T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/18772
Karar No : 2023/20000
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müş. Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararında; her ne kadar dava konusu işlemde davacının ByLock programını kullandığı tespitine yer verilmiş ise de, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Sor. No:.., K:… sayılı kararı ile davacının ByLock programını kullanmadığı tespit edilerek hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 16/05/2022 tarihli ara karara rağmen davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını gösteren başkaca delil ve tespitin dava dosyasına sunulmadığı görüldüğünden, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; hakkında yakalama kararı olması nedeniyle aranan davacının bizzat veya vekili aracılığıyla 06/02/2019 tarihinde dava açmasının söz konusu olmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesine başvuran kimliği meçhul iki kişiden birinin gerçeğe aykırı şekilde kendisini davacı Vehbi Polat olarak tanıtarak davacı adına düzenlenmiş dava dilekçesini kayda sokma girişiminde bulunduğu anlaşıldığından, davacı adına dava açma ehliyeti bulunmayan şahsın usulsüz şekilde ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçenin kayıt tarihinin (06/02/2019) dava tarihi olarak kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının davacıya usulüne uygun olarak 11/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, 60 günlük dava açma süresinin ise (hafta sonunu müteakip) 11/02/2019 tarihinde sona erdiği görüldüğünden, belirtilen tarih geçtikten 1 yıl sonra 09/03/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... Asliye Hukuk Mahkemesine dava dilekçesini kendisinin verdiği, dosyaya sunduğu harç alındısına ait "sayman mutemet alındısı" üzerinde kendisinin adının yazdığı ve yine aynı mutemet alındısının incelenmesinden anlaşılacağı üzere davanın süresinde açıldığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY
Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, söz konusu işleme karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Komisyon kararının iptaline karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; ... Asliye Hukuk Mahkemesine verilen dava dilekçesinin davacının kendisi tarafından verilmediği, hakkında yakalama kararı olması nedeniyle aranan davacının bizzat veya vekili aracılığıyla 06/02/2019 tarihinde dava açmasının mümkün olmadığı, usulsüz şekilde … Asliye Hukuk Mahkemesine verilen dilekçenin kayıt tarihi olan 06/02/2019 tarihinin dava tarihi olarak kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının davacıya usulüne uygun olarak 11/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, 60 günlük dava açma süresinin (hafta sonunu müteakip) 11/02/2019 tarihinde sona erdiği, belirtilen tarih geçtikten 1 yıl sonra 09/03/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçelerin verileceği yerler" başlıklı 4. maddesinde, "Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir." kuralı; "Dilekçe üzerine uygulanacak işlem" başlıklı 6. maddesinde, "1. Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına veya 4 ncü maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin harç ve posta ücretleri alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılarak kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılır. Dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır.
2. Davacılara, kayıt tarih ve sayısını gösteren imzalı ve mühürlü, pulsuz bir alındı kağıdı verilir.
3. 4 ncü maddede yazılı diğer yerlere verilen dilekçeler, en geç üç gün içinde Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlığına taahhütlü olarak gönderilir..." kuralı yer almaktadır.
Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinde, "3. Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından:
a) Görev ve yetki,
b) İdari merci tecavüzü,
c) Ehliyet,
d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,
e) Süre aşımı,
f) Husumet,
g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları,
Yönlerinden sırasıyla incelenir..." düzenlemesi; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinde ise, "1. Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;
a) 3/a bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine,
b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine,
c) 3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine,
d) 3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine,
e) 3/b bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine,
Karar verilir..." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hâle getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilecektir (Anayasa Mahkemesi, Selin Mirkelam Başvurusu, B. No:2013/7472, 07/01/2016, § 41). Aynı şekilde, usul kurallarının, hukuki güvenliğin sağlanması ve yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu adaletin tecelli etmesine hizmet etmek yerine, kişilerin davalarının yetkili bir mahkeme tarafından görülmesi bakımından bir çeşit engel hâline gelmesi durumunda da mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiş olacaktır (Anayasa Mahkemesi, Saniye Çolakoğlu Başvurusu, B. No:2014/5702, 12/07/2016, § 25).
