlüğünü bozduğu ... kanaati bildirilmiştir...
... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından talimat yoluyla Mimar bilirkişiler ... ve ...'ın 15/05/2017 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Binada yapılan tadilatın onaylı mimarı prjenin bütünlüğünü bozar nitelikte olduğu, ... binada yapılan değişikliklerden merdivenlerin genişletilmesi ile yangın merdiveni imal edilmesi zorunlu kabul edilebilecekken sair imalatların zorunlu olmayıp takdiri olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir...
... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 11/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olan ve sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillendiği anlaşılan mimarı projelerin FSEK'nda tanımlı eser türlerinden "Estetik değere sahip Mimarı"kategorisinde yer aldığı ... davaya konu mimari tadilat projesinin ve uygulama sonucunun, orjinal mimari proje ve binada cepheler ve iç merdiven dahil, tüm kat planlarında değişiklik getirdiği ... sonuç ve kanaati bildirilmiştir." ifadelerine yer verilmiştir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen bilirkişi görüşleri ile davacı tarafından hazırlanan uyuşmazlık konusu yapıya ait mimari projenin sahibinin hususiyetini taşıdığı ve dolayısıyla eser vasfını haiz olduğu, dava konusu yapı ruhsatına dayanak betonarme ve statik projesi tadilatının yapıda öngördüğü değişikliklerin davacı tarafından hazırlanan ilk mimari projenin bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğu ortaya konulmuştur.
Bu itibarla, müellifi (eser sahibi) davacıdan muvafakat alınmaksızın eser vasfını haiz mimari projenin bütünlüğünü bozacak şekilde hazırlanan statik ve betonarme projesi tadilatına istinaden düzenlenen dava konusu yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu İdare Mahkemesi ısrar kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, Kurulumuz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.