T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1812
Karar No:2023/3642
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- (MÜDAHİL DAVALI YANINDA)... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
DİĞER MÜDAHİL (DAVALI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Elmadağ ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde imar planı ile getirilecek kullanım kararlarına uygun olarak hayvan kontrol ve dinlendirme istasyonu yapılmak amacıyla 30 yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı ihalesine çıkılmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle 14/01/2021 tarihli ara kararı ile Ankara İli Elmadağ İlçesi ... Mahallesi'nde bulunan... ada ...parsel numaralı taşınmaz üzerinde "imar planı ile getirilecek kullanım kararlarına uygun olarak hayvan kontrol ve dinlendirme istasyonu" yapılmasının imar mevzuatına, üst ölçekli plan kararlarına, kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olup olmadığı, çevreye, su kaynaklarına, tarım arazilerine, yerleşim yerlerine ve ulaşıma herhangi bir zararının bulunup bulunmadığı, yer seçiminin ilgili mevzuatı uyarınca uygun olup olmadığı yönünde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu işlemde sözkonusu parselin köyün mevcut planlama alanı dışında ancak Elmadağ ilçesinin mücavir alanında yer alması nedeniyle ilçe belediyesinden görüş sorulmaması, Hayvan Nakillerinde Kontrol ve Dinlendirme İstasyonları Yönetmeliği’nin 5. maddesinde; “a) İstasyonlar yasaklama veya kısıtlama bulunan bölgelerde kurulamaz." hükmüne rağmen, 1/100.000 ölçekli 2038 Başkent Ankara Çevre Düzeni Planı "Plan Hükümleri"ne göre hayvancılık tesislerine yönelik olarak ilgili belediyece belirlenen mesafe kısıtlarına uygun işlem tesis edilmemesi, ilgili Elmadağ Belediyesi sınırları içinde dava konusu parsele alternatif olabilecek alanların değerlendirilmemesi, söz konusu parselin yalnızca mülkiyeti hazinenin olması dışında konumu, etrafındaki kullanımlara uzaklığı, çevreye yönelik kirletici etkilerinin ele alınmadığı, çevreyi ve altyapıyı zorlayan, çevreyi kirletme potansiyeli yüksek bu hayvancılık tesisi yapılmakta olan Köy İçi Yerleşim Yeri ve Gelişim Amaçlı İmar Planı Çalışmasının plan bütünlüğünü ve sürekliliğini bozacağından, dava konusu işlem nesnel gerekçelere dayansa bile, sonuçları itibariyle kamu yararına uygun olmaması, imar planı tanımı ve mevzuatı gereği plan bütünü çerçevesinde, özellikle de çevreye kirletme potansiyeli yüksek bir kullanıma yönelik bu değişimin etkilerinin değerlendirmesinin yapılmasını gerekli kıldığı halde yapılmaması, 30 yılı aşkın süredir ağırlıkla dikili tarım arazisi olarak kullanılan ve üzerinde dikkate değer sayıda badem ağaçları ile üzüm asmalarının yer aldığı parselin hayvancılık tesisi bile olsa yapılaşmaya açılmasında kamu yararının olmaması, mevcutta bulunan atıl su deposunun yerine yeni su deposunun dava konusu parselin hemen yakınında yer alması ve atıkların akış yönünün köye doğru olmasının su kirletme riskini ortadan kaldırmaması, tesisin Ankara-Kırıkkale anayoluna bağlantısının köyün içinden geçiyor olmasının koku, toz, gürültü gibi çevre kirliliği yanısıra köyün mevcut yol altyapısına zarar vereceği, dava konusu işlemin etrafındaki kullanımları dikkate almayan ve yapılmakta olan planın bütünlüğüne aykırı olarak tek parsel özelinde plan kararını zorlamasının planlama teknikleri ile şehircilik ilke ve esaslarına aykırılık teşkil etmesi, söz konusu tüm kente geneline hizmet verecek olan bu kullanımın, parsel bazında değil ilçe bazında yapılacak bir değerlendirme ve düzenleme gerektirmesi nedeniyle bu düzenlemede kamu yararı olmaması, dava konusu işlem sürecinde planlama bütününde tüm bileşenlerin değerlendirilmesinin yapıldığı, bütüncül ve bilimsel gerekçeleri açık bir karar alma sürecinin işletilmemesi nedenleriyle Ankara İli, Elmadağ İlçesi, ... Mahallesi’nde bulunan ... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde "imar planı ile getirilecek kullanım kararlarına uygun olarak hayvan kontrol ve dinlendirme istasyonu" yapılmak amaçlı 30 yıl süreli irtifak hakkına yönelik işlemlerin planlama ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olmadığı" görüş ve kanaatinin belirtildiği, anılan bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı idarece bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de; anılan rapor hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğünden itirazların yerinde bulunmadığı, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Ankara İli, Elmadağ İlçesi, ... Mahallesi’nde bulunan... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde imar planı ile getirilecek kullanım kararlarına uygun olarak hayvan kontrol ve dinlendirme istasyon yapılmak amaçlı 30 yıl süreli irtifak hakkına yönelik işlemlerin planlama ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ihale işlemlerinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ile 324 ve 327 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğ hükümleri doğrultusunda tesis edildiği, davalı yanında müdahil Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, Hayvan Nakillerinde Kontrol ve Dinlendirme İstasyonları Yönetmeliği ile uzun mesafeli hayvan hareketlerinin en yoğun olduğu hat olan doğu batı hattında ilk hareketten 8 saate denk gelen 600-650 km mesafede, Ardahan, Kars, Ağrı, Erzurum illerinden Adapazarı, Kocaeli, İstanbul hattında E80 karayolu güzergahında ve Karadeniz illerinden batı illerine olan güzergahta Amasya ilinde, Ardahan Kars Ağrı, Erzurum illerinden İzmir, Bursa, Çanakkale hattında Sivas, Ankara ve Afyonkarahisar ilinde, Güneydoğu illerinden İzmir, Bursa hattında Kayseri ve Adana ilinde, Avrupa'dan ithalat yolu ile ülkemize gelen hayvanlar için Edirne ilinde, dinlendirme istasyonu kurulmasına ... tarih ve ... nolu Olur'la karar verildiği, bu hususta çeşitli illerde arazi tahsisi yapılarak çeşitli harcamalar yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; sekizinci fıkrasında ise, ivedi yargılama usulüne tâbi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. Maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
