T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1652
Karar No:2023/2692
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Mühendislik Müşavirlik İnşaat ve Taahhüt Ltd. Şti.
2- ... Grup İnşaat Ltd.. Şti. Ankara Şubesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptali ile davanın kabulü yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.
b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemler hakkında açılan davalar. (...)
m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen Geçici 8. maddenin birinci fıkrasında, ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanun'la idarî yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun'un, bu Kanun'la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Karar" ile, Bölge İdare Mahkemeleri'nin 20/07/2016 tarihinde tüm yurtta görevlerine başlayacakları ilan edilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan düzenlemelere göre, ivedi yargılama usulüne tâbi olan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından 02/05/2017 tarihinde gerçekleştirilen “Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İstiklal Yerleşkesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi 1. Etap Binaları ve Çevre Düzenlemesi Yapım İşi” ihalesine ilişkin yapılan itirazen şikâyet başvurusu sonucunda alınan 14/06/2017 tarih ve 2017/UY.II-1659 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararı neticesinde ihalenin davacıların uhdesinde kaldığı, 14/07/2017 tarihinde idare ile davacılar arasında sözleşme imzalandığı, daha sonra anılan Kurul kararının yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla davacılarla imzalanan sözleşmenin sona erdirildiği, davacılar tarafından sözleşmenin imzalanması safhasında ödenen 15.242,00-TL Kamu İhale Kurumu katılım payının iade edilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen katılım payının tecil faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline ve 15.242,00-TL’nin davacılara ödenmesine karar verildiği, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, bunun üzerine davalı idare tarafından anılan kararın bozulması talebi ile temyiz başvurusunda bulunulması üzerine dosyanın Danıştay'a gönderildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik 46. maddesinin (b) bendinde, "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemler hakkında açılan davalar"; (m) bendinde, “düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan iptal davaları” hakkında verilen kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
Bakılan davanın konusunun 15.242,00-TL tutarındaki Kamu İhale Kurumu katılım payının iade edilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile anılan tutarın iadesine yönelik olduğu, davacı tarafından söz konusu tutarın iadesi istemiyle ihaleyi gerçekleştiren Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ne başvurulduğu, davanın da yine anılan idareye karşı açıldığı, ancak İdare Mahkemesi’nin “Hasım Düzeltme” kararıyla davanın Kamu İhale Kurumu husumetiyle görüldüğü, oysa dava konusu işlemin Kamu İhale Kurulu kararı olmadığı, davanın konusunun yüz bin Türk lirasını aşan (yeniden değerleme sonucunda 2023 yılı için 581.000,00-TL) idarî işlemlere ilişkinde olmadığı, ayrıca düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlardan da olmadığı, bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi'nce istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Bölge İdare Mahkemesince, kesin olarak verilmesi gereken karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek davalının yanlış yönlendirilmesi nedeniyle toplam ...-TL temyiz başvuru, karar ve yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine; posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Dairemiz kararının bir örneği Mahkeme'ce ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 29/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.