T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/192
Karar No : 2023/2727
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
Sendikası (… Sen)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare ile ... Sendikası (...SEN) arasında imzalanan ve 01/01/2020 - 31/12/2021 tarihleri arasını kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin "Sözleşmenin kapsamı ve Yararlanma Koşulları" başlıklı 5'inci maddesi (c) fıkrasıyla yle getirilen "Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katı tutarında sosyal denge sözleşmesi aidatı alır. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır." şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen; … tarih ve E…., K…. sayılı kararla; sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, toplu sözleşmelerde belirlenen tavanı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatını belirlemek olduğu; yine 4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kaldı ki Kanun'un 32. maddesinde böyle bir ayrım yapılmasına imkan sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gibi sosyal denge sözleşmesinde ancak görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre bir farklılığa gidilebileceği, bunun dışında sendika üyesi olan ile sendika üyesi olmayan ya da başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği, bu durumda, sosyal denge tazminatı sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan ve hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden sosyal denge sözleşmesi aidatı, dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınması, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) niteliği taşıyacağı, ayrıca Anayasa'nın 51. maddesi gereğince hiç kimsenin sendikaya üye olmaya zorlanamayacağı da göz önüne alındığında, sendika üyesi olmayanların kendisinden daha az aidat kesilmesi için sendikaya üye olmaya zorlanamayacağı, adı geçen sendikaya üye olanlara göre daha fazla sözleşme aidatı alınması işleminin kamu görevlileri arasında ayrıma neden olacağı da açık olduğundan, dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin 5/(c) maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu Sözleşmenin 4688 sayılı Kanun uyarınca akdedildiği ve toplu sözleşme niteliğinde olmadığı, 28.madde hükmünün uygulanamayacağı, 4688 sayılı Kanun'da sosyal denge sözleşme tazminatı ile ilgili hüküm bulunmadığı, 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, taraf sendikaya üye olmayanların, toplu iş sözleşmesinden faydalanabilmelerinin sözleşmenin tarafı olan sendikaya dayanışma aidatı ödemelerine bağlı olduğunun açıkça hükme bağlandığı, sözleşme imzalayan sendika üyesi olan kamu görevlilerinin aidat ödemesine rağmen sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinin aidat ödememesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu düzenlemenin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 22/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.