T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/165
Karar No : 2023/1516
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten ...'a velayeten ... ve ...
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, velisi oldukları ...'ın Burdur ili Yeşilova ilçesi ... İlkokulu bahçesinde bulunan oyun parkında ders saati içerisinde düşerek ciddi şekilde yaralandığı ve yapılan tedavisi sonucu tamamen parçalanan dalağının alındığından bahisle, uğranılan zararlardan sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen davalı idareden ... adına 250.0000-TL maddi, 50.000-TL manevi, anne ... adına 25.000-TL manevi, baba ... adına 25.000-TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacı ...'ın, 25/12/2017 tarihinde Burdur ili Yeşilova ilçesi Hürriyet İlkokulu bahçesinde bulunan oyun parkında düşerek ciddi şekilde yaralandığı ve tedavi sonucu 29/12/2017 tarihinde yapılan ameliyat ile tamamen parçalanan dalağının alındığı, davacılar tarafından ...'ın dalağındaki sağlık probleminin ve nedenlerinin en geç 29/12/2017 tarihinde bildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle en geç ameliyat tarihinden (29/12/2017) itibaren bir yıl içerisinde davalı idare nezdinde başvuru yapılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 28/03/2019 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davanın esasının incelenme imkanı bulunmadığından bahisle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/06/2022 tarih ve E:2021/391, K:2022/4030 sayılı kararıyla;
Anayasanın 125. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesine atıfta bulunularak,
İdarenin eylemlerinden zarar görenlerin, uğranılan zararın tazmini talebiyle dava açabilmesi için Kanun'da öngörülen ve hak düşürücü niteliği haiz "bir ve beş yıllık sürenin" her durumda öğrenme ve/veya eylem tarihinden itibaren başlatılmasının mümkün olmadığı, somut olay bağlamında, öğrenmenin niteliği ve öğrenme tarihinin tespiti yolunda, zararın kaynağı ile zararın tüm unsurlarıyla tespit edilmesi gerektiği, özellikle eylem nedeniyle oluşan bedensel zararların bütün unsurları ile öğrenildiğinin kabul edilebilmesi için, eylemin doğurduğu zararın, tüm unsurları ile oluşması ve sonlanması gerektiği,
Uyuşmazlıkta; çocuğun 25/12/2017 tarihinde yaşanan olay nedeniyle geçirdiği ameliyat ile dalağının alınmasını müteakip, operasyon sonrası muayenelerinin devam ettiği, devam eden tedavi süreci dikkate alındığında ise, çocuğun geçirdiği operasyon sonrası vücudunda oluşan hasarın büyüklüğü, oranı, kalıcılığı, yan etkileri, iş gücü kaybı oluşturup oluşturmayacağı gibi değerlendirmeler yapılmadan uğranılan zararın tüm unsurları ile öğrenilemeyeceği, ancak gerekli tedavinin sonlanması üzerine alınacak kesin sağlık kurulu raporu ile davacıların zararı tüm unsurları ile öğrenebileceği, buna göre, 2577 sayılı Kanun'da öngörülen sürelerin, ameliyat tarihinden itibaren işlemeye başladığının kabulüne imkan bulunmadığı davanın esasının incelenmesi icap ettiği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Hastane kayıtları incelendiğinde, kazada zarar gören ...'ın, ameliyat sonrası rutin takip muayenelerinin devam ettiği, bu süreçte eylemin idariliğini ortaya çıkaran yeni bir durumun oluşmadığı, dolayısıyla ameliyat olduğu 29/12/2017 tarihten itibaren bir yıl içerisinde, davalı idare nezdinde başvuru yapması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 28/03/2019 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun zımnen reddedildiği ileri sürülerek, açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesi eklenmek suretiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, olaydan sonra sorumlular hakkında gerekli adli ve idari sürecin başlatılması için gerekli başvuruların yapıldığı, ancak ...'ın tedavisinin devam ettiği ve olay nedeniyle uğranılan zararın tüm sonuçlarıyla henüz ortaya çıkmadığı için, zararın tazmini amacıyla idareye başvuru yapılamadığı, uğranılan zararın ve maluliyetin kesinleşmemesi nedeniyle, bir yıllık idareye başvuru ve dava açma süresinin ameliyat tarihinden itibaren başlatılmasının hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, velisi oldukları ...'ın Burdur ili Yeşilova ilçesi Hürriyet İlkokulu bahçesinde bulunan oyun parkında, ders saati içerisinde düşerek ciddi şekilde yaralandığından bahisle, davacılardan ... adına 250.000-TL maddi, 50.000-TL manevi, anne ... adına 25.000-TL manevi, baba ... adına 25.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin ödenmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun; "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde; "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilecekleri düzenlenmiştir.
