T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/180
Karar No : 2023/3248
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Madencilik ve Turizm Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2018/5 dönemi vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının kısmi bölünme kapsamında devretmiş olduğu varlıklarına karşılık aldığı yeni şirket hisselerini ortaklarına dağıtmasına karşın Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/6-b-i ve 6-b-ii maddeleri uyarınca stopaj yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle dava konusu cezalı gelir stopaj vergisi tarhiyatı yapılmış ise de, davacı şirket tarafından, kısmi bölünme neticesinde 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisselerinin, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebileceği hükmüne uygun olarak devrolunan şirket hisse senetlerinin ortaklara dağıtıldığı ve ortaklara verilen devrolunan şirket hisselerinin, ortakların bölünen şirketteki hisselerine isabet eden değerle orantılı dağıtıldığı, dolayısıyla şirket ortaklarının servet değerlerinde herhangi bir artışın meydana gelmediği ve davacı şirketin kısmi bölünme neticesinde sermayesinde meydana gelen azalmayı geçmiş yıl karından karşıladığı dikkate alındığında, geçmiş yıl karının sermaye eklenmesinin söz konusu olduğu ve ortaklara bir kar aktarımının söz konusu olmadığının görüldüğü gibi ayrıca Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesine göre de karın sermayeye eklenmesinin kar dağıtımı sayılmaması gerektiği açık olup, kısmi bölünme neticesinde devrolunan şirkete verdiği hisse senetleri karşılığında devrolunan şirketten aldığı hisse senetlerini ortaklarına dağıttığı, buna rağmen stopaj yükümlüğünün yerine getirmediğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75/1. maddesinde, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira veya benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu, aynı Kanununun 94. maddesinin 6-b-i bendinde, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75. maddenin 2. fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar payları (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) ile 6-b-ii bendinde ise tam mükellef kurumlar tarafından; dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye'de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75. maddenin 2. fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarından (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.) gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporunda; aktifte kayıtlı bulunan maden ruhsatı ve şantiye alanlarının yeni kurulan ... Maden Demir İşletmeleri A.Ş.'ye kısmi bölünme yoluyla devredildiği, aktif değerlerle pasif değerler arasındaki 9.000.000,00 TL tutarında bulunan farkın yeni kurulan şirkete sermaye olarak konulduğu, devredilen varlıkların kayıtlı değeri kadar yeni şirket hisselerinin ortaklara payları oranında verildiği, yasal defter kayıtlarına göre söz konusu tutarın "Geçmiş Yıllar Karları" hesabından karşılandığı, ancak şirket sermayesinde herhangi bir değişiklik olmadığı, emsal özelgelere göre yeni şirketin yasal defterinde geçmiş yıl karlarının sermayenin bir unsur olarak alt hesaplarda açıkça gösterilmesi gerektiği, ancak bunun yapılmayıp sadece ortakların hisseleri oranında paylarına düşen tutarların gösterildiği, bu haliyle alt kalemlerin yeni şirket hesaplarında takibinin imkansız hale geldiği, belirtilen tutar kadar azaltılan "Geçmiş Yıl Karları" hesabının işletmeden çekiş olarak değerlendirilip bu tutar üzerinden gerçek kişi ortaklara kar dağıtımına bağlı gelir vergisi stopajının yapılması gerektiği tespitlerine yer verildiği, belirtilen tespitler üzerine davalı idarece dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve maddi olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde mükellef kurum kısmi bölünme kapsamında elde edilen hisse senetlerini ortaklarına devretmek suretiyle aslında ortaklarına kar payı dağıtımında bulunduğu, dağıtılan bu tutarında anılan mevzuat uyarınca tevkifata tabi olduğu dikkate alındığında inceleme raporu sonucunda bulunan matrah farkı üzerinden davacı adına re'sen tarhedilen vergi ziyaı cezalı gelir stopaj vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı idarenin temyiz talebi kabul edilerek tarhiyatı kaldıran Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.