T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1799
Karar No : 2023/1912
DAVACI : …
DAVALI : … Başkanlığı / …
DAVANIN_ÖZETİ:Davacı tarafından, 14/05/2023 tarihli seçimlerin iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :…
DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmış, 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
İdari yargı yetkisi kapsamında yer alan iptal davaları idari işlemler nedeniyle menfaatleri ihlal edilenler tarafından işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali için açılan davalar olup, iptal davasının konusunu yalnızca idari işlemlerin oluşturacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından ilk olarak 29/11/2022 tarihinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Yüksek Seçim Kuruluna başvuruda bulunulduğu, Yüksek Seçim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı yazısıyla; talebe konu hususun 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nun "Seçmenler tarafından aday gösterilme" başlıklı 8/A maddesinde düzenlendiği, talebe konu diğer hususun ise 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun "Seçilme yeterliği" başlıklı 10. maddesi, "Adaylık” başlıklı 12. maddesi ve "Bağımsız adayların müracaatı" başlıklı 21. maddesinde hüküm altına alındığı, seçim propagandasının, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un "Seçim Propagandası” başlıklı "İkinci Kesimi"nde düzenlendiği, anılan mevzuatlara, Kurul Başkanlığının ”www.ysk.gov.tr” internet adresinin "Ana Sayfası'nda yer alan bağlantılar kısmındaki "Mevzuat Bilgi Sistemi" bölümünden erişim sağlanabildiği, ayrıca, Yüksek Seçim Kurulunun görev ve yetkilerinin 298 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle, 7062 sayılı Yüksek Seçim Kurulunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinde belirtildiği, sayılan bu görevler arasında danışma niteliğindeki isteklere görüş verilmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 4982 sayılı Kanun'a göre tavsiye ve görüş taleplerinin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında kaldığı yönünde cevap verildiği; 10/03/2023 tarih ve 32128 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin yenilenmesine dair 2023/121 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yayımlandığı, bunun üzerine davacı tarafından Cumhurbaşkanlığı seçimine bağımsız ve tek başına aday olarak katılmak istediğini belirterek 16/03/2023 tarihinde Yüksek Seçim Kuruluna, 29/03/2023 tarihinde ise seçimin çeşitli nedenlerle iptal edilmesi gerektiğini belirterek … 1 Nolu İlçe Seçim Kuruluna başvuruda bulunulduğu, bu başvurulara cevap verilip verilmediği hususuna yönelik olarak dava dilekçesi ekinde herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmediği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından Yüksek Seçim Kuruluna hitaben yazdığı 3 adet dilekçede belirtilen hususlar uyarınca 14/05/2023 tarihinde yapılacak seçimlerin iptali istemine yer verildiği görülmekle birlikte; söz konusu başvurular üzerine tesis edilen işlemlerin ve seçimlerin yenilenmesine dair Cumhurbaşkanı Kararının da iptalinin istenilip istenilmediği hususu dava dilekçesinden anlaşılamamaktadır.
Ayrıca Danıştay ve idare mahkemelerinin yargı yetkisi ''idari işlemlerin hukuka uygunluk denetimi'' ile sınırlı olup, seçimlerin iptalinin tek başına idari davaya konu edilemeyeceği, başka bir deyişle bahsi geçen seçime yönelik yetkili idari makam/makamlar tarafından alınmış karar/kararlara yönelik iptal isteminde bulunulabileceği dikkate alındığında, dava dilekçesinin yenilenmesi halinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, iptali istenilen idari işlem/işlemler-karar/kararlar açıkça gösterilerek iptali istenilen işlem/işlemler-karar/kararlar yönünden ayrı ayrı hukuka aykırılık sebeplerinin belirtilmesi, menfaatinin ne şekilde etkilendiğinin açıklanması ve davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir iki nüsha dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek dilekçe ile harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya bildirilmesine, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 06/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.