T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1793
Karar No:2023/2917
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında Hakkari ili, Şemdinli ilçesinde yapımı planlanan Aslandağı Beyyurdu Enerji Grubu Projesi için davalı idareye yaptığı başvurusu uygun görülerek projenin yapım hakkını elde eden ve su kullanım hakkı anlaşması imzalayan davacı tarafından, söz konusu proje kapsamında akdedilen su kullanım hakkı anlaşmasındaki maliyet paylaşımı ve amortismana ilişkin hususların düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusuna ilişkin projenin 14/02/2020 tarihinde davalı idarenin internet sayfasında ilan edildiği, ilanın "Müracaat Şartları" başlığının 4. maddesinde; "Aslandağı ve Beyyurdu Barajları (İş) %100 enerji amaçlı olu…" ifadelerine yer verildiği, projenin, 14/02/2020 – 15/03/2020 tarihleri arasında müracaat etmek isteyen tüm şirketlerin başvurusuna açık tutulduğu, ilan tablosunda da projenin sadece enerji maksatlı olduğu belirtilmiş olup ilan süresi sonunda proje için 2 şirketin başvuruda bulunduğu, yapılan kaynak katkı payı toplantısında davacının en yüksek kaynak katkı payını teklif etmesi üzerine davacının idare ile Su Kullanım Hakkı Anlaşması (SKHA) imzalamaya hak kazandığı, davacının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan ön lisans alması ile birlikte SKHA imzalanmasına ilişkin iş ve işlemlere davalı idare tarafından başlanıldığı, davalı idare tarafından SKHA taslağının … tarih ve … sayılı yazı ile görüş için davacıya gönderildiği, davacının SKHA taslağına herhangi bir itirazda bulunmadan uygun bulduğunu 27/10/2020 tarih ve 399450 sayılı yazı ile davalı idareye bildirmesi üzerine, davacı ile davalı idare arasında 27 Ekim 2020 tarihinde Noter huzurunda SKHA imzalandığı, davacı şirket ile davalı idare arasında 27 Ekim 2020 tarihinde imzalanan anlaşmanın ardından davacı tarafından maliyet taksimi açısından enerji hisse oranının yeniden hesaplanması ve amortisman oranının 40 yıl olması gerektiği belirtilmiş ise de, anlaşma içeriğindeki hisse oranına ilişkin hükmün davacı tarafından bilerek ve istenerek imzalandığı, proje, başvuru- taahhüt-sözleşme taslağı-sözleşme imzalama aşamalarında %100 enerji hisse oranı ve amortisman için sürenin 50 yıl olduğu hususlarının davacı tarafından bilinmekte olduğu, davacının bu şartları bilerek başvurduğu, kaldı ki davacı ile birlikte aynı projeye teklif veren diğer şirketin de aynı enerji hisse oranını esas alarak kaynak katkı payı teklifinde bulunduğu, usulüne uygun olarak gerçekleştirilen aşamaların hiçbirinde hisse oranına, amortisman süresine ilişkin bir itirazda bulunmayan davacının, sözleşmenin imzalanmasından sonra 17/11/2020 tarihinde itirazda bulunduğu, nitekim davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, sözleşmenin imzalanması aşamasından önce itirazda bulunmayan davacının, imza tarihinin hemen akabinde itirazda bulunmasının bu yükümlülüğe aykırı olduğu, bu durumda, Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın imzalanması aşamasına kadar herhangi bir itirazda bulunmayan davacının, anlaşmanın imzalanmasından hemen sonra davalı idareye başvurarak enerji hissesi oranına ve amortisman süresine itiraz ettiği, enerji hisse oranının %100 olduğu ve amortisman süresinin 50 yıl olduğu, projenin ilanı aşamasından başlayarak her aşamada davacı tarafından bilindiği, davalı idare tarafından gönderilen taslağın 10 gün süre ile davacı şirket tarafından incelenerek kabul edildiği, sözleşmenin imzalanmasından sonra enerji hisse oranında yapılacak değişikliğin, projeye teklif veren-veremeyen diğer şirketler açısından haksız rekabete yol açacağı hususları göz önüne alındığında, davacı başvurusunun reddi yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verilmiştir.
Söz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararla, temyiz edilen kararın kesin olarak hükme bağlandığı ve temyiz yolunun açık olmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine, 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren 7 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, usule ilişkin olarak dava konusu işlemin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde belirtilen temyiz yolu açık işlemlerden olduğu, temyiz yolu kapalı olarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, esas bakımından ise davalı idarenin baraj/proje amacını ihaleden sonra değiştirdiği, amortisman hesaplanmasının Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği'ne aykırı olduğu, ihale konusu bilgi ve belgelerin eksik verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi'nce kesin olarak karar verilmesinin hukuka uygun olup söz konusu kararın temyiz kanun yoluna kapalı olduğu, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine, aynı Dairece verilen temyiz isteminin reddine dair 06/04/2023 tarih ve E:2022/616, K:2022/1407, Temyiz No:2023/134 sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.