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda yer verilen 4. maddesinde, dava dilekçelerinin verilebileceği yerler olarak belirtilen yargı mercileri ve makamların, kişilerin dava açma hakkını engellemeyecek şekilde geniş tutulduğu ve davanın görüleceği yargı mercii dışındaki yerlere de dava dilekçesinin verilebilmesi imkânı sağlanarak kişilerin mahkemeye erişim haklarının güvence altına alınmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, anılan Kanun'un 4. maddesinin 3. fıkrasında, "4 ncü maddede yazılı diğer yerlere verilen dilekçeler, en geç üç gün içinde Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlığına taahhütlü olarak gönderilir." ifadesine yer verilerek, dava dilekçesinin davanın görüleceği yargı mercii dışındaki bir yere verilmesi durumunda, bu yer tarafından gerekli kayıt işlemlerinin yapılarak dilekçenin ait olduğu mahkemeye gönderileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, anılan düzenlemeler uyarınca; dava dilekçesi ve eklerinin, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıkları dışında 2577 sayılı Kanun'da dilekçelerin verilebileceği yerlerden biri olarak sayılan asliye hukuk hakimliklerine verilmesi durumunda, harç ve posta ücretleri alındıktan ve deftere kaydı yapıldıktan sonra en geç üç gün içinde Danıştay'a veya ait olduğu mahkeme başkanlığına taahhütlü olarak gönderilmesi gerekmekte olup, dava dilekçesi eline ulaşan mahkeme tarafından dilekçe üzerinde ilk inceleme yapılacağı ve bir eksiklikle karşılaşılması durumunda da davanın görüm ve çözümünde yetkili mahkeme tarafından gerekli kararların verileceği açıktır.
Nitekim, 2577 sayılı Kanun’un 15/1-(d) maddesinde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği belirtilerek, avukat olmayan vekil tarafından dava açılması durumunda, davanın görüm ve çözümünde yetkili olan mahkeme tarafından dava dilekçesinin yenilenmesi amacıyla davacıya otuz gün süre verileceği kurala bağlanmış olup, bu kural ile ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılması durumunda davacıya dava dilekçesini yenileme hakkı verilmektedir.
Dava konusu olayda, davacı tarafından dava dilekçesinde; işbu davayı Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesine gönderilmek üzere ... Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla (Muhabere No:2019/100) 06/02/2019 tarihinde açtığı halde aradan uzun süre geçmesine rağmen davada gelişme olmaması üzerine 05/03/2020 tarihinde davasının akıbeti hakkında bilgi almak için ... Asliye Hukuk Mahkemesi Kalemine gittiğinde memurlarca davanın hiç açılmadığına dair bilgi verildiğinin, bunun üzerine 09/03/2020 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde işbu davayı açtığının beyan edildiği görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesi tarafından 18/01/2023 tarihinde yapılan ara kararla, dava dilekçesinin verildiği yer olan ... Asliye Hukuk Mahkemesine, Mahkemelerince 2577 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında yapılmış bir işlem olup olmadığının sorulduğu ve davacının dosyaya sunduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/100 Muhabere Nolu evrakına dair tüm kayıtlar ile bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin gönderilmesinin istendiği, anılan ara karara cevaben ... Asliye Hukuk Mahkemesince dosyaya sunulan … tarih ve … sayılı yazıda; kendisini ... olarak tanıtan şahsın 09/02/2019 tarihinde Mahkemelerine müracaat ederek OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle dava dilekçesi vermek istediğinin, Mahkemelerince kendisini ... olarak tanıtan şahsın verdiği dilekçenin taranarak 2019/100 Muhabere numarasına kaydedildiğinin, buna ilişkin harç makbuzlarının kesildiğinin, dosyaya taraf olarak ...'ın kayıt işlemlerinin yapıldığı esnada ilgili şahsın ...Sulh Ceza Hakimliğinin … Ceza Değişik İş sayılı dosyasında yakalama kararı bulunduğunun tespit edildiğinin, dilekçeyi veren kişiden nüfus cüzdanının sorulduğunun, yapılan inceleme sonucunda dava dilekçesini veren kişinin ...'ın kendisi olmadığının tespit edilmesi üzerine, konuyla ilgili olarak 06/02/2019 tarihinde tutanak tutularak dilekçenin kayıt işlemlerinin iptal edildiğinin bildirildiği, bunun üzerine Bölge İdare Mahkemesi tarafından davanın davacı tarafından verilen ve 09/03/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı kabul edilerek süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuat, karar ve bunlara ilişkin değerlendirmelerde ayrıntılarıyla belirtildiği üzere, dava dilekçesinin verildiği yer olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin, kendisine verilen dava dilekçesinin kayıt işlemlerini yapıp dilekçeyi ait olduğu idare mahkemesine göndermekle yükümlü olduğu, dava dilekçesi kendisine ulaşan idare mahkemesince yetkisiz kişiler tarafından davanın açıldığının tespit edilmesi halinde otuz gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla yenilenmek üzere dilekçenin reddine karar verileceği, aksi durumda, yani asliye hukuk mahkemesince kendisine verilen dava dilekçesinin kabul edilmemesi ve kayda alınmaması durumunda ilgili asliye hukuk mahkemesince hem yetki aşımında bulunulacağı, hem de 2577 sayılı Kanun'la tanınmış olan dava dilekçesini yenileme hakkının davacının elinden alınacağı, dolayısıyla hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edileceği açıktır. Bu nedenle, dava dilekçesinin davacının kendisi tarafından verilmediği gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesince kayda alınmaması sonrasında davacı tarafından İdare Mahkemesine verilen dava dilekçesinin Bölge İdare Mahkemesince dava açma süresi içinde verilmediği kabul edilerek davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu kararın yukarıda yer verilen mevzuata ve hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.