T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/169
Karar No : 2023/1091
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Kooperatifi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 27/06/2022 tarih ve E:2020/1964, K:2022/7454 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda mülga Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 09/03/2011 tarihinde onaylanan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 25/03/2014 tarihinde onaylanan Bitez Koruma Amaçlı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Revizyon ve İlave Nazım ve Uygulama İmar Planlarının, anılan taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/09/2019 tarih ve E:2017/1000, K:2019/3769 sayılı eksik inceleme nedeniyle kısmen bozma kararına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 27/06/2022 tarih ve E:2020/1964, K:2022/7454 sayılı kararıyla;
Dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; taşınmazların üst ölçekli çevre düzeni planında "doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan" kullanımında kaldığı, plan hükümlerinde, bu nitelikteki sit alanlarının yapılaşmaya açılamayacağının belirtildiği, çevre düzeni planı yönünden davanın reddi yolunda verilen yargı kararının kesinleştiği göz önünde bulundurulduğunda, üst ölçekli çevre düzeni planına uygun olarak yapılması zorunlu olan imar planları ile taşınmazların "doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan" olarak belirlenmelerinde zorunluluk bulunduğundan, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürülen iddialara itibar edilemeyeceği,
Bu durumda, dava konusu imar planlarının yapımı sürecinde gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı ve ilgili kurumlardan görüşlerin alındığı, planların kendi aralarında uyumlu ve üst ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılan imar planları ile civardaki bir kısım taşınmazlara yapılaşma imkanı tanınmasından bahisle uyuşmazlık konusu taşınmazlara da bu imkanın tanınması gerektiği iddia edilmişse de, bilirkişi raporunda korunması gereken nitelikte olduğu belirtilen taşınmazların da yapılaşmaya açılmasını gerektirmeyeceğinden, dava konusu imar planlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davada ileri sürülen iddiaların yeterince incelenmediği, parsellerin ekolojik ve doğal yapıda olup olmadığının irdeleneceği halde, bilirkişi heyetinin sadece şehir plancısı olan uzmanlardan oluşturulduğu, halbuki biyolog, zoolog, ziraat mühendisi gibi farklı meslek gruplarından kişilerin de heyette yer alması gerektiği, öte yandan, haricen yapılan araştırmaya göre, uyuşmalık konusu taşınmazların doğal sit alanı derecesinin 2 olmayıp 3. derece olduğunun öğrenildiği, 728 sayılı İlke Kararı uyarınca 3. derece doğal sit alanlarında konut kullanımının da yer alabileceği, koruma amaçlı imar planlarının Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olarak onaylanmadığı, ayrıca Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğe göre, yapı yasağı getirilen sit alanlarının Cumhurbaşkanı onayı ile belirlenmesi gerekirken, bu yönde bir karar da olmadığı, bilirkişi raporunda, taşınmazların kuru tarım arazisi olduğu belirtildiği halde, bu alan açısından imar planları onaylanırken, taşınmazların tarım dışı amaçla kullanımına ilişkin olarak ilgili toprak koruma kurulundan izin alındığı hususuna raporda yer verilmediği, parsellerde korunmaya değer bitki veya canlı bulunmadığı halde, sırf koruma-kullanma ilkesi çerçevesinde yapılaşmaya kapatılmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiği, kaldı ki, taşınmazların etrafının yapılaşmaya açıldığı ve bir çok yapı ruhsatı düzenlendiği, çevre ve imar bütünlüğünün, bizzat davalı idarece planlarda yapılan değişiklikler ile bozulduğu, yine yakın çevrede Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanan imar planları ile, halihazırda yeşil alan olan yerlerin ve doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan niteliğindeki sit alanlarının yapılaşmaya açılarak eşitliğe aykırı şekilde işlemler tesis edildiği, açıklanan nedenlerle dava konusu planlarda hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 27/06/2022 tarih ve E:2020/1964, K:2022/7454 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 24/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.