T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1804
Karar No : 2023/2365
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tekstil Ürünleri İnş. Malz. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporu esas alınarak hazırlanan vergi inceleme raporlarına dayanılarak re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan üç kat vergi ziyaı cezalı; 2019 yılı kurumlar vergisi ile 2019 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporlarındaki tespitlerin değerlendirilmesinden, davacının 2019 yılında düzenlediği tüm faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeler olduğu sonucuna varıldığından dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediği; geçici vergi asılları bakımından yapılan incelemede ise, geçici vergi tarhiyatlarına ilişkin ihbarnamelerde, geçici vergi aslının aranmayacağı ve gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı belirtilmekte ise de, geçici vergilerin ihbarnamelerin vergi aslına ilişkin kısmında vergi aslının fark olarak tarh edilen miktar sütununa yazıldığı dikkate alındığında, geçici vergi aslını ihtiva edip etmediği hususunda tereddüte neden olabilecek nitelikte olduğundan ve bu haliyle vergi aslını ihtiva etmediğinin kabulü mümkün bulunmadığından, mahsup döneminin de geçmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 193 sayılı gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerektiği; geçici vergiler üzerinden üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları bakımından yapılan incelemede ise, geçici verginin matrahı yönünden gelir vergisine bağlı ve peşin alınan bir vergi olması nedeniyle, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği hükmü ile geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olması ve müstekar hale gelen Danıştay kararlarında bu tür olaylarda asgari ceza haddinin uygulanması gerektiği içtihat edildiğinden, geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tek katında hukuka aykırılık, tek katı aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümlerine göre arttırılan kısmının incelenmesinden de, tekerrür uygulamasına esas alınan 2018/Aralık dönemi vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin davacıya 30/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre, tekerrür hükümleri cezanın kesinleştiği takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içerisinde yeni bir ceza kesilmesi halinde uygulanabileceğinden, 2019 yılı muhtelif dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu geçici vergi asılları ile geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmının ve dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların tekrarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.