İvedi yargılama usulüne tâbi olan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından Ankara İli, Elmadağ İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde "imar planı ile getirilecek kullanım kararlarına uygun olarak hayvan kontrol ve dinlendirme istasyonu" yapılmak amacıyla 30 yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı tesisine esas olmak üzere gerekli irtifak ihalesi ve diğer işlemlerin yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı dava konusu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna mı yoksa temyiz kanun yoluna mı başvurulabileceğinin belirlenmesi için öncelikle dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlüne tâbi olup olmadığının tespiti zorunludur. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usûlünün uygulanacağı kurala bağlandığından, ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklardan ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İhale işlemlerine ilişkin idarî usûlü düzenleyen temel kanunlardan olan 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, ihalenin "Bu Kanunda yazılı usûl ve şartlarla işin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve yetkili mercilerin onayı ile tamamlanan sözleşmeden önceki işlemleri"; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde ise, "Bu Kanunda yazılı usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri" ifade ettiği belirtilmiş olup, bu kanuni tanımlamalar ve istikrar kazanan içtihatlar dikkate alınarak ihale ilanı ile başlayıp sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan süreçte tesis edilen işlemlerin ivedi yargılama usulüne tâbi ihale işlemleri olduğunun kabulü gerekir.
Olayda, davaya konu irtifak hakkı tesisi ihalesine ilişkin olarak Bakanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı Olur'unun alındığı, ihale ilanının yapılarak, Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 09/09/2020 tarihli ihaleye davet yazılarının ilgililere tebliğ edildiği, ihalenin 30/09/2020 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi uyarınca pazarlık usûlü ile gerçekleştirildiği, ilk yıl 9.500,00-TL bedelle müdahil ...'a geçici ihale edildiği ve ita amirinin ... tarih ve ... sayılı onayı ile ihalenin kesinleştiği anlaşıldığından, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında gerçekleştirilen irtifak ihalesine yönelik uyuşmazlığın ivedi yargılama usulü kapsamında yer aldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulü kuralları gereğince doğrudan temyize tâbi olduğu, ivedi yargılama usulüne tâbi olan davalarda istinaf kanun yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi tarafından esasa girilmeksizin dava dosyasının Danıştay'a gönderilmesi gerekirken, esasın incelenmesi suretiyle verilen kararda usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, işbu dosyada temyizen incelenen kararın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi tarafından verildiği görülmektedir.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde, "daireler arasında çıkan iş bölümü uyuşmazlıklarını karara bağlamak" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 3/D maddesinin üçüncü fıkrasında, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak bölge idare mahkemesi daireleri arasındaki iş bölümünün, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından, idarî ve vergi dava dairelerinin numaraları ile aralarındaki iş bölümünün belirlendiği Ankara Bölge İdare Mahkemesi İş Bölümü kararı incelendiğinde, anılan kararın "İdari Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kriterleri" başlığı altında düzenlenen "İş Bölümünün Genel Esas ve İlkeleri"nde; idarî dava daireleri arasındaki iş bölümünün, istinaf incelemesinin sonuçlandırılmasında zaman kayıplarını önlemek, uzmanlaşmayı, akademik çalışma ve işbirliğini desteklemek, hukukî uyuşmazlıkların çözümünde sorumluluk üstlenerek yönlendirici olabilmek ve idarî dava dairelerinin hukuksal kimliklerini güçlendirmek amacıyla "ihtisas alanı ve temel görev esasları" çerçevesinde yapıldığı, her bir idarî dava dairesinin, ihtisas alanına giren temel görev ya da görevlere sahip olduğu, "Ortak Hükümler"de ise idarî işlemin uygulanmasından doğan zararların tazmini istemiyle açılan tam yargı davalarına karşı yapılacak istinaf başvurularının uyuşmazlığın esasına bakmaya görevli idari dava dairesince görülmesinin kararlaştırıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun iş bölümüne ilişkin anılan kararının amacı ve lafzı ile 2576 sayılı Kanun'da uyuşmazlıkların görevli daire tarafından çözümlenip karara bağlanmasını sağlamak için öngörülen usûl bir arada değerlendirildiğinde, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi'nce yeniden yapılacak incelemede bu hususun da göz önünde bulundurularak, ihalenin iptali istemiyle açılan dava hakkında verilen karara yönelik istinaf incelemesinin, Bölge İdare Mahkemesi'nin görevli idarî dava dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 20/09/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.