T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1657
Karar No : 2023/2739
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi kimlik belgesinin (çalışma izninin) yenilenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddedilerek özel güvenlik kimlik kartı verilmemesi yolunda tesis edilen Adana Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un "Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar" başlıklı 10. maddesinin (d) bendinde özel güvenlik görevlisi olacak kişilerde anılan maddede sayılan suçlardan mahkum olmamak şartının arandığı, davacının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlaması ile yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E... sayılı dosyasında, anılan Mahkemenin ... günlü K... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, dolayısı ile de davacının mevzuatta öngörülen mahkum olmamak şartını taşıdığının açık olması karşısında davalı idarece davacının isnat edilen suçtan dolayı beraatine karar verilen Mahkeme kararının temyiz edildiği ve henüz temyiz incelemesinin sonuçlanmadığından bahisle silahlı özel güvenlik görevlisi kimlik kartının ve çalışma izninin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyguluk bulunmadığı, her ne kadar davalı idarece 2012/42 sayılı Genelgenin 7.1.2 maddesi uyarınca davacıya ruhsat verilemeyeceği belirtilmekte ise de, söz konusu hükmün "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması"na ilişkin olduğu, davacı hakkında ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı bulunmayıp davacının yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, davacının durumunun 2012/42 sayılı Genelgenin 7.4 maddesinde düzenlendiği, anılan madde de davacının durumuna göre çalışma izni verilmesi gerektiği düzenlenmesine rağmen aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde dayanılan bu gerekçe yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan devam eden yargılamasının olduğu, kamu güvenliği hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan ve personel tayininde önem arz eden özel güvenlik hizmetleri alanında tesis edilen işlemlerde idarenin kanunen takdir yetkisinin bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu tesis edildiği görülmekte olup; Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesi (h) bendi, "4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı" gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.