T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1702
Karar No:2023/2709
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1. ... Nakliye İnşaat Turizm İthalat İhracat Pvc Plastik Doğrama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
2.... Yol İnşaat Nakliyat Madencilik Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1. ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2. ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
3. ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca gerçekleştirilen "Karamürsel Kent Meydanı Köprülü Kavşağı Yapım İşi" ihalesini üstlenen davacıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na eklenen Geçici 4. madde kapsamında ihale sözleşmesinin tasfiyesi istemiyle Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na 12/02/2019 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın olumsuz görüşüne ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin 02/06/2022 tarih ve E:2022/1638, K:2022/2426 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının kaldırılması üzerine yeniden değerlendirme yapılarak verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 4735 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesi kapsamında sözleşmenin tasfiyesi talebiyle yapılan başvuru üzerine idarenin sözleşme kurallarına ve işin durumuna bakarak ve yükleniciyle eşit konumda hareket ederek işlem tesis ettiği, Kanun'da aranılan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sözleşme kuralları bağlamında olayların özelliği dikkate alınarak değerlendirileceği ve buna göre karar verileceği, bu işlemin sözleşmenin uygulanması ve yürütülmesi aşamasına ilişkin ve doğuracağı sonuçların da adli yargının görev alanıyla ilgili olduğu göz önünde tutulduğunda, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu işlemin idarenin üstün yetki ve ayrıcalıklarından kaynaklı yetkileri çerçevesinde tesis edildiği, uyuşmazlığın idari yargının görev alanında olduğu, adli yargının görevli olduğuna dair yaklaşımın idari yargının bugüne kadarki içtihatlarıyla uyumlu olmadığı, temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davacıların davalı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile imzalanan yapım işine ait sözleşmenin 4735 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinde sayılan sebeplerle feshedilerek tasfiye edilmesi talebiyle yaptıkları başvuru, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Davacıların ileri sürdükleri talep, kaynağını sözleşmeden alan bir yetki veya sorumluluğun sözleşmenin karşı tarafına karşı ileri sürülmesi niteliğinde olmayıp; sözleşmenin imzalanmasından sonra yürürlüğe giren ve davacıların sözleşme ile üstlendikleri yükümlülükleri etkileyen bir kanun hükmünden kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla, sözleşme ilişkisinin kurulmasından sonra kanunla verilen bir hakkın sözleşme ilişkisinden bağımsız olarak kullanılmasına yönelik başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde idari yargı görevli olduğundan temyiz isteminin kabulüne ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu taktirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
7161 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle 4735 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 4. maddenin kapsam ve amacının ortaya konulması gerekmektedir. 4735 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin incelenmesinden, 31/08/2018 tarihinden önce 4734 sayılı Kanun'a göre ihalesi yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmelerin, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın görüşü alınarak idarenin onayına bağlı olarak feshedilip tasfiye edilebileceği veya devredilebileceği; bu fıkra kapsamına girmekle birlikte devredilmeyen sözleşmelerde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak başvurması kaydıyla süre uzatımına ilişkin kısıtlama ve şartlara tâbi olunmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın görüşü alınarak idare tarafından süre uzatımına gidilebileceği anlaşılmaktadır
4735 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, mücbir sebep olarak kabul edilebilecek durumlara örnekler (doğal afetler ve benzeri) verildikten sonra, söz konusu hâllerin mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi için "yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi" şartlarının gerçekleşmesi gerektiği kurala bağlanmış iken; 7161 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle 4735 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 4. maddede, 31/08/2018 tarihinden önce ihalesi yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği 18/01/2019 tarihi itibarıyla devam eden sözleşmeler için "imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi" durumun bizzat kanun koyucu tarafından kabul edildiğinden, anılan maddede belirtilen imkânlardan faydalanmak isteyen yükleniciler açısından Kanun'un 10. maddesinde şart koşulan yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi gibi şartlar aranmayacaktır.
4735 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ve gerekçesi ile komisyon raporuna bakıldığında, 2018 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında yaşanan kur artışları nedeniyle imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi üzerine, kamu hizmetlerinin aksamaması ve oluşan mağduriyetlerin giderilmesini teminen yüklenicilere, "fesih", "sözleşmenin devri" ve "süre uzatımı" gibi imkânlardan faydalanma hakkının getirildiği; daha açık bir ifadeyle, anılan düzenlemenin getiriliş amacının, 2018 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında yaşanan kur artışları nedeniyle imalat girdilerinin fiyatlarında yaşanan beklenmeyen fiyat artışları sebebiyle yüklenicilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi ve kamu hizmetlerinde aksama yaşanmamasının temini olduğu anlaşılmaktadır.
İhaleye çıkma kararından sözleşme imzalanıncaya kadar idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idarî yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan ihtilâfın ise adlî yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de; sözleşme yapıldıktan sonra tesis edilse bile sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibi niteliğini taşımayan, idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği sözleşme sürecinden ayrılabilir nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan veya bu nitelikteki idarî işlemler nedeniyle doğan tazminat istemleri nedeniyle açılan davaların idarî yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
4735 sayılı Kanun'un “Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri" başlıklı Geçici 4. maddesinde, kanun koyucu tarafından imalat girdilerinde beklenmeyen fiyat artışlarının meydana geldiği kabul edildiğinden Kanun'da belirtilen şartları taşıyan yüklenicilerin başvuruları üzerine başkaca bir hususa bakılmaksızın talepleri doğrultusunda bağlı yetki çerçevesinde idarece şekli bir değerlendirme yapılarak işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, fesih talebine ilişkin başvuru şartları bütünüyle Kanun'da düzenlendiğinden, idarece, davacının başvurusunun değerlendirilmesinde ifa güçlüğü olup olmadığı ve fiyat farkı verilip verilmediği gibi hususlar yönünden bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığından idarenin görüş yazısı hazırlarken yaptığı incelemenin maddenin getiriliş amacına uygun düşmediği sonucuna varılmaktadır. Buna göre, yüklenicinin anılan madde ile getirilen düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin olarak idarece tesis edilen işlem idarenin takdir yetkisini hukuka uygun kullanıp kullanmadığı yönünden değerlendirileceğinden, işlemin idarî işlem mahiyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkmış olsa bile, sözleşme hükümlerinden bağımsız olarak idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği 4735 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 4. maddeden yararlanma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin uyuşmazlığın çözümünde idarî yargı yerleri görevli olduğundan, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görevinde olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.