T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/189
Karar No : 2023/1047
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU :Davacılar tarafından, 22/06/2009 tarihinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde dünyaya gelen bebeklerinin yeterli özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle 23/06/2009 tarihinde hayatını kaybettiği iddiasıyla, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdükleri zararlarına karşılık her bir davacı için 75.000,00 TL olmak üzere 150.000,00 TL maddi ve her bir davacı için 25.000 TL olmak üzere 50.000,00 TL manevi tazminatın zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; davanın reddine yönelik kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 15/01/2019 tarih ve E:2014/1925, K:2019/94 sayılı kararı ile manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması, diğer kısımlarının ise onanması üzerine, … İdare Mahkemesince bozulan kısımlar yönünden bozmaya uyularak verilen, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 02/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddi, reddedilen maddi tazminat istemi yönünden ise yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesi yolundaki … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararın, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu; davalı idare tarafından, bilirkişi raporu uyarınca hizmet kusuru bulunmadığından maddi ve manevi tazminat ödeme koşullarının oluşmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI :Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
A) Temyiz İstemine Konu Kararın Davanın Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, tarafların dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyiz İstemine Konu Kararın Reddedilen Maddi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine Hükmedilen Vekalet Ücretine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen "Kararın bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzelterek onanacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 31. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 332. maddesinde, yargılama giderlerine, mahkemece kendiliğinden hükmedileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren bir tarifenin hazırlanacağı, avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 169. maddesinde, yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamayacağı belirtilmiştir.
Buna göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin amacı, avukatların mesleklerini icra ederken hak edecekleri ücret için belli bir asgari sınır getirmektir. Bir başka ifade ile yapılan hukuki yardımın niteliği veya niceliği ne olursa olsun, avukatın verdiği hukuki hizmetin maddi karşılığının belli bir miktarın altına düşmesini engellemektir.
29/12/2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve ilk karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 20. maddesinde, "(1) Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılmakta olan dava, 150.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın reddine ve reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi olarak hesaplanan 13.450,00 TL, reddedilen manevi tazminat yönünden ise maktu olarak belirlenen 660,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince Mahkeme kararının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanması, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı ile reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş; … İdare Mahkemesince bozulan kısımlar yönünden bozmaya uyularak, verilen temyize konu kararda manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ve reddedilen maddi tazminat istemi yönünden 2022 yılında yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücreti belirlenirken, Avukatlık Kanunu uyarınca, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınacağından, uyuşmazlıkta, hükmün verildiği tarihin ortaya konulması gerekmektedir. İdare Mahkemesi kararının temyizi aşamasında, reddedilen maddi tazminat istemi için davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulduğu, kararın esasına yönelik kısımlarının onanarak kesinleştiği, Mahkemece bozma kararı üzerine bozulan kısım hakkında verilen kararın yeni bir karar olmadığı, 25/10/2013 tarihli ilk kararın tamamlayıcısı niteliğinde olduğu, bu nedenle, uyuşmazlıkta maddi tazminat istemi yönünden hükmün verildiği tarihin, ilk kararın verildiği tarih olan 25/10/2013 tarihi olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, davacının maddi tazminat istemi yönünden, ilk Mahkeme kararı olan 25/10/2013 tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden belirlenecek vekalet ücretinin davalı idare lehine hükmedilmesi gerekirken aksi yönde verilen Mahkeme kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır. Ancak, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 49. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "belirlenen ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(4) ve maddesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL" ibaresinin, "ilk karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 660,00 TL" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacıların temyiz isteminin reddedilen maddi tazminat için belirlenen vekalet ücretine ilişkin kısım yönünden kabulüne, diğer kısımlar yönünden ise reddine,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Davalı idare tarafından ödenmiş olan temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebi kabul edildiğinden davacılar tarafından ödenmemiş olan temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/03/2023 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde, vekalet ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükmü yer almıştır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesinin ilk kararının, temyiz aşamasında reddedilen maddi tazminat istemi için davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulduğu, maddi tazminat isteminin esasa yönelik kısmının onanarak kesinleştiği, maddi tazminat istemi yönünden hükmün verildiği tarihin ilk kararın verildiği tarihi olan 25/10/2013 tarihi olduğu anlaşılmış olup, temyiz istemine konu Mahkeme kararında, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddi nedeniyle hükmün verildiği ilk karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen "Kararın bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "maddi yanlışlık" kapsamında bulunmayıp; anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil ettiğinden, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla düzelterek onama yolundaki Daire kararına bu yönden katılmıyorum.