T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/185
Karar No : 2023/1001
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/09/2022 tarih ve E:2021/65, K:2022/3034 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, bankalarda bağımsız denetim yapmaya yetkili kuruluşlar listesinden süresiz olarak çıkarılmasına dair 05/11/2020 tarih ve 9247 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararının ve 02/04/2015 tarih ve 29314 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkındaki Yönetmelik'in 15. maddesinin öncelikle tümden, aksi hâlde 15. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesindeki "süresiz" ifadesi ve (h) bendinin iptali ile 5411 sayılı Kanun'un 15. ve 33. maddelerinde geçen "veya sürekli" ifadelerinin, uygun görülmesi hâlinde ise 15. ve 33. maddelerin tamamının Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/09/2022 tarih ve E:2021/65, K:2022/3034 sayılı kararıyla;
Davacının, bankalarda bağımsız denetim yapmaya yetkili bağımsız denetim kuruluşları listesinde yer alan bir şirket olduğu, dava konusu Yönetmelik’in 15. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi uyarınca Kurumun düzenleme ve denetimine tâbi şirketlerde kesintisiz olarak beş hesap dönemi bağımsız denetim faaliyetinde bulunmadığı gerekçesiyle bankalarda bağımsız denetim yapmaya yetkili bağımsız denetim kuruluşları listesinden süresiz olarak çıkarıldığı;
Davacı tarafından; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 15. ve 33. maddelerinde geçen "veya sürekli" ifadelerinin, uygun görülmesi hâlinde ise maddelerin tamamının Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiş ise de, Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi görülmediği;
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 15., 33., 83. ve 88. maddeleri, dava konusu Yönetmelik’in "Listeden süresiz olarak çıkarılma" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek;
Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’in dava konusu 15. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi yönünden;
Dava dilekçesinde, dava konusu edilen Yönetmelik’in 15. maddesinin tümden iptali, aksi halde 15. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi ile birinci fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "süresiz" ibaresinin iptali istenilmiş ise de; dilekçe içeriğinden, iptal isteminin, süresiz olarak listeden çıkarılma yaptırımının uygulanmasına yol açan 15/1-h maddesine yönelik olduğu anlaşıldığından davanın bu kısımla sınırlı olarak incelenmesi gerektiği;
5411 sayılı Kanun'un 15. ve 33. maddeleri ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna finansal piyasalarda düzenleme ve denetleme görevi kapsamında düzenleyici işlemler tesis etme yetkisi tanındığı; 88. maddesi ile de Kurula "düzenlemek ve denetlemekle görevli olduğu sektör veya alanla ilgili uluslararası ilke ve standartlarla uyumlu ikincil düzenlemeleri yapmak ve kararlar almak" görev ve yetkisi verildiği; aynı Kanun'un 93. maddesinde ise Kurumun Kurul kararıyla bu Kanun'un uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya yetkili olduğunun belirtildiği;
Yönetmelik'in dava konusu 15. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, Karar eki I sayılı Liste'nin (2) numaralı kısmında belirtilen Kurum düzenleme ve denetimine tâbi şirketlerde kesintisiz olarak beş hesap dönemi bağımsız denetim faaliyetinde bulunulmaması halinde bağımsız denetim kuruluşunun Kurul tarafından süresiz olarak Liste'den çıkarılacağının kurala bağlandığı;
Düzenleyici ve denetleyici kurumlara ilgili oldukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi verildiğinden ve bu kurumlar düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenleyebileceğinden, Kanun'un verdiği yetkinin kullanılması suretiyle Kanun'un lafzına ve amacına uygun düzenlemeleri içeren Yönetmelik'in 15. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde hukuka aykırılık görülmediği;
Dava konusu birel işlem yönünden;
Yönetmelik’in 15. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi uyarınca, Kurumun düzenleme ve denetimine tâbi şirketlerde kesintisiz olarak beş hesap dönemi bağımsız denetim faaliyetinde bulunulmadığından bahisle dava konusu Kurul kararıyla davacı şirketin bankalarda bağımsız denetim yapmaya yetkili bağımsız denetim kuruluşları listesinden çıkarılmasına karar verildiği;
Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasında sayılan fiillerin gerçekleşmesi hâlinde bağımsız denetim kuruluşunun Kurul tarafından süresiz olarak listeden çıkarılacağı kurala bağlandığından, Dairelerinin 17/05/2022 tarihli ara kararıyla davacı şirketin Yönetmeliğin 8. maddesinde yer alan ve listeye alınacak bağımsız denetim kuruluşlarında aranan şartları yerine getirmesi hâlinde yeniden listeye alınıp alınamayacağının sorulduğu, davalı idare tarafından 06/07/2022 tarihinde Daire kayıtlarına giren dilekçe ile verilen cevapta, davacı şirketin Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde yer alan şartları sağlaması, ayrıca başvuruda istenilen bilgi ve belgeleri yerine getirmesi hâlinde yeniden listeye alınma talebinin Kurulca değerlendirileceğinin tabii olduğunun belirtildiği;
Öte yandan, hem Yönetmelik’in 8. maddesine 25/05/2022 tarih ve 31846 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile eklenen ikinci fıkra hükmü hem de davalı idarenin cevabî yazısı dikkate alındığında, davacı şirketin Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi uyarınca Kurum düzenleme ve denetimine tâbi şirketlerde kesintisiz olarak beş hesap dönemi bağımsız denetim faaliyetinde bulunmadığından bahisle bankalarda bağımsız denetim yapmaya yetkili bağımsız denetim kuruluşları listesinden süresiz olarak çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 5411 sayılı Kanun'un 15. ve 33. maddelerinin, Anayasal çalışma özgürlüğüne, hukuk devleti, kanunilik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, hem Anayasa'da hem de uluslararası sözleşmelerde yer alan çalışma özgürlüğünün çalışamama ve hatta bazen istemeyerek de olsa iş alamama hakkını da içerdiği, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin 5411 sayılı Kanun'a aykırı olduğu, Kanun'da "beş yıl faaliyette bulunmama" halinin süresiz çıkarma nedeni olarak belirlenmediği, davalı idarenin gerekli kriterler sağlanırsa tekrar listeye alınmaya ilişkin yaklaşımının hukuki bir değer içermediği, aynı fiile ilişkin olarak hem idari para cezası hem de süresiz olarak listeden çıkarma işlemi tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 07/09/2022 tarih ve E:2021/65, K:2022/3034 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 15/05/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.