Anılan maddede yer alan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.
Öte yandan idari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, davranışı, tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen, bir ve beş yıllık dava açma sürelerinin, idari eylemin tamamlandığı ve zararın tam olarak ortaya çıktığı, başka bir ifadeyle eylemin idariliğinin öğrenildiği tarih dikkate alınmadan hesaplanmasının, bazı durumlarda ilgililerce dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracağı açık olduğundan, Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayan böyle bir yaklaşımın kabulüne hukuken imkan bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, 25/12/2017 tarihinde Burdur ili Yeşilova ilçesi Hürriyet İlkokulunda öğrenim gören davacı ...'ın okul bahçesinde bulunan oyun parkında, ders saati içerisinde düşerek ciddi şekilde yaralandığı, 29/12/2017 tarihinde ameliyat edilerek kaza nedeniyle tamamen parçalanan dalağının alındığı, süreçte sekiz günü yoğun bakımda olmak üzere toplam onbeş gün hastanede kaldığı, kaza neticesinde patlayan dalak nedeniyle ciğerlerine kan dolduğu, iç organların zarar gördüğü, İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı ara kararı üzerine, dava dosyasına eklenen bilgi ve belgelerden, davacıların velisi olduğu ve kazada zarar gören ...'ın 13/03/2018 tarihinde, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Araştırma Hastanesi'nde "cerrahi sonrası takip muayenesi için diğer durumlar" tanısıyla, 02/08/2018 tarihinde anılan hastanede muayene ile tahlil ve tetkik ve radyoloji işlemleri uygulanarak "dalak yaralanması; cerrahi sonrası takip muayenesi için diğer durumlar" tanısıyla, 07/08/2018 tarihinde yine aynı hastanede "cerrahi sonrası takip muayenesi için diğer durumlar" tanısıyla, son olarak, dava tarihinden sonra, 05/10/2020 tarihinde yine Isparta SDÜ Araştırma Hastanesinde muayene olduğu görülmektedir.
Dosyada yer alan muayene raporlarından anlaşılacağı üzere; çocuğun 25/12/2017 tarihinde yaşanan olay nedeniyle geçirdiği ameliyat ile dalağının alınmasını müteakip, operasyon sonrası muayenelerinin devam ettiği, devam eden tedavi süreci dikkate alındığında, davacılar tarafından okul bahçesinde düşerek yaralanan ve zarar gören çocuğun geçirdiği operasyon sonrası, vücudunda oluşan hasarın büyüklüğü, oranı, kalıcılığı, yan etkileri, iş gücü kaybı oluşturup oluşturmayacağı gibi değerlendirmeler yapılmadan, zararın tüm unsurları ile öğrenilemeyeceği, ancak gerekli tedavinin sonlanması ile alınacak kesin sağlık kurulu raporu ile davacıların zararı tüm unsurları ile öğrenebileceği kabul edilmelidir.
Dolayısıyla, görülmekte olan davada, dava açmadan önce zorunlu bir başvuru yolu olarak düzenlenen idari başvuru için; 2577 sayılı Kanun'da öngörülen, "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği" kuralında yer alan sürelerin, ameliyat tarihinden itibaren işlemeye başladığını kabul etmek mümkün olmadığından davanın esasının incelenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; davacıların, çocukları ...'ın dalağındaki sağlık problemini ve bu problemin nedenlerini, en geç 29/12/2017 tarihinde bildiğinin kabulü ile davacılar tarafından, çocuğun ameliyat olduğu 29/12/2017 tarihten itibaren bir yıl içerisinde, davalı idare nezdinde başvuru yapılması gerekirken; bu süre geçirildikten sonra 28/03/2019 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme imkanı bulunmadığından bahisle, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 22/06/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacıların temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.