T.C.
D A N I Ş T A Y
ON İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1955
Karar No : 2023/2761
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmede yer alan adalet hizmetleri tazminatı, ulaşım ve yemek ücretleri hakkında iyileştirme yapılması istemiyle yapılan 04/02/2022 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi …'un açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar tek tek sayılmış olup, maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde; bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda karara bağlanacağı düzenlenmiştir.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin, bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş "genel görevli" mahkemeler olduğu vurgulandıktan sonra, 5. maddesinde; idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde; dilekçelerin "görev ve yetki" yönünden inceleneceği, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un "İdarî davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında ise; ''Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; davacı Sendikanın, 04/02/2022 tarihli dilekçeyle üyeleri adına Adalet Bakanlığına başvuruda bulunarak, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin üçüncü kısmının birinci bölümünde yer alan "Büro, Bankacılık ve Sigortacılık Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmenin" 'Adalet hizmetleri tazminatı' başlıklı 24. maddesinde yer verilen, "17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli (III) sayılı Cetvelin 'F-Adalet Hizmetleri Tazminatı' bölümünde yer alan oranlar; Ankara, İstanbul, İzmir İllerinde görev yapanlar için 15 puan, diğer büyükşehirlerde görev yapanlar için 10 puan ve diğer illerde görev yapanlar için 5 puan arttırımlı uygulanır." şeklindeki düzenleme gereğince Adalet Bakanlığı bünyesinde Sağlık Hizmetleri ve Teknik Hizmetler Sınıfında görev yapan personel ile sözleşmeli zabıt katiplerine adalet hizmetleri tazminatının hiç ödenmediği; ayrıca, Bakanlık bünyesinde Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde görev yapanlar için yapılan ulaşım yardımının diğer iller yönünden yapılmadığı ve personele ücretsiz yemek hizmeti verilmediği, bu suretle Adalet Bakanlığı personelinin bir kısmının ekonomik yönden kayba uğratıldığından bahisle, bu kayıpların giderilmesi talebinde bulunduğu, bu başvuruya yanıt verilmemesi üzerine, başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle görülen davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Düzenli hâle koymak, düzen vermek olarak tanımlanabilecek olan düzenleme, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise hukukta sürekli, soyut, objektif ve genel durumları belirleyen norm olarak tanımlanır.
Bu bağlamda idare, Anayasa ve yasal düzenlemelerden aldığı yetki ile kural koyma, düzenleme yapma yetkisine sahiptir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, genelge gibi düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için söz konusu işlemin sürekli, soyut, objektif, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir ifadeyle belirtilen nitelikte kurallar koymuş olması gerekir.
Sendika tarafından, üyeleri adına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemin, yukarıda tanımı yapılan düzenleyici işlem mahiyetinde olmadığı açık olup, dava dilekçesinde de, başvurunun reddine dayanak alınan düzenleyici bir işlemin iptalinin istendiğinin de açıkça vurgulanmadığı, toplu sözleşme hükmünün uygulama biçiminin ve yorumunun hukuka aykırılığından söz edildiği görülmektedir.
Bu durumda; 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesi kapsamında ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalardan olmadığı açık olan bu davanın, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel görevli ve yetkili Ankara İdare Mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.