T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1625
Karar No : 2023/2650
DAVACI : ...
DAVALI : ... Bakanlığı
DAVANIN_ÖZETİ : ... sicil numaralı bilirkişi hakkında yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali, itiraz başvurusunun kabulü, ... sicil numaralı bilirkişinin bilirkişilik listesinden çıkarılması, 25/09/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayden açılan ceza davasında alınan bilirkişi raporunun iptali, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:... , K:... sayılı kararının kaldırılması ve akabinde dava konusu işlemlerin iptali, Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 21. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali, Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 21. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulu kararlarının Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmü; 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği belirtilmiş; 5. maddesi, 1. fıkrasında da, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun "Danıştayın görevleri" başlıklı 23. maddesinin (a) bendinde, "İdare Mahkemeleri ile vergi mahkemelerinden verilen kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülen davalarla ilgili kararlara karşı temyiz istemlerini inceler ve karara bağlar." hükmüne; (b) bendinde, "Bu Kanunda yazılı idari davaları ilk ve son derece mahkemesi olarak karara bağlar.
" hükmüne yer verilmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacının 25/09/2015 tarihine aracıyla karışmış olduğu trafik kazası sonucu ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayden açılan ceza davasında karara esas alınan ... sicil numaralı bilirkişinin hazırladığı rapora istinaden davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bunun üzerine davacı tarafından Antalya Bilirkişilik Bölge Kuruluna yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; dava dilekçesinin "konu" kısmında, Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ...ve ... tarihli kararlarının iptali, itiraz başvurusunun kabulü, ... sicil numaralı bilirkişinin bilirkişilik listesinden çıkarılması, ceza davasında alınan bilirkişi raporunun iptali, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen bozulması, Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 21. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali; "sonuç" kısmında ise, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına yapılan itirazın ve kararın temyiz edilebilirliğinin kabulü, İdare Mahkemesi ile Bölge İdare Mahkemesi kararlarının gerekçelerinin açıklanması, kararların iptali ve kaldırılması, Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 21. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulu kararlarının Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunulması istemlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 5. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde belirtildiği üzere, Danıştay'ın görevleri arasında, temyiz incelemesi yapmak ve 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesinde sayılan konularda ilk ve son derece mahkemesi olarak görev yapmak sayılmıştır.
Bakılan davada, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:... , K:... sayılı kararına yönelik temyiz istemi ile Bilirkişilik Yönetmeliğinin 21. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali talebinin Danıştay'ın görev alanına giren işlerden olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte; anılan temyiz istemi ile Yönetmelik maddesinin iptali istemine aynı dilekçede yer verilmesi 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 48. maddesi uyarınca mümkün olmadığından, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 3. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme:
Dava dilekçesinin "Konu" ve "Sonuç" kısımlarının uyumlu olmaması; bilirkişinin bilirkişilik listesinden çıkarılması, itiraz başvurusunun kabulü, Mahkeme kararlarının gerekçelerinin açıklanması istemlerinin 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen dava türleri arasında yer almaması; Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulu kararları ile ceza davasında alınan bilirkişi raporunun iptali istemlerinin 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca Danıştay'da görülecek uyuşmazlıklardan olmaması, bir davada uygulanacak olan Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin davaya bakan Mahkemece Anayasa'ya aykırılığının ciddi görülmesi halinde Anayasa Mahkemesince anılan hükmün denetlenmesini düzenleyen Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca Bilirkişilik Bölge Kurulu Kararı ile İdare Mahkemesi kararının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurma imkanının bulunmaması nedenleriyle dava dilekçesinin 3. maddeye uygun düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Buna göre, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:... , K:... sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulmak isteniyorsa, 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinde belirtilen usulde hazırlanacak ayrı bir dilekçe ile başvurulması; düzenleyici idari işlem niteliğinde bulunan dava konusu Yönetmelik'in 21. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptaline yönelik uyuşmazlığın ise 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca Danıştay'da çözümlenmesi gerektiğinden, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış hukuka aykırılık iddiaları ile menfaat bağının açıkça ortaya konulduğu bir dilekçeyle dava açılması gerekmekte olup; davacı tarafından, yeniden düzenlenecek dava dilekçesinde, idari yargı yetkisinin sınırları içerisinde olmayan istemlerde bulunulmadan ve idari işlem veya eylem niteliğinde hüküm kurulması talep edilmeden dava konusu işlem/işlemler tereddüte mahal vermeyecek biçimde ortaya konularak ve iptali istenilen işlem veya işlemlerin tarihi, sayısı ve tebliğ tarihi belirtilmek, ayrıca Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak Kanun ya da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması talebinin bulunması halinde, bu talep açık bir şekilde belirtilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olarak yenilenen, açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle davanın açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren (30) otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenecek dava dilekçesiyle gerekli harç ve masrafları yatırılmak suretiyle Dairemiz nezdinde dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmemesi durumunda davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 22